Muratpaşa Mahallesinden geçen dereye kanalizasyonun karışmasından dolayı, pis kokudan evlerinde oturamayan mahalle sakinleri, yıllardır bu sorunun halledilmeyişine tepkili. Mahalle sakinleri, 32 seneden beri devam eden bu sorunun artık çözüme kavuşturulmasını istiyorlar.
Suyu kuruyan dereden artık lağım akıyor. Çevreye yayılan pis kokudan, yaz sıcağında kapı pencerelerini kapatarak oturan mahalle sakinleri, yaz aylarında mahallede tifo vakalarının görüldüğünü ve lağımdan yayılan mikroplar nedeniyle de, çocuklarda yavaş yavaş hastalıkların da meydana çıktığını ifade ettiler. Lağımdan yayılan pis kokudan dolayı, evlerine misafir bile davet edemediklerini, kendileri de fırsat buldukça mahalleden uzaklaştıklarını söyleyen mahalle sakinleri, yıllardır defalarca gerekli makamlara müracaatlarının olmasına rağmen, bu duruma kayıtsız kalınmasına bir anlam veremediklerini, kendilerine adeta ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığını söylediler. Çevre Sağlık Müdürlüğü’nün bu mahallede gelip inceleme yaparak rapor tutmasına, onlarca defa yetkili mercilere müracaatlarda bulunulmasına rağmen, sorunun çözüme kavuşturulması için hiçbir adımın atılmaması dikkat çekti. Artık sorunlarını Ankara’da halletmeye çalışacaklarını vurgulayan mahalle sakinlerinden Ahmet Tartıcı şunları söyledi; “Yıllardır bizler yetkili yerlere müracaatlarımızı yaparız, şikayetimizi dile getiririz ve hatta bu mahallenin bu çilesi gazetelerde yer alır. Ancak, çok çabalamamıza rağmen bugüne kadar bu konuda en ufak bir adım bile atılmadı. Dere artık lağıma dönüştü. Lağımdan yayılan pis kokudan ne evlerimizde oturabiliyoruz, ne de misafir ağırlayabiliyoruz. Artık bu yayılan mikroptan dolayı, çocuklarımızda hastalıklar görülmeye başlandı. Gerek Valilik makamına ve gerekse Belediyeye müracaatlarımıza rağmen bizlerle kimse ilgilenmedi. Artık mahalleyi saran lağım kokusundan kurtulmak istiyoruz. Birileri çıkıp artık bizimle ilgilensin” dedi. Mahalle sakinlerinden Saniye Erim ise; “Ben uzun yıllardır bu mahalledeyim. Burası yine uzun yıllardır bu durumda. Pis lağım kokusundan bütün mahalleli şikayetçi. Özellikle yaz aylarında bu koku çekilmez bir hal alıyor. Tifo hastalıkları görülüyor. Mahallede hemen hemen herkes yetkili yerlere şikayetlerini bildirmelerine rağmen, hiç kimse bu insanları, bu çileden kurtaralım demediler. Sanki burada oturanlar, bizler ikinci sınıf vatandaşız muamelesi gösteriliyor” dedi. Raziye Uygur ise şunları söyledi; “Çocuklarımız bu lağım deresinin içinde oyun oynuyorlar. Bu mahallede her geçen gün hastalanan insan sayısı artıyor. Bu lağımdan mikrop kapıyorlar. Evlerimizde kapı pencereleri kapatarak oturabiliyoruz. Balkonlarımızda oturmayalı uzun seneler oldu. Buradan yayılan pis koku, çok uzaklardan bile hissediliyor. Bizler de insanız, yetkililer buna bir çözüm bulsunlar. Bizler bu lağım kokusunu çekmek zorunda değiliz. Artık bu mahalleye kokudan dolayı kimse de gelmiyor. Eşi, dostu, akrabası olanlar çok kısa ziyaretlerde bulunuyorlar. Onlar da haklı çünkü kokudan durulmuyor. Buradaki evlerin hemen hemen hepsinde maske var. Çocuklara maske takarak, kokudan ve mikroplardan korumak için çalışıyoruz. Artık sesimizi duysunlar” dedi. Vedat Dizlek; “Bizler sorunumuzu dile getirmekten, bu sorunu yetkili mercilere müracaatta bulunmaktan bıktık. Yıllardır bu sorunla uğraşıyoruz. İnsan sağlığını tehdit eden, önemli olan bu sorunun bugüne kadar çözümlenmemesi utanç vericidir. Neden bu sorunumuza kimse el atmıyor? Neden bu sorunumuza yetkililer kayıtsız kalıyor? Eğer bizim bu sorunumuz kendi ilimizde çözülemeyecekse, bu sorun nerede çözülecek. Biz nereye başvuracağız? Sorunumuza duyarsız kalan yetkililer, gelip burada 10 dakika dursunlar bakalım durabilecekler mi? Sesimizi yıllardır haykırmamıza rağmen duyuramadık. İnşallah bundan sonra sesimizi duyarlar” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


