Ulusal basında yer alan ‘Diyanet’te Mele Dönemi’ başlıklı haberle ilgili yazılı bir açıklama yapan Müftü Hasan Atlı, 1960 yılından bu yana bu alanda kendini yetiştirmiş olanlar belirlenen kriterler çerçevesinde yapılan sınavlar sonucunda istihdam edildiğini kaydetti.
Muş Müftüsü Hasan Atlı, ‘Diyanet’te Mele Dönemi’ başlıklı haberle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Önceki gün medya organlarında yer alan ve Bekir Bozdağ’ın açıklamalarına dayandırılan ‘Diyanette mele dönemi’ haberleriyle ilgili açıklama yapan Müftü Atlı, ‘mele dönemi’ iddiasıyla ilgili, yürütülen çalışmanın hedefinin ‘mele’ alımı gibi sunulmasının doğru olmadığını belirterek, “Bu, din hizmetine ihtiyaç duyulan ve özellik arz eden yerlerde ihtiyacı karşılamak üzere yetişmiş eleman istihdamına ve hizmet önceliğine matuf bir uygulamadır” dedi.
Söz konusu haberde geçen ”Din eğitimi almadığı halde din bilgisi olan” ifadesinin ise gerçeği yansıtmadığını bildiren Atlı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 1960’lı yıllardan itibaren bu alanda kendini yetiştirenlerin belirlenen kriterler çerçevesinde yapılan sınavlar sonucunda istihdam edildiğini ifade ederek, bu tür uygulamaların sadece Diyanet İşleri Başkanlığına mahsus olmadığını vurguladı.
Diğer kamu kurumlarının da sanat, eğitim gibi alanlarda zaman zaman yetişmiş ve yeterliği belli ölçülerle belirlenmiş usta eğitici ve personel istihdam ettiğini ifade eden Atlı; “Bu uygulama, sadece Doğu veya Güneydoğu Anadolu Bölgesine münhasır olmayıp, ihtiyaç duyulan bütün bölgelerde uygulanacaktır. Caferi vatandaşlarımızın cami hizmetlerini yürütmek üzere daha önce benzer bir düzenleme yapılmıştır. Bu uygulama müracaat edecek Caferi vatandaşlarımız için de geçerlidir” dedi.
İstihdam edilecek personel için aranan kriterlerin, başkanlığın aynı hizmeti yürütenler için öngördüğü asgari kriterlerden oluşacağı, atama işlemlerinin yapılacak sınavdan sonra gerçekleştirileceği, adayların tespitinde Devlet Memurları Kanununda memur olarak atanabilmek için aranan nitelikler aranacağını vurgulayan Atlı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Basına yansıdığı biçimiyle bu çalışmanın hedefini ‘mele’ alımı gibi sunmak doğru değildir. Bu uygulama, din hizmetine ihtiyaç duyulan ve özellik arz eden yerlerde bu ihtiyacı karşılamak üzere yetişmiş eleman istihdamına ve hizmet önceliğine matuf bir uygulamadır. Söz konusu haberde geçen ‘din eğitimi almadığı halde din bilgisi olan’ ifadesi ise gerçeği yansıtmamaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı, personeline yönelik yoğun hizmet içi eğitimi yapan bir kurumdur. Bu kapsamda değişik eğitim merkezlerinde ülkemizin farklı yörelerinden gelen din görevlilerine yönelik özel hizmet içi eğitim programları düzenlene gelmiştir. Basına yansıyan bu eğitim programı da aynı niteliktedir. Ülkemizin her tarafından görevlilerin katılımıyla gerçekleştirilen eğitim programlarında bu yöntemle farklı hizmet bölgelerinde karşılaşılan sorunları, hizmet modellerini ve tecrübelerini paylaşmak mümkün olmakta, ayrıca farklı illerde görev yapan personelin kaynaşması sağlanmaktadır.”
Personel alımlarında uygulanacak usul ve yöntemlerle ilgili çalışmaların devam ettiğini ifade eden Atlı, bunlar tamamlandığında kamuoyu ile paylaşılacağını bildirildi.
Şark Telgraf Gazetesi


