Din görevlilerinin dini nikah kıymadığı zamanlarda sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Müftü Dursun Ali Şeker, müftülüklere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi gerektiğini belirtti.
Küçük yaşta kız çocuklarının evlendirilmesi konusunda basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Müftü Dursun Ali Şeker, din görevlilerinin küçük yaştaki çocukların dini nikahlarını kıymadığını söyledi. Kız çocuklarının da erkek çocukları gibi okuma haklarının bulunduğunu ifade eden Müftü Şeker, dinde kadın erkek ayrımının bulunmadığını belirtti.
Bazı örf ve adetlerin dinin önüne geçtiğini kaydeden Şeker, bunların zamanla telafi edileceğine inandığını vurguladı. Kadın ve erkeğin Allah katında aynı olduğunu söyleyen Şeker; “Kız çocukları da okula gidip yetişmesi, tahsilli olması gerekiyor. Artık kadın erkek ayrımı yapmak mümkün değil. Her şeyin belli bir yaşı vardır. Yaşına gelmesi gerekiyor. Mesela 14 yaşında bir gelin intihar etti. Diğer olay ise bizim din ile uzaktan yakından hiç ilgisi yok. Hatta adet ve örflerimiz de böyle bir şey de yok. O kişini kendi inisiyatifi, kendi takdiri, kendi arzusu, kendi menfaati sonucu oluşan bir olaydır. Kadın erkek herkes Allah katında eşittir. Gerek tahsil konusunda, gerek ibadet konusunda, gerekse de çalışma hayatında hepsi eşitti. Öyle bir ayrım yapmamız doğru değil ama bizim adet ve örflerimiz, geleneklerimiz, algılamamız dinin önüne geçebiliyor ve birçok alanda da geçmiştir. Bunlar inşallah zamanla telafi edilmesi mümkün olacak. 11 yaşındaki çocuk ne analığını bilebilir ne çocukluğunu bilebilir ne de kocalığı bilebilir. Her şeyini bir ciddiyeti var. Biz onu tasvip etmiyoruz. Fakat şunu da söylemek lazım eski yerde değiliz. Yani hayatın her alanında belki bazı konularda arzu edilen yerde değiliz ama iyi bir yerdeyiz. Bu eksikler de düzelecek” dedi.
Müftülüklere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi gerektiğini dile getiren Şeker; “Bizim din görevlilerimiz bu konularda çok hassas. Mesela köylerde veya merkezde en çok sıkıntısı çekilen bir şey de dini nikahtır. Din görevlileri dini nikahı kıymadığı takdirde önce o din görevlisine düğün sahipleri tarafından cephe alınıyor ve kısa sürede bütün köylü cephe almaya başlıyor. Bu nikahı kıydığı zaman olan bayana olacak. Biz Müftülükler olarak resmi nikah kıyma yetkisinin müftülüklere de verilmesinde fayda var. Vatandaşlar da bu ikilemden kurtulur. Bugün birden fazla evliliklere yol açan bu ortada dolaşan ve ehil olmayan kişiler tarafından kıyılan dini nikahlardır. Bulanık’ta intihar eden bayanın nikahını bizim resmi görevliler kıymamıştır. Çevre illerden o köye zekat toplamaya gelenlerden birisi nikahı kıymış. Bu çok ciddi bir konudur. Sosyal, hukuki, ailevi problemlerin meydana gelmesinde uygun olmayan, münasip olmayan, dinimizin de tasvip etmediği uygulamanın mutlaka önüne geçilmesi gerekir. Bu sosyal bir yara” şeklinde konuştu. Muş`un Sesi Gazetesi


