Son günlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine ait yolcu otobüslerine yapılan saldırılar ülke gündemine bomba gibi düştü.
Belirli gruplar tarafından yapılan bu saldırılar ülke genelinde tepkiye neden olurken ilimizde bu saldırılara olması gereken cevap verildi. Bitlis istikametindeki il girişinde toplanan bir grup vatandaş, Bitlis´in Tatvan İlçesi´nden Samsun istikametine gitmekte olan Tokat Yıldızı firmasına ait yolcu otobüsünü durdurdu.
Yolcuların ve şoförün şaşkın bakışları arasında otobüse binen vatandaşlar, yolculara lokum ikramında bulunarak gül verdiler. Son dönemde yaşanan olayların ülke halkalarını birbirinden koparamayacağı mesajını veren vatandaşlarımız, yolculara hitaben yaptıkları konuşmada: Bu mesajın ve fikrin halka halka yayılarak ülkenin her tarafını sarması dileğimizle. Selamun aleykum efendim. Hepinize hayırlı yolculuklar. Müsaadenizle sizlere birer gül ve lokum ikram etmek istiyoruz.
Malumunuz ülkemizde ne yazık ki bir yangın var. Böylesi durumlarda ise hepimizin yangına benzin değil, su dökmesi gerekir. Bu da, illerimize farklı bölgelerden gelen insanlara, araçlara ve yolcu otobüslerine saldırarak, taş atarak değil; gül vererek ve bağrına basarak olabilecek bir şeydir. Dayanışmaya, kardeşliğe, birlikte yaşamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz.
Bu vesileyle Kayseri´de, Kırşehir´de, Ankara´da ve daha başka yerlerde Kürt olduğu için bir insana saldırmanın, doğu plakası taşıdığı için bir aracı taşlamanın bu yangına, bu yangına benzin dökmek olduğunu göstermek için bizler de batıdan gelen araçlara ve yolculara gül vererek ve ikramda bulunarak bu ateşe nasıl su dökülebileceğini göstermeye çalışacağız dediler.
En temel insani ve İslami haklarıdır Vatandaşlar, otobüs içerisinde yaptıkları konuşmanın devamında: Bu ülke Türk´üyle, Kürt´üyle, Arap´ıyla, Çerkes´iyle, Ermeni´siyle hepimizin ülkesi. Kürtlerin Türk bölgelerinde, Türklerin de Kürt bölgelerinde özgürce ve güven içinde seyahat etmeleri, ikamet etmeleri ve çalışmaları; en temel insani ve İslami haklarıdır. Acılarımızı ayrıştırarak ve yarıştırarak değil; acılarımızı ancak paylaşarak dindirebiliriz. Yiten her can bizim canımız, sönen her ocak bizim ocağımızdır. Acının ve ölümün rengi, ırkı, dili, dini, coğrafyası olmaz, olmamalı. Bu nedenle ülkenin batısındaki ve doğusundaki halklara, kardeşlerimize ve özellikle gençlere çağrımız şudur; sırf Kürt olduğu için insanları dövmek, iş yerlerini yakmak, Kürt illerinden gelen arabaları taşlamak, camlarını indirmek; bu yangına odun ve benzin taşımaktır. Olması gereken ve insanlığa yakışan ise; bu insanları bağrına basmak ve onlara ikramda bulunmaktır.
Aynı şekilde doğuda da batıl illerinden gelen Türk kardeşlerimizi bağrına basmak ve onlara ikramda bulunmak bu bölge halkının sorumluluğudur. Lütfen; daha fazla geç olmadan, daha çok can yanmadan, ilerde pişman olmadan, bu yangın kontrolden çıkmadan; hepimiz elimize bir kova su alalım ve bu yangına dökelim. Lütfen elimize bir gül alalım ve etrafımızda ötekileştirilen insanlara uzatalım. Toplumsal barışı sağlamak için bundan başka çıkış yolumuz yok ifadelerini kullandılar. Yapılan konuşmanın ardından yolculara ikramda bulunan hemşerilerimiz, gösterdikleri bu anlamlı davranışa yolcu ve otobüs şoförleri teşekkürle karşılık verdiler.
Muş Ovası Gazetesi


