Muştaki yerel ve yaygın basın mensupları ile bir araya gelen Kızılay Denetim Kurulu üyesi ve Muş Şube Başkanı Cengiz Koç, Kızılayın Olağan Kongresini ele aldı.
Delegelerin kendisine teveccüh göstermesi ile yeni yönetimde yer aldığını belirten Koç: Kızılay derneği 4 Nisan günü tüzüğünün ona verdiği yetkiye dayanarak Olağan Genel Kurula gitti. Bu olağan genel kurulda iki tane liste yarıştı. Biz buna hizmette ve hayırda yarış diyoruz. Çok zorlu, çok meşakkatli bir seçim kampanyası yürüttük. Eski Genel başkanımız sayın Ahmet Lütfi Akar aday değildi, şimdiki Genel Başkanımız Dr. Kerem Kınık, vizyonu, vitrini, bizlerinde geçmiş tecrübelerini baz almak kaydıyla ortak konsorsiyumda bir araya geldik. Onun listesinden seçimlere girdik. Bizlerde elde ettiğimiz, yürüttüğümüz çalışmalar atamayla olmuyor. Normal demokrasinin gereği olan teamüller noktasında bütün olgular gelişti. Adaylarımızdan eski genel başkan yardımcısı sayın Nihat Adıgüzel 590 oy, benimde listesinde olduğum Sayın Kerem Kınık’ın listesi ise 711 oy olmak suretiyle Kızılay’a hizmet noktasında, delege teveccühünü bizim listeden taraf kullandı. ifadelerini kullandı.
Kızılay Muş Şubesinin göreve geldikleri döneme nazaran çok daha iyi durumda olduğunu belirten Koç: Bizlerin göreve geldiği ilk tarih olan 1998’de Kızılay’ın çalışanı olmamasına rağmen geliri giderini karşılamayan, piyasaya çok borcu olan bir dernek almıştık. Bugün çokta fazla ayrıntıya girmeden geçmişi yine güzel yad edelim. Geçmişte emek veren başkanlarımızın, yöneticilerimizin ölenlerine Allah’tan rahmet, sağ olanlara da sıhhat afiyet diliyorum. Bugün Kızılay derneği Muş şube başkanlığı kendi içinde bir sürü oluşumu barındıran, çok fazla refleksi olan, dernekçilikten çok bir kamu statüsü kazanan kurum haline geldi. Baktığımız zaman 12 vilayete hitap eden bölge müdürlükleri, ilk yardım eğitim merkezi müdürlükleri, şube hizmetleri, lojistik merkezi, kan hizmetleri müdürlüğü gibi. Bu sırada kurduğumuz kadın kolları başkanlığıyla birçok sosyal faaliyetlerimiz basına yansımıyor ama genelde nokta atışı yapmaya çalışan dernek statüsündeyiz. Kadın kolları başkanımız bir iki tane evden bahsetti. Bunları yaparken de fakiri rencide etmeden, gururunun okşayarak yardım yapılması noktasında faaliyetlerimizi güncellemeyi düşündük dedi.
KIZILAY KART YEREL İŞLETMELER İÇİN OLUŞTU
Konuşmasının devamında Kızılay Kart ile ilgili konuşan Koç: Dünyada yardım kuruluşları sayısında çoğalma var. Biz artık formatlarımızı ihtiyaç sahibini, gerçek mağduru tespit ettikten sonra, kamuoyuna yansıdığı gibi bundan sonra Kızılay Kart olgusuyla her ay yükleme yapacağız. Bundaki hedef ise dışarıdan malzeme getirmek yerine, alımları yerelden yaparak zorluk yaşan yerel işletmecilerimize katkı sağlamak amacıyla bu kararı aldık. Çünkü yereldeki işletmeler bir sürü istihdam sağlıyor, devlette bu işletmelerin gizli ortağıdır. Devlettin yerelde ve genelde yerel işletmeleri desteklemesi gerekiyor ve bizde bu düşünceyle bu sürece katkı sağlayacağız şeklinde konuştu.
KIZILAY’IN BÜTÇESİ 16 BAKANLIĞA DENK GELİYOR
Kızılay Derneğinin bütçesinin Türkiye’deki 16 bakanlığın bütçesine denk geldiğini belirten Koç, Avrupa birliği ile yapılan anlaşma ile Kızılay’a ek sorumluluklar yükleneceğinin altını çizerek: Kızılay derneği 1 milyar euro bütçesi olan bir kurum, Türkiye’deki 16 bakanlığın bütçesine denk gelen bir bütçeye sahip. Dünyadaki global değişmelerle birlikte, mülteci akınında inanılmaz bir yer değişimleri olacaktır. Bir sürü nüfus yer değiştirecektir, Mülteciler ortaya çıkacaktır. Avrupa birliği ile yapılan anlaşmalar ve çalışmalar neticesinde ülkemize mültecilerin ihtiyaçlarında kullanılmak üzere verilen 3 Milyar euro’nun muhtemelen büyük bir bölümünün yapılan çalışmalar ve uluslararası anlaşmalar gereği Kızılay üzerinden, ihtiyaç sahibine ve mültecilere ulaştırılacaktır. Bu da Kızılay’a ek sorumluluklar yükleyecektir. Gerek istihdam konusunda gerekse yatırım konusunda. O yüzden Kızılay’ın bu üç yıllık periyotta Genel merkezde ve Türkiye genelinde çok önemli işlere imza atacağını düşünüyorum diye konuştu.
ÜÇ ÖNEMLİ PROJEYİ MUŞ’TA YATIRIMA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ
Bundan sonraki süreçte Kızılay’ın Genel Merkez yöneticisi olduğunu belirten Koç, şunları söyledi: Kızılay’ın en yüksek kurulu Genel kuruldur, ondan sonra Denetim kurulu gelir ve üçüncü sıra da ise icradan sorumlu yönetim kurulu ile profesyonel kadronun genel müdürlük olgusunun geldiğini dikkat çekmek istiyorum. Biz beş arkadaş Türkiye’deki bütün iştiraklerden, Genel Müdürlüğün çalışmaları, Yönetimin çalışmaları, bütün yatırımlar, Kızılay’ın bütün varlıklarından sorumlu arkadaşlarız, onların bütün sorumlulukları, denetimi bizim onayımızdan geçmekte ve değerlendirmektedir. Yerelde konuşmak çok kolay kendi ilinizle ilgili yatırımları anlatırsınız, bugün artık o noktada değiliz, Türk Kızılay’ının Genel Merkez yöneticisiyiz, Muş bizim için ne ifade ediyorsa Van, Balıkesir, Çanakkale’de onu ifade ediyor ama insanoğlu duygu sahibidir. Bu noktada Muş’la ilgilide yaklaşık 6 aydır yürüttüğümüz üç tane önemli projemizi, Muşumuzda hareketlendirip yatırıma dönüştüreceğiz. Korkut ve Hasköy’de hizmet binaları yapacağız, yine Hasköy’de büyük sıkıntılarla elde ettiğimiz, devletin bize tahsis ettiğin depolarımızı çadır ve konteynır üretim merkezi yapacağız. Bunları hem yurt içi hem de yurt dışına ihraç etme şansımız olacaktır. Burada yaklaşık 100 kişiyi istihdam edeceğiz, ilin ekonomisine de katkı sunmuş olacağız.
BİZ HİÇ BİR KURUMUN RAKİBİ DEĞİLİZ
Koç konuşmasının sonunda yöneticilere seslenerek Kızılay’ın hiç bir kurumun rakibi olmadığının altını çizerek: Bunu özellikle Muş’taki yerel ve Genel yöneticiler söylüyorum, Biz hiç bir kurumun rakibi değiliz, biz ülkemizin merhamet eliyiz, biz kurumlarımızın eksik bıraktığı noktaları tamamlayan unsuruz. Kızılay’ı desteklemekle ilgili yaptığımız çalışmalara katkılarını ve desteklerini bekliyoruz. Yine söylüyorum hiç bir kamu kuruluşunun asla rakibi değiliz, hiç bir derneği biz kendimize rakip olarak görüyoruz. elimizden geldiği kadar da o derneklere katkı sağlayan, tarihsel vizyonu, geçmişi tecrübesiyle de onları destekleyen bir noktadayız ifadelerini kullandı.
Muş Manşet Gazetesi


