Anadolu Gençlik Derneği’nin yılbaşı gecesi düzenlediği Mekke’nin Fethi programına yoğun ilgi gösterildi. Programa Eğitimci Yazar Abdullah Ekinci, Grup Gençlik ve Hafız Ahmet Agit katıldı.
Şehir Kapalı Spor Salonunda düzenlenen Fetih Gecesinde Kur’an-ı Kerim Tilaveti programına Hafız Ahmet Agit, Eğitimci Yazar Abdullah Ekinci ve Grup Gençlik katıldı. Geceye Anadolu Gençlik Derneği Muş Şube Başkanı Aydın Suna, Muş’un ileri gelenleri, Öğretim Üyeleri, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Düzenlenen fetih gecesine katkıda bulunan herkese teşekkür eden Anadolu Gençlik Derneği Muş Şube Başkanı Aydın Suna, gösterilen yoğun ilgiden dolayı memnun olduklarını söyledi. Suna, “Mekke’nin fethi, miladi olarak 1 Ocak tarihine denk gelmektedir” dedi. AGD Başkanı Aydın Suna; “Mekke’nin fethi hem İslam hem de dünya tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Mekke’nin fethiyle birlikte İslam devleti tüm Arap yarımadasına hükmetmeye başlamıştır. Tüm dünya İslam devletinin varlığını kabul etmiştir” dedi. Suna, fetih ruhunu anlamanın ve hicretin önemine değindi. Başkan Suna, Mekke’nin fethinin Müslümanlar için çok büyük bir nimet olduğunu söyleyerek, İslam Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (SAV)’in hayatını anlattı. Suna, Peygamber Efendimiz’in peygamber oluşundan hicret edişine, Uhud Savaşı’ndan Mekke’nin fethine kadar geçen sürede gelişen olayların hep fethe zemin hazırladığını vurguladı.
MEKKE’NİN FETHİ
Hz Peygamberin Mekke’nin Fethi sırasında “Kim silahlarını bırakıp Ebu Süfyan’ın evine sığınırsa emandadır. Kim Müslümanların ordusuna karşı gelmeyerek Kabe’ye sığınırsa emandadır. Kim kendi evine sığınırsa ve kapısını kapatırsa emandadır. Silahsız olanlara dokunulmayacak, kaçanlar takip edilmeyecek, kadın ve çocuklara dokunulmayacak, silah çekmeyenlere silah kullanılmayacak…” dediğini hatırlatan Suna, “İslam tarihinin altın sayfalarından biri olan Mekke’nin Fethi bütün dünyaya müsamaha ve insan hakları dersi vermiştir. Hz. Peygamber gücünün zirvesinde olmasına rağmen intikam yerine bağışlamayı seçerek insanların kalplerini İslam’a açmıştır. Kan dökülmeden gerçekleştirilen bu fetih merhamet ve adaletin zirve noktasıdır. Bu fetih sadece bir zafer değildir. Zulümden adalete, karanlıktan aydınlığa kavuşmanın simgesidir” şeklinde konuştu. Suna açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “İslâm nurunu söndürmek için ellerinden geleni yapan Mekkeli müşrikler boyunlarını bükmüş haklarında verilecek kararı bekliyorlardı. Mekke Şehri Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)in dünyaya teşrif buyurdukları, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği kendine Muhammedül Emin isminin verildiği ve ilahi görevin verildiği mübarek bir beldedir. Ayrıca Hz. İbrahim (a.s.) Efendimiz zamanından beri tevhit inancının merkezi ve Müslümanların kıblesi olan Kabe-i Muazzamanın bulunduğu yer şehir. Peygamberimiz (s.a.s.) kendisine peygamberlik verildikten sonra putperestliğin merkezi olan Mekkeli müşrikleri Allahın dinine davet etmiş, fakat onlar tabi olmadıkları gibi ilk Müslüman olanlara eza ve cefa etmekten de geri kalmamışlardır. Hatta o kadar ileri gitmişlerdir ki Yüce Peygamber (s.a.s.)i öldürme kararı almışlar. Allah (c.c.) emriyle Cibril-i Eminin Peygamberimize haber vermesiyle kurdukları tuzak boşa çıkmıştır. Bitmeyen eza ve cefa, dinmeyen ızdıraplar sonucu Müslümanların dayanacak güçleri ve sabırları kalmamaya başladığı zamanda onların yardımına rehberi yetişmiş ve Hicret izni verilmiştir”. Muş`un Sesi Gazetesi


