Muş Baro Başkanı Avukat Zahit Söylemez, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi yaptığı açıklamada, “İslam dini, kadın-erkek bütün insanların yaratılışta eşit olduğunu ilan ederek kadını insanlık şeref ve haysiyetine, gerçek benliğine ve kişiliğine kavuşturmuştur” dedi.
8 Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle avukatlık bürosunda gazetecilere açıklama yapan Zahit Söylemez, bu tarihin, dünyada kadınların yüzyıllardır yürüttüğü güncel taleplerin ifade edildiği bir gün haline geldiğini belirterek, “Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün geçmişi çok eskilere dayanır. 1957 yılında New Yorklu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte, 8 Mart
tüm dünya kadınlarının kutladığı bir güne dönüşmüştür. Kadınlara eşit hakların verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edilmiştir. Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıllardır yürüttüğü güncel taleplerin ifade edildiği bir gün haline gelmiştir” dedi.
Türkiye’de kadın hakları konusunun Batı dünyasındaki gelişmelere paralel olarak 19. yüzyıl ortalarından itibaren gündeme geldiğini hatırlatan Söylemez, “Kadınların siyasi ve mesleki yaşamda hak iddia etmelerinin örneklerine 1908-1914 yıllarından itibaren rastlanırsa da bu alanda önemli gelişmeler Cumhuriyet döneminde gerçekleşme fırsatı bulmuştur” diye konuştu.
Türkiye’deki kadınların başlıca sorunlarını da sıralayan Söylemez, şunları kaydetti: “Aile içi şiddet ve kabadayılığa maruz kalmak, toplumsal ve kültürel baskı, eğitim-öğretim ve çalışma imkanlarından yoksun bırakılmak, iş yerinde ayrımcılık ve gelir adaletsizliği başlıca sorunlardır. Başlıca sorunlar bunlar iken, bunların çözümü ve kadının hak ettiği gerçek yeri bulması için herkesin katkıda bulunması gerekir. Her ne kadar yasal düzenlemeler ve uluslararası sözleşmeler ile kadın haklarında
iyileştirmeler yapılıyor ise de bunun yetmeyeceği açıktır. Herkesin kadının erkekle eşitliğini, onların da haklarının olduğunu, toplumsal ve bireysel yaşamda çok önemli bir unsur olduğunu bilmesi ve unutmaması gerekir. İslam dini, kadın-erkek bütün insanların yaratılışta eşit olduğunu ilan ederek kadını insanlık şeref ve haysiyetine, gerçek benliğine ve kişiliğine kavuşturmuştur. Peygamberimiz (sav) veda hutbesinde, ‘Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim’ diye
buyurmuştur.”
İHA


