PTT Genel Müdürlüğü’nce, başlatılan hizmet içi eğitimler büyük bir hızla sürüyor. Eğitimler kapsamında, Avukat Nurettin Tanış Muş PTT Baş Müdürlüğü’nde, “Tebligat Hukuku ve Uygulaması” konulu bir eğitim semineri verdi.
Türk Telekom toplantı salonunda verilen seminere PTT Muş Baş Müdürlüğü çalışanları ve ilçelerdeki tüm PTT çalışanları katıldı. Düzenlenen seminerde, tebligat işlemlerinde karşılaşılan sorunların tespit edilmesi, çözüm yolları aranarak, müşterileri memnun edecek önlemlerin alınması amacıyla düzenlenen eğitim seminerinde, 7201 Sayılı Tebligat Kanununun mahiyeti ve uygulamada meydana gelen sorunların tespiti, sorunların giderilmesi için çözümler hakkında bilgi verildi.
Avukat Nurettin Tanış, tebligatların hukuki ve hayati bir mesele olduğunu belirterek, küçük bir ihmal ve bilgisizliğin hiç beklenmeyen kötü sonuçlar doğurduğunu kaydederek, kimlik sormadan tebligat yapılmasının yasal olmadığını anlattı.
TEBLİGAT KİME VE NEREDE YAPILIR
Tebligatın kime ve nerede yapılacağı konusunda PTT personeline yönelik olarak verilen eğitim seminerinde kısaca şunlar anlatıldı: “Tebligat muhatabından kasıt, adına tebliğ çıkarılan kimsedir. Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekmesine rağmen müvekkil bakımından ağır sonuçlar doğacak ise bu sonuçların doğabilmesi için tebliğin müvekkile yapılması şarttır. Tebliğ kural olarak tebliğ muhatabına yapılmak gerekir ise de kanunda öngörülen hallerde muhatap adına adli tebligatı kabule kanunen yetkili şahıslara yapılabilecektir. İşte tebliğin yapılacağı sırada muhatabın evde olmaması durumunda birlikte sakin olduğu ev halkından bariz şekilde ehliyetsiz olmayan ve görünüş itibariyle de 18 yaşından aşağı olmayan bir kimseye tebligat yapılabilir.
Tebliğ, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Adresten kasıt, muhatabın ikametgâh, işyeri ve mesken adresidir. Tebliği çıkaran merci, bu üç yerden birinde muhataba tebliğ yaptırabilir. Muhatabın bu üç yerden sadece birinde tebliğin yapılmasını isteme yetkisi yoktur. 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle 10 uncu maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Muhatabın bilinen en son adresinde tebliğ yapılacağı kuralının, istisnaları muhatabın başvurması veya kabul şartıyla tebliğin her yerde yapılabilmesidir.”
Şark Telgraf Gazetesi


