Yapılan açıklamada “Konfederasyonumuz KESK, tüm maddi değerlerin yaratıcısı emeğin en yüce değer olduğu gerçeğinden hareketle ve sendikal mücadelenin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olduğunun bilinciyle, Grev ve toplu iş sözleşmeli sendikal hakların tanınması ve mevzuatımızda çalışma koşullarını düzenleyen hükümlerin uluslararası evrensel normlara uyumunun sağlanması için gerekli mücadeleyi yürütmeyi, Çalışma yaşamında ve hayatın diğer alanlarında üyelerin ve tüm emekçilerin ekonomik, demokratik, sosyal, siyasal, yasal, kültürel, mesleki, hukuksal, özlük haklarını ve çıkarlarını korumayı ve geliştirmeyi, Evrensel insan hakları belgelerine dayanan ve uluslararası hukuk ve sözleşmelerden doğan bütün hak ve özgürlükleri eksiksiz yaşama geçirmek için mücadele etmeyi, Uluslararası düzeyde emeğin birlik ve dayanışmasını sağlamak için çaba göstermeyi, uluslararası emek örgütleriyle ilişkiler kurmayı ve geliştirmeyi, Tüm emekçilerin birlikte mücadelesi ve ortak demokratik örgütlenmesi hedefiyle ortak çalışanlar yasasının yaratılması amacıyla her türlü örgütsel formu yaşama geçirmek için çaba harcamayı, bu doğrultuda işyerlerinde ve hizmet kollarında ortak mücadeleyi örgütlemeyi, ilişkiler kurmayı ve geliştirmeyi, Emekçilerin sosyal ve kültürel gelişmelerinin sağlanması, sınıf bilincinin geliştirilmesi, örgütlülüğün ve demokrasinin bir yaşam biçimi haline gelmesi için mücadele etmeyi; bu doğrultuda bilimsel ve kültürel etkinliklerde bulunmayı, Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya amacıyla; ülkede ve dünyada savaşa karşı kalıcı barışın yaratılması, tüm ulusların eşit ve özgürce geleceklerini belirleyebilmelerinin ve evrensel insan haklarının önündeki engellerin kaldırılması, faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, baskılara karşı özgürlük, ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların kardeşliği için mücadele etmeyi, Toplumsal yaşamın her alanında cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkarak, başta çalışma yaşamı olmak üzere her alanda cinsiyetler arası eşitsizliğin ortadan kaldırılması için mücadele etmeyi, Ekolojik denge ile tarihi ve kültürel çevreyi korumayı ve üretim süreçleri içerisinde zarar görmemesini sağlayacak sendikal inisiyatifleri geliştirmeyi, İşsizlik ve yoksulluktan etkilenen başta emekliler ve işsizler olmak üzere tüm toplum kesimleriyle dayanışma ilişkilerini geliştirmeyi, Emekçilerin çıkarlarının aynı zamanda tüm toplumunda çıkarları olduğu gerçeğinden hareketle; mal, hizmet üretimi ve paylaşım süreçlerine emekçiler lehine müdahale edilmesini, emekçilerin denetiminin ve katılımının sağlanmasını, Hizmet kollarında örgütlü sendikaların örgütlü bulunduğu hizmet kollarının hizmet üretme politikasının belirlenmesinde, hizmet kollarında planlamadan, uygulamaya ve denetlemeye kadar tüm faaliyetlerde söz v e karar sahibi olmayı, Engellilerin çalışma yaşamına en uygun koşullarda katılımını sağlamayı, engellerinden kaynaklanan sorunlarına çözüm üretmeyi ve olanaklar sunmayı amaçladığı için. KESK, üye sendikaların irade ve inisiyatifinden hareketle demokratik merkeziyetçi bir işleyişi esas alan. Emekçiler arasında din, dil, ırk, siyasal düşünce, etnik köken, mezhep, cinsiyet ve felsefi düşünce ayrımı gözetmeyen, Sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışından hareketle, örgüt içi demokrasiyi temel bir örgütlenme ilkesi olarak benimseyen. Tüm üyelerinin söz, yetki ve karar sahibi olabilmeleri için doğrudan demokrasi mekanizmalarını geliştiren. Tüm emekçilerin siyaset yapma hakkını ve siyasal örgütlenme özgürlüğünü savunan. Her düzeydeki mücadelede emekten yana taraf olduğu için bu tür baskılarla karşıya kalmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz ilke ve amaçlar doğrultusunda hareket eden, fiili ve meşru mücadeleden aldığı güçle bu günlere gelen KESK ve KESK’e bağlı sendikalarımıza 24 Mayıs günü hukuksuz ve keyfi bir operasyon gerçekleştirilmişti. Arkadaşlarımız yaklaşık 6 aydır cezaevinde bulunuyor. Hepsinin ortak paydası örgütlü olmaktı. 2000 li yılların sonunda örgütlü olmak bu ülkede hala suç mu? Grevli ve toplu sözleşmeli sendikal mücadele vermek, savaşa karşı barışı haykırmak, eşitsizliğe, hukuksuzluğa ve keyfiyete karşı adaleti ve eşitliği savunmak, şiddete karşı hoşgörüyü savunmak, insanca yaşam, onurlu bir gelecek ve Demokratik Türkiye için alanlarda olmak suç mu? KESK in hiç bir zaman şiddete prim vermemiştir. Sorunların çözümünde barışı, hoşgörüyü ve diyalogu savunmuştur. KESK’in temel özelliklerinden biri, iktidarların düşlediği sempatik ve her daim uzlaşmacı örgütlerden olmamasıdır. KESK li kamu çalışanı olan, çalıştıkları yerleri ve adresleri belli olan arkadaşlarımızın bu kadar zamandır tutuklu olmaları yargının keyfiliğinden başka bir şey değildir. Bugüne kadar serbest bırakılmamaları KESK’İ sindirme politikalarının bir ürünüdür. Yalnız bilinmelidir ki, bu politikalar KESK’İ ve KESK li emekçileri yıldırmayacaktır. Aksine mücadele kararlığında daha da güçlendirecektir. Ülkemizde barışın tesisi ve demokrasinin geliştirilmesi açısından umut verici gelişmelerin yaşandığını izliyoruz KESK li tutukluların serbest bırakılması, gelişen barış ikliminin her alana yansıması açısından önemli bir adım olacaktır. 19- 20 Kasım tarihlerinde İzmir’de yapılacak olan Mahkemelerinde arkadaşlarımızın yanında olacağız, İnanıyoruz ki, ülkemizde kalıcı barışı, demokratik, özgür, eşit bir yaşam olanağını hep birlikte yaratacağız” denildi. Muş Ovası Gazetesi
Muşspor’dan Destansı Zafer! Final Bileti Penaltılarla Geldi
Mayıs 5, 2026 2:36 PM


