Şeker Fabrikasının güvenlik elemanı alımına, kurum dışından müdahale edilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getiren ŞEKER-İŞ Muş Şube Başkanı Fikret Sancar, “Kurum dışından kurumun işlerine müdahil olmaya çalışanları bu tür basit hesaplar ve menfaatleri bir kenara bırakarak fabrikamızı daha ilerilere, en iyi fabrikalarla rekabet edebilecek seviyeye taşımaya davet ediyoruz” dedi.
Muş Şeker Fabrikasının özel güvenlik hizmet alımı ihalesinin yankıları devam ediyor. 23 Firmanın katıldığı ve basına açık 28 Ekim 2009’da yapılan 43 güvenlik elemanı alımı ihalesini gerçekleştiren Muş Şeker Fabrikasına, kurum dışından eleman alımı yönünde dayatma ve baskıların olduğunu ancak yönetimin bu baskılara boyun eğmediğini söyleyen Türkiye Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (ŞEKER-İŞ) Muş Şube Başkanı Fikret Sancar, “fabrika yönetimimiz rasgele adam almak yerine şartlara uygun, silahlı sertifikası olan, can ve mal güvenliğini emanet edebileceği elemanları almayı tercih etmiştir” dedi.
İhale şartnamesine uygun eleman alımı yapıldığını belirten ŞEKER-İŞ Muş Şube Başkanı Fikret Sancar, fabrikanın güvenlik eleman alımında kurum dışından müdahale edilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Kurum dışından kurumun işlerine müdahil olmaya çalışanları bu tür basit hesaplar ve menfaatleri bir kenara bırakarak fabrikamızı daha ilerilere, en iyi fabrikalarla rekabet edebilecek seviyeye taşımaya davet ediyoruz diyen Türkiye Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (ŞEKER-İŞ) Muş Şube Başkanı Fikret Sancar açıklamasında; “ Öncelikle herkes şunu çok iyi anlamalı fabrikamız için alınacak güvenlik elemanları ofis güvenlik elemanı değildir. Fabrikamız için alınacak güvenlik elemanları 2 bin dekarlık alanda fabrika, ambarlar ve lojmanları koruyacak silahlı bir ekip olmak zorunda. Bu da şu anlama gelmektedir gerek canımızı gerek malımızı emanet edeceğimiz güvenlik elemanlarının öncelikle ihale şartnamesindeki şartlara uygun olması gerektiği gibi tanıdığımız ve güvendiğimiz insanlar olmalı. Dolayısı ile fabrika yönetimimiz durumun ehemmiyetine binaen rasgele adam almak yerine şartlara uygun, silahlı sertifikası olan, can ve mal güvenliğini emanet edebileceği elemanları almayı tercih etmiştir. İşe alınan güvenlik elemanlarının fabrika müdürü ve yönetimiyle hiçbir akrabalığı olmadığı gibi hemşerisi de değildir. Bilakis aranılan şartları taşıyan mensup çocuğu veya şeker spor bünyesindeki sporcular tercih edilmek istenmiştir. Maalesef kurum dışından pek çok liste dayatılmak istenmiştir. Bu durumdan gerek fabrika yönetimi gerek bizler yani fabrika çalışanları çok rahatsız olduğumuz gibi üzüldük. Fabrika yönetiminin sorumlu olduğu ve her türlü emniyet tedbirlerini almakla yükümlü olduğu işyerimizin emniyeti için sağlıklı bir güvenlik teşkilatının kurulması adeta engellenmeye çalışılmıştır. 24 saat silahlı koruma isteyen bu fabrikanın daha önce terör mağduru olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla böyle kompleks bir işyerinin güvenlik tedbirlerini almak elbette kurum amirlerinin salahiyetinde olmalıdır. Kurum dışından bu konulara müdahil olmak isteyen herkesi sağduyuya davet ediyor ve fabrika yönetiminin fabrikamıza getirdiği yatırımlara destek olmaya davet ediyorum. Şu unutulmamalıdır ki Şeker Sanayi özelleştirme kapsamında bir kuruluş ve tekel çalışanlarının durumu da ortada. Bizler fabrikamızı daha verimli hale getirmek, ilimize daha fazla katkı sağlamak amacındayız. Dolayısıyla bu güzide kuruluşumuzu özelleştirilmeden verimli çalıştırabilmek hepimizin hedefi ve amacı olmalıdır. Kurum dışından kurumun işlerine müdahil olmaya çalışanları bu tür basit hesaplar ve menfaatleri bir kenara bırakarak fabrikamızı daha ilerilere, en iyi fabrikalarla rekabet edebilecek seviyeye taşımaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Günaydın Muş Gazetesi


