ONKO-SEV, Ceylan Plaza önünde stand kurdu. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ONKO-SEV Yönetim Kurulu Başkanı Salih Yüce, ONKO-SEV ile İl Sağlık Müdürlüğü tarafından stant açıldığını ve vatandaşların kanser hakkında bilgilendirildiğini ifade etti. Yüce; “Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi ve sık görülmesi, öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunudur” dedi. Kanserin sebeplerine değinen Salih Yüce, “Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler kimyasal, radyasyon, virüsler gibi ve içsel nedenler hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler. Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda gelişebilir” şeklinde konuştu. Sigaranın kanseri tetiklediğini ifade eden Genç Birikim Derneği Başkanı Salih Yüce, “Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük. Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün. Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerden korunabilirsiniz. Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur” dedi. İl Sağlık Müdürlüğü Şube Müdürü Tekin Güler ise, vatandaşların kanser konusunda duyarlı olmalarını beklediklerini belirterek, milyonlarca insanın bu hastalığın pençesinde olduğunu, kanserde erken teşhisin çok önemli olduğunu, açılan standa vatandaşların duyarlı olmasını, dağıtılan broşürlerden almalarını ve bilgilenmeleri gerektiğini ifade etti. Güler yapmış olduğu açıklamasında; “Vücudun herhangi bir yerinde nedeni bilinmeyen şişkinlikler, sertlikler, iyileşmeyen yaralar, Vücudun çeşitli yerlerindeki benlerde ve siğillerde, renk ve büyüklük değişmeleri, durdurulamayan kanamalar, Ses kısıklığı, Geçmeyen öksürük, Nedeni anlaşılamayan ateş ye zayıflama, Büyük aptes alışkanlıklarındaki değişiklikler. Bir hastalıktan korunmak için o hastalığın nedenlerinin bilinmesi önemlidir. Bugün kanserin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kansere karşı alınacak önlemlerde, yapılacak savaşta temel ilke; kanser etkenlerinden kaçınmak ve hastalığın erken tanımıdır. Kanser konusunda sık sık uluslararası konferanslar, seminerler, kongreler düzenlenir. Bu toplantılarda kanserin nedenleri, kanserden korunma yöntemleri, hastalığın erken tanımı ve iyileştirme yolları tartışılır. Yeni bulgular, yeni ilaçlar tanıtılır. Ülkemizde de son yıllarda bu tür çalışmalara ağırlık verilmiştir. Doktorlarımızın kanser konusundaki araştırmaları, uluslararası toplantılarda ilgiyle izlenmektedir. Tıp biliminin gelişmesi, insanların eskiye göre daha bilinçli yardım istemeleri, pek çok insanı kanserden kurtarıyor. Gün geçtikçe kanserden kurtulanların oranı daha da artacaktır. Kanser hemen her organda görülmektedir. Ancak bazı organlarda daha çok dikkati çekmektedir. Akciğer Kanseri: Ölüm oranı en fazla olan kanserdir. Sigara içenlerde daha sık görülür. Sindirim Sistemi Kanseri: Mide ve Kalın bağırsak kanseri önemli organ kanserleridir. Meme Kanseri: Elle tanımı yapılabildiğinden tedavi ve iyileşme oranı en çok olan kanser türüdür. Kanser Savaş Haftası boyunca sergiler açılır. Hastalığın halka tanıtılmasına çalışılır. Gazetelerde, dergilerde, radyo ve televizyonda hastalıktan korunma yolları anlatılır. Yapılan araştırmalar yeni buluşlar, yeni ilaçlar açıklanır. Halk bu konuda aydınlatılır. Bu hafta öğrendiklerimizi yaşamımız süresince unutmayalım. Bu konuda çevremizdeki insanları uyaralım. Kanserle ilgili en küçük kuşkuya düşüldüğünde hemen doktora başvurmak gerektiğini anlatalım. Unutmayalım; kanserin erken belirlenmesi, iyileşmesini çok kolaylaştırır” diye konuştu.
Kanserin, vücuttaki hücrelerin genetik veya çevresel etkilerle kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucunda başlayan bir hastalık olduğunu belirten Muş İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü Tekin Güler, erişkinlerde daha sık görülmekle birlikte çocuklarda da kanser vakalarının ciddi sayılara ulaştığını ifade etti. Güler, Türkiye de her yıl 150-200 bin kişinin kansere yakalandığının tahmin edildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: Dünyada kanser hastası sayısı maalesef artıyor. Dünyada şu anda her yıl 12 milyon kanser vakası görülürken, 2030 yılında görülen kanser vakası sayısı 17 milyona ulaşacak. Çünkü bir yandan nüfus artıyor, bir yandan yaşam süreleri uzuyor. Teşhis olanakları da her geçen gün artıyor. Ayrıca tütün kullanımı oranı da çok yüksek. Bunlar kanser vaka sayısının artmasının başlıca nedenlerini oluşturuyor. Kanserin, yıllardır insanların korkulu rüyası olduğunu dile getiren Güler, ancak bu hastalığın tedavisinde son yıllarda büyük başarılar gözlendiğini vurguladı. Güler, tedavi başarısının çocuk hastalarda yüzde 80 lere, erişkinlerde yüzde 66 lara çıktığına işaret ederek, Tek tek bakıldığında, birçok kanser türünde çok sayıda insan hastalıktan kurtulabiliyor. Tüm kanserlerden yüzde 43 gibi yüksek bir oranda korunmak mümkün. Ayrıca erken tanı ile tedavi başarısı daha da artıyor. Tedavi konusunda yakın yıllarda ciddi gelişmeler yaşandı. Kanserin, tedavi uygulanmadığı takdirde öldürücülüğü yüksek bir hastalık olduğu unutulmamalıdır dedi.
EN FAZLA GÖRÜLEN KANSER TÜRLERİ
Türkiye de meme, prostat, akciğer, kalın bağırsak ve mide kanserlerinin sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Eğitim Şube Müdürü Tekin Güler, Türkiye de batı ülkelerine oranla mide kanserlerinin biraz daha fazla gözlendiğini, bunun da beslenme alışkanlıklarından kaynaklandığını anlattı. Güler, tüm kanserlerin yüzde 30 unun tütünden kaynaklandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: Diğer yüzde 30 u beslenme ve yaşam tarzıyla ilişkilidir. Bu ikisi en önde gelen nedenlerdir. Ancak, kansere yola açan enfeksiyonlar yüzde 17 lik bir bölüm teşkil ediyor. Ayrıca aşırı ultraviyole ışınlara maruz kalmak da deri kanserlerine yol açıyor. Kansere neden olan belli başlı nedenler olarak bunları sayıyoruz. Bitkisel besinlerin daha fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması ve bitkisel yağların tercih edilmesinin, kanserden korunmada önem taşıdığını ifade eden Güler, mangal ve kızartmanın da kanserojen maddelerin oluşmasına neden olabildiğini söyledi. Güler, sebze, meyve ve tahıllara önem verilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: Günde birkaç öğün sebze ve meyve tüketmek, yağlı gıdalardan kaçınmak lazım. Beslenmedeki bu düzenlemeler başta kalın bağırsak kanserinden korunmayı sağlıyor. Sıvı yağlara öncelik vermek, balığın, tavuğun derisinden kaçınmak gerekiyor. Uzmanlar olarak böyle basit beslenme alışkanlıklarının kazanılmasını tavsiye ediyoruz.
EĞİTİM ŞART
Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanının mümkün olduğunu ifade eden Yüce, “Böylece hastalığı daha erken tanı konulabildiğinden tedavi şansı da yükseliyor. Buradan hareketli hiç şikâyeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmaları öneriliyor. Meme kanseri: 40 yaş ve üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalı. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalı. Kalın Bağırsak Kanserleri: 50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bağırsak filmi çekilebilir. (Ayrıntı için doktorunuza danışınız.) Rahim kanserleri:Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalı. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir. Prostat kanseri: 50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalı” dedi.
BELİRTİ VE BULGULARI NELERDİR
Vatandaşlara verilen bilgilerde ise şu ifadeler yer aldı; Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir. Belirtilere dikkat edin: Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler, Uzun süren, iyileşmeyen yaralar, Beklenmeyen kanama ve akıntılar, Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler, Yutma güçlüğü veya hazımsızlık, Siğil ve benlerde belirgin değişiklik, Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük. Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurulması gerekir. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur. Kanser nasıl tedavi edilir; Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi, immünoterapi başlıca tedavi yöntemleridir. Muş Ovası Gazetesi
Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı
Nisan 19, 2026 6:41 PM


