Skip to main content

MŞÜ’de cübbe giyme töreni

Muş Haber Fotoğrafı

Muş Alparslan Üniversitesinde (MŞÜ) doçent ve yardımcı doçentliğe yükselen 33 akademisyene cübbe giydirildi.

Prof. Dr.Sabahattin Zaim Konferans Salonunda düzenlenen törende konuşan MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, üniversitelerin, eğitimin en kaliteli düzeyde verildiği ve evrensel anlamda gelişim merkezinin adı olduğunu söyledi. İnsan aynı zamanda sosyal bir varlıktır, etkilenen ve etkileyebilen bir varlıktır diyen Fethi Ahmet Polat: Bu sebeple insanın eğitimi sürecinde alınmayan her tedbir, vaktinde atılmayan her adım, insanın ve insanlığın geleceği adına yıkımdır. Biz akademisyenler de bahsettiğimiz bu süreci en rafine şekliyle yöneten aktörleriz dedi.

Akademisyenliğin, araştırmacının bencil duygularla kendi dünyasına kapanmasından ibaret bir gelişim süreci olmadığını ifade eden Rektör Polat sözlerini şöyle sürdürdü; Doğrusu böyle bir süreç, olsa olsa bizi insanlığımıza yabancılaştıran, hayvanlık derekesine mahkûm eden bir talihsizlik olabilir. Marksın tabiriyle, Hayvan olmak istiyorsan, bunun yolu kolaydır; yapman gereken tek şey, başkalarının derdine sırtını dönmen ve sadece kendi dünyanın sorunlarına çözüm üretmeye çalışmandır. Müslüman adını almanın tek şartını iki parçalık şehadet cümlesinin ilk kısmına hasrederek tevhid inancını itiraf ile sınırlayan Hz. Peygamber, (İnsanların) ve özelde Müslümanların derdini bir kaygı sebebi olarak görmeyenler, bizden olamazlar buyurmaktadır. Akademisyenlerin işlerini hakkıyla yapmaları, insanlığın derdine derman olma kaygısı taşımaları, en başta bunu en yakınları, yani talebeleri üzerinde göstermeleri ile mümkündür. Üstelik ilim talipleri, meleklerin kol kanat gererek kendilerine eskortluk yaptıkları azizlerdir. Azizlerin inayet payından behrelenmek, hiç olmazsa onların dertleri ile dertlenmek suretiyle mümkün olabilir.

Akademi, dedikoduların bilimsel üretkenliğin önüne geçtiği yerler asla değildir diyen Polat şunları kaydetti: Akademik camiada dedikodu, bir bumerang gibi dönüp bizleri vuran tehlikeli bir silahtır. Sadî, Bir kusuru da olsa kardeşini ayıplama; unutma ki onun o duruma düşmesine sebep olan zaman kılıcı, henüz kınına girmiş değil… Bugün onun boynuna inen, yarın senin de boynuna iner. derken bunu hatırlatıyor. Kardeşlerimiz, dostlarımız, öğrencilerimiz, yöneticilerimiz ya da yönettiklerimiz hakkında hüsnü zanda ve hüsnü muamelede bulunmak hepimizin insan olarak görevi… Kalbini yarıp bakmadığımız, açık fiilleri bulunmadığı için derununa muttali olamadığımız insanlar ya da konular hakkında fikir beyan etmek, en son akademisyenlerin işi… Kaldı ki yapmak zorunda olduklarımız, yaşamak zorunda kalacağımız vakitlerden çok daha fazla… Bizi süflî amaçları ve tatmin edilemez hırslarıyla dolu avarelik çukurlarına çekmeye çalışan nefsimizin arzularına bir dur diyelim ve ne kadar kaldığına dair hiçbir garantimizin olmadığı bundan sonraki hayatımız için hayırlı işler üretme telaşına düşelim. Her birinizin, ümmetin umudu, bu ülkenin nadide bir mücevheri, Üniversitemizin kaybına rıza gösterilemez kıymetlisi olarak nezdimizde itibarı olduğunu söylemeyi zaid sayarım; bu vesileyle Türkiyede değişen devlet konsepti karşısında yeni bir muhasebede bulunmanızı tekrar hatırlatmayı, bir Rektör olmaktan çok bir kardeşiniz olarak görev addederim. Son sözlerimi, aramıza yeni katılan ya da unvan değişikliği sebebiyle bugün cüppelerini takdim edeceğimiz akademisyen kardeşlerimiz için söylemek isterim. Dünyada ulaştığımız her kariyer, ihraz ettiğimiz her makam, asırlık ömürleri olan sekoya ağaçlarındaki yaş halkaları gibi bize geçmişimizi hatırlatmalı, gelecek sorumluluğumuzu pekiştirmelidir. Az bilmek için çok okumak gerekir. diyen Batılı Montesquieu, İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır? diyen Yörük Yunusun hissiyatına tercüman olmuştur. Dikkat edin, gönüller, (Mutlak Hakikatin ta kendisi olan) Allahı anmakla ancak sükûn bulur! buyuran Rabbimiz, ilmin nihai amacı olan hakikate erenlerin, esasen huzurun da sırrına erdiklerini ifade eder. Meyvelerin olgunlaşıp da en şirin hallerine kavuştuğu anlardır dalların yere en yakın olduğu anlar. Tevazuunuzu, fedakârlığınızı, çalışkanlığınızı, üretkenliğinizi, hâsılı gerçek anlamda akademisyenliğinizi en fazla göstereceğiniz gün, işte bugündür. Şunu unutmayın, akademisyenin kibir sergileme hakkının olduğu tek konu, ilmidir. İlimde tevazu olmaz; çünkü ilim Mutlak Hakikatın tecelli makamıdır. Kariyerlerini ve dünyevi başarılarını amaç olarak görenler, bu amaçlarına ulaştıkları zaman ivme kaybına uğrar, durağanlaşırlar. Oysa akmayan suların yosun tutması mukadderdir. Yeni hayatınızda sizlere, gayesi dünya olmanın çok ötesinde ulvî başarılar diliyorum. Rabbim ağız tadıyla, ruh ve beden sağlığınızı kaybetmeden adımlayacağınız daha nice kariyer basamaklarını sizlere ve sevdiklerinize çok görmesin diyor, hepinizi saygıyla ve muhabbetle kucaklıyorum.

Eğitimin, bütün canlılar arasında en cahil ve en savunmasız olarak dünyaya gelen insanı, alemin efendisi yapma sanatı olduğunu vurgulayan Polat, şöyle konuştu: İnsan doğduğu andan itibaren ıslaha muhtaç, hızla eğitilmesi gereken varlıktır. İnsanın eğitimi sürecinde alınmayan her tedbir ve vaktinde atılmayan her adım, insanın ve insanlığın geleceği adına yıkımdır. Bahsettiğimiz bu süreci en rafine şekliyle yöneten aktörleriz. Akademisyenlik, bencil duygularla kendi dünyasına kapanan bir gelişim süreci değildir. Akademi, dedikoduların bilimsel üretkenliğin önüne geçtiği yerler asla değildir. Akademik camiada dedikodu, bir bumerang gibi dönüp bizi vuran tehlikeli bir silahtır. Türkiyede değişen devlet konsepti karşısında yeni bir muhasebede bulunmanızı da tekrar hatırlatmayı bir rektör olmaktan çok bir kardeşiniz olarak görev addederim. Tevazunuzu, fedakarlığınızı, çalışkanlığınızı, üretkenliğinizi, hasılı gerçek anlamda akademisyenliğinizi en fazla göstereceğiniz gün, işte bugündür. Akademisyenin kibir sergileme hakkının olduğu tek konu, ilmidir. İlimde tevazu olmaz, Çünkü ilim mutlak hakikatın tecelli makamıdır. Kariyerlerini ve dünyevi başarıları amaç olarak görenler, bu amaçlarına ulaştıkları zaman ivme kaybına uğrar ve durağanlaşır. Akmayan suların yosun tutması mukadderdir.

Ardından, doçent ve yardımcı doçentliğe yükselen 33 akademisyene cübbe giydirildi.

Muş Manşet Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri