Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kutlandı. Garnizon Şehitliğinde başlayan törenler, gün boyu devam eden etkinliklerle anlam kazandı. Garnizon Şehitliğinde protokol çelenk sundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra, Binbaşı Aydın Bülbül, günün anlam ve önemi belirten konuşmasında: “Bugün Türk savaş tarihine altın harflerle yazılan 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 95. yıldönümünü kutlamanın büyük sevincini yaşamak, vatanımızın, bayrağımızın ve ulusumuzun onurunun korunmasında, canlarını seve seve veren aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi anmak üzere toplanmış bulunuyoruz. 18 Mart Hürriyet ve Bağımsızlık için Mehmetçiğin verdiği kahramanlık mücadelesine dünyanın şahit olduğu tarihtir. 18 Mart, 19 Mayıs’ın 23 Nisan’ın, 30 Ağustos’un, 29 Ekim’in müjdecisidir. Bir imparatorluğun küllerinden yükselen çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin habercisidir. 95 yıl önce, bir 18 Mart sabahıydı. Osmanlı İmparatorluğu yıllar süren savaşların ardından yorgun ve bitkin düşmüş, dünya üzerinde hasta adam olarak anılmaya başlamıştı. Amaç, güçlü bir deniz kuvvetinden yoksun olduğu için, vatanını ilerden savunma imkanına sahip olmayan Osmanlı İmparatorluğunu yıkarak mirasını paylaşmaktır. Bu vesile ile Almanya zor duruma düşürülecek, Rusya’ya yardım gidebilecek, tarafsız kalan devletler de itilaf devletleri saflarına çekilebilecekti. Plan uygulamaya konuldu. Çanakkale Boğazı 24 saat içinde yerle bir edilerek rahatlıkla geçilecekti. Gururla başlayan senaryonun gerçekleşmesi, dönemin en güçlü devletlerinin mağrur donanmaları, çelikten kalelere benzeyen gemileriyle çok basit gibi görünüyordu. Fransa ve İngiltere’nin yenilmez kabul edilen büyük armadaları boğazın girişinde yerlerini alırken, Çanakkale’yi savunmak, kısıtlı sayıdaki mayın, torpido ve topçu bataryaları ile kahraman Mehmetçiklerimizin irade ve cesaretlerine kalmıştı. Orhaniye, Dardanos, Nazmazgah, Hamidiye ve Mecidiye tabyaları, topraklarına sahip çıkma aşklarını top atışlarıyla adeta haykırıyordu. 18 Mart’ta boğazı denizden geçemeyenler, 25 Nisan 1915 sabahı Gelibolu Yarımadasına asker çıkarmaya başladılar. Düşmanın denizdeki umudu, şimdi karada canlanmaya başlıyordu. Ancak, en önemli ayrıntı, Türk milletinin ve Mehmetçiğin savaşma azim ve iradesi gözden kaçırılıyordu. Çanakkale destanı, Yüzbaşı Hakkı Beyler, Yahya Çavuşlar, Seyit Onbaşılar ve yurdun dört bir yanından gelmiş yaşları küçük ama yürekleri büyük, Ahmetlerle, Mehmetlerle kazanılmıştır. Onlar ve isimsiz daha nice kahramanlar, Çanakkale’de ülkenin makus talihini değiştirenlerdir. Çanakkale, gözünü kırpmadan hayatlarını vatanları için feda edenlerin kınalanmış kuzuların, vatan sevdasını her türlü sevdadan üstün tutanların destanıdır. Çanakkale savaşları, Türk Milletinin ezeli ve ebedi lideri, büyük önder İstiklal savaşımızın Başkomutanı, Türk’ün kaderini değiştiren Mustafa Kemal Atatürk’ü üstün nitelikleriyle tarih sahnesine çıkaran savaşlardır. İngiliz tarihçilerinin ifadeleriyle, bir tümen komutanın yalnız çatışmaların gidişatında değil, savaşın tümünün sonucunda, hatta bir ulusun kaderinde bu kadar etki yaratabilmesine tarihte çok ender rastlanmıştır. Çanakkaledeki kahramanlık, tarihimizin altın bir sayfasının ötesinde, dünya tarihinin örnek ve ibret anıtıdır. Çanakkale, ülkemizi ve ulusumuzu yok etme planlarını yapanlara geçmişten gelen bir cevaptır. Ulusumuz ve onun bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, kutsal vatan topraklarını kanlarıyla sulamış, burada yaratılan kahramanlıklarla, cesaretin ve bağımsızlık aşkımızın ölümsüzlüğü vurgulanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri, 95 yıl sonra bugün de, vatan ve ulusumuzun mevcudiyetine yönelik en ufak bir tehlike karşısında, kararlılık ruhundan ve cesaretinden ödün vermeden mücadeleye hazırdır. Yurtta Sulh, Cihanda Sulhu temel ilke olarak alırken, varlığımıza kastedenlere de her zaman için verilecek cevabımız vardır. Bundan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi olmamalıdır. Aziz Şehitlerimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, tarihin çeşitli zorlu evrelerinden geçtik. Yazdığınız kahramanlık destanı ve sizden gelen cesaret birikimi, bugün en büyük motivasyon kaynağımızdır. Huzur içinde uyuyunuz. 95 yıldan beri huzur içinde istirahat ettiğiniz bu topraklar, ilelebet özgür kalacaktır. Büyük güçlüklerle elde edip bizlere emanet ettiğiniz bu eseri bozmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu vesileyle, bir kez daha başta ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, zaferi tarihimize altın harflerle yazan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, mübarek şehitlerimizin, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz” diye konuştu.
Günaydın Muş Gazetesi
Muş yolcu otobüsü Lice’de devrildi: 1 ölü,…
Nisan 21, 2026 10:28 AM


