Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Doç. Dr. Ahmet Yıldırım, Güneş enerjisi sisteminin ülkemizde daha yaygın kullanılması hususunda hazırladığı soru önergesini, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrakın yazılı olarak cevaplaması istemiyle TBMMye sundu.
Yıldırım soru önergesinde: Elektrik üretiminde tüm dünyada temiz enerji alanlarına doğru bir kayma olduğu net bir şekilde görülmektedir. Ülkelerin enerji konusunda geleceğe dair belirlediği stratejilerde temiz enerji alanlarındaki payları ciddi miktarda arttırdığı bilinmektedir. Bu temiz enerjinin seçimi ülkelerin coğrafi konumlarına göre değişkenlik göstermekle birlikte, eğer en küçük bir güneşten faydalanma durumu varsa güneş tercih edilmektedir. Örneğin; Almanya 2014 sonunda kurulu güneş santrali gücü 38.200 MW (Mega Watt) iken, 2020de bu rakamı 53 bin MWa çıkarmayı hedeflemektedir. İngiltere 2020de 20 bin MWa çıkarmayı hedeflemektedir. Almanyanın güneş değerleri Türkiyeye göre ortalama % 60 az olmasına rağmen bu rakamlarda olması ve daha da önemlisi çok daha fazlasını hedeflemesi oldukça önemlidir. Yenilenebilir enerjinin Almanyadaki değişimi ve öngörüsü şu şekildedir; 2000 yılında yüzde 6.3, 2014te %30a çıkarmış ve gelecekte 2025 hedefi %40-45, 2050 hedefi ise %80 olarak belirlemiştir. Bu rakamlar gelişmiş ülkelerde geleceğe dair planlamalarda benzerlik göstermektedir. Nükleer ve Termik Santrallerden arınmaya doğru giden bir dünya görüntüsü hepimizi sevindirmektedir. Fakat Türkiyede Yenilenebilir veya temiz enerji dağılımı oldukça küçük rakamlarda kalması, nükleer santrallere yönelmesi, kömüre dayalı termik üretiminin artacağının beyan edilmesi ülkemizde yaşayan bizleri oldukça üzmekte ve kaygılandırmaktadır. Güneş Enerjisine yönelim sadece ülkenin dünyadaki gelişmişlik noktası ile ilgili değildir. Örneğin; dünyanın en büyük güneş santralini aşamalı olarak açacak olan Fas, sadece bir santralden 580 MW güç elde etmeyi planlamaktadır. Fas 2020de enerjisinin % 42sini, 2030da % 52sini yenilenebilir enerjiden elde etmeyi planlamaktadır. Güneş açısından coğrafi olarak bulunamayacak kadar iyi bir coğrafi konuma sahip olan ülkemizin bu gerçekliği görerek güneş enerjisine gerekli önemi vermesi gerektiğini düşünmekteyiz dedi.
Milletvekili Yıldırım ilk soru önergesinde şu soruları yöneltti: Bazı hususların aydınlatılması amacıyla aşağıdaki soruların cevaplanmasını talep ediyorum; 1. Güneş Enerjisi kullanımını yaygınlaştıracak teşvikler nelerdir? 2. Bir yatırımcının Güneş Enerjisi Santrali kurması için kaç farklı kurumdan onay alması gerekmektedir? Bu kurumlarda geçen süre ortalama ne kadardır? 3. Türkiyede mevcut kurulu olarak çalışan Güneş Enerjisi Santrali gücü nedir? Bu kuruluşların kaçı kamuya aittir? 4. Türkiyede proje aşamasında veya yapımı devam eden Güneş Enerjisi Santrallerinin gücü ne kadardır? Bunların kaçı kamuya aittir? 5. Güneş Enerjisi Santrallerinin kurulumu için gerekli araştırmaların yapılması için kurulan güneş ölçüm istasyonlarının Türkiyedeki dağılımı nerelerdedir? Bu ölçüm istasyonlarının büyüklüğü nedir? 6. Mevcut kurulu olan ve çalışan Güneş Enerjisi Santrallerinde kullanılan malzemelerin (panel, akü vb.) üretiminin ülkelere göre dağılımı nedir? Yerli üretimin kullanılan malzemelerdeki payı nedir? 7. Güneş Enerjisi Santralleri ile ilgili olarak kamunun desteklediği bir Ar-Ge çalışması var mıdır? Varsa nerede veya nerelerdedir? Ar-Ge bedeli ne kadardır? 8. Türkiyedeki mevcut güneş enerjisi potansiyelini düşündüğünüzde, yapılan yatırımların artması için Bakanlığınızca yürüttüğünüz bir proje var mıdır? Varsa nedir? Hangi aşamadadır? 9. Lisanlı ve lisanssız güneş enerjisi üretim dağılımı nasıldır?
Muş Manşet Gazetesi


