Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı koalisyon görüşmesinin ardından açıklamalarda bulundu.
Hayatını kaybeden TSK ve emniyet güçleri mensuplarına Allah´tan rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Davutoğlu, yaralılara acil şifa ve yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulundu.
Davutoğlu konuşmasında: İki ayı aşkın süre geçti seçimlerin üzerinden. Size teknik olarak sadece CHP yönetimiyle yaptığımız görüşmeler çerçevesinde bilgi sunmayacağım. Ama bu görüşmelerin hangi siyasi zeminde cereyan ettiğini bütün milletimizin yakından idrak etmesi büyük önem taşıyor. Millet görev ödev verir dedik. Millete sen hata yaptın, bunu tekrar düşün demeden önce milletin görevini doğru idrak etmek gerekir diye, 7 Haziran´dan sonra çok yoğun bir değerlendirme sürecinden geçtik ifadelerini kullandı. Parti liderleri ve sivil toplum örgütleri ile yapılan koalisyon görüşmelerine değinen Davutoğlu: Biraz sonra koalisyon görüşmeleri çerçevesinde ulaştığımız sonuçları ele alırken, ne karamsarlığa ne de bazı çevreler fırsatçılığa yönelmesin. Milletin verdiği ödevi yapmaya kararlıyız. Bir an dahi tereddüte mahal yoktur. Yine ekonomik olarak, hükümet olarak bakanlar kurulu olarak gereken her türlü tedbiri, et fiyatları gibi bir konuda da aldık, almaya devam edeceğiz. Bu bizim ilk ödevimizdi. İkinci ödevimiz, mademki oylarımızda düşme yaşanmıştır. AK Parti milletimiz, milli irade bize kendinize bir muhasebe edin ve kendinizi değerlendirin demiştir. Bu bir mesajdır.
Bunun gereği içinde 7 Haziran´dan bu yana, partimizin bütün kademelerinde, dün de MYK´da acaba o kurucu değerlerimiz ve ilkelerimiz hakkında ne tür tedbirler almamız gerekir hususunda da son derece samimi içerden, iç muhasebeyi de başlattık sürdürüyoruz. Eğer herhangi bir yerde bir hata varsa, bunların düzeltilmesi yönünde parti içi mekanizmaları hayata geçireceğimizi ifade ediyorum. Yarın partimizin 14´ncü kuruluş yıldönümüdür. Üçüncü ödev. Milletimiz şunu demiştir. Siz eğer bundan sonra hükümet edilecekse, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için oturun ve konuşun. Hiçbir partinin tek başına iktidar olmaması şu demek, hükümet ortaklığı kurulacak demek. Hiç kimseye bu yetki tek başına devredilmemişse, bu koalisyon görüşmelerinin yapılmasından daha doğal bir durum yoktur.
Sonuç alınamazsa, yapılacaklar da bellidir. Biz şunu söyledik. 8 Haziran´dan sonra bizim için öncü kural meşruiyettir. Onun dışına çıkmayız. O günden bugüne açık yüreklilikle, bütün çabalarımız meşruiyet içinde yürümüştür. Sayın Cumhurbaşkanımız, yetkisi çerçevesine dayanarak bana hükümeti kurma görevi verdi. 9 Temmuz´dan bu yana, değişik yerlerden gelen eleştirilere, yanlış anlamalara mahal bırakmaksızın görevimi yürütmeye çalıştım. Bu temasları sürdürdüm. Ve 8 Haziran´dan sonra birçok parti kapılarını AK Parti´ye kapatırken, biz ilk konuşmada şunu vurguladım, bütün partilerle görüşeceğiz, sivil toplumla temas kapılarımız açık kalacak. Elimizden geleni yapacağız. Nitekim sadece siyasi parti liderleriyle görüşmedim.
Değişik yelpazede toplum kesimleriyle, STK´larla görüşmeler yaptım. Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmede, ortak bir zeminin var olup olmadığını tayin olmak üzere, istikşafi görüşmeleri başlatma kararı aldık. Bahçeli bu zeminin olmadığını ifade ettiler. Zaten HDP eş başkanlarıyla görüşme mahiyetimizi biliyorsunuz. Herhangi bir hükümet ortaklığının mümkün olmadığı aşikardı. 35 saat süren istikşafi görüşmeler neticesinde, parti politikaları gözden geçirilerek, takdire şayan bir anlayışla, çok önemli bir müktesebat oluştu.
Bana, bizim taraftan Ömer Çelik dosyayı tevdii etti. Açık yüreklilikle söylüyorum, iki tarafı da takdir ederek ifade ediyorum, iki partinin en derinlikli ve en açık görüşmelerden, sonunda ortaya çıkan rapor da en kapsamlı müktesebattan oluşan bir metindir. Bu başlı başına bir kazanımdır ifadelerini kullandı. Meseleyi kendi aramızda halletmeliyiz Erken seçim ile ilgili de açıklama yapan Davutoğlu: Nihayet bu ülke hepimizin. Erken seçime gidilecekse ki görünen bu istikamette bir seyirdir. Herkesin bunu tam bir olgunlukla, tamam siyasi rekabet olur, seviyeli şekilde olması gerekir.
Eğer herkes üzerine düşeni yaparsa, ülkede olağanüstülük gerektiren bir durumu açıkça sergilemiş oluruz. 23 Ağustos´a kadar biz siyasi liderler olarak, bu meseleyi kendi aramızda halletmeliyiz. Tabi cumhurbaşkanımız anayasal çerçevede kendisine verilen yetkiyi kullanabilir. Ama siyasi liderlerin başarısız olduğu senaryoyu düşünmek bile istemiyorum.
Şimdiye kadar koalisyon ihtimali üzerinde durduk. CHP´yi denedik. Şimdi tekrar MHP ile konuşabilir. Erken seçim, zaten herkesin zikrettiği bir durum. Nihayet önümüze konan kurallar çerçevesinde gereğini yaparız. Şu an erken seçim lafını kullanmadım. Millet bize şu parametrelerle ülkeyi yönetin dedi. Ben dönüp de ben bir şey yapmadan gelmek istiyorum demem. Üzerimize düşeni yapmak şeklinde konuştu.
Muş Ovası Gazetesi


