Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu Üyeleri, 28 Mayıs 2009 tarihinde yapılan operasyon sonucu gözaltına alınarak mahkemece tutuklanan 14 arkadaşları için Muş Belediye önünde oturma eyleminde bulundular.
Burada yapılan basın açıklamasında, “28 Mayıs 2009 tarihinde Konfederasyonumuz yönetici ve üyelerine yönelik başlatılan birçok yönden hukuksuzluk skandalı niteliğindeki gözaltı operasyonu sonucunda 34 arkadaşımız gözaltına alınmıştı. Bir Jandarma karakolunun yetkisini aşarak başlattığı ve her aşaması bir anayasa ve CMUK ihlali örneği olan operasyonda, Konfederasyonumuz binasında hukuksuz arama yapılmış, gözaltına alınan arkadaşlarımız, evlerinde işyerlerinde taciz edilmişti. Konfederasyonumuzun fiili ve meşru mücadelesindeki yükselişin önünü kesmeyi, kamuoyu nezdinde KESK’in saygınlığını zedelemeyi hedefleyen operasyon, KESK üyeleri ve demokratik kamuoyunun direnci nedeniyle amacına ulaşamamıştır. Gözaltıların başlamasıyla birlikte başta KESK üyeleri olmak üzere, birçok meslek ve emek örgütü, demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve çevreler etkin bir dayanışma sergilemişler; haksız gözaltılara karşı sokağa çıkmışlar, protestolar düzenlemiş; basın açıklamaları, eylemler yapmışlardır. Sendikalarımızın bir çoğu süreç boyunca ofislerini kapatmamış ve geceli gündüzlü bir faaliyet yürütmüşlerdir. Başta bağlı bulunduğumuz uluslararası sendikal konfederasyonlarımız ITUC ve ETUC olmak üzere tüm dünyadan emek kuruluşlarının, demokratik örgütlerin dayanışması bu süreç boyunca bizimle birlikte olmuştur. Operasyona karşı konfederasyonumuzun sergilediği direnç sonucu şimdiye kadar başta KESK MYK Üyesi, Kadın Sekreterimiz Songül MORSÜMBÜL ve Eğitimsen MYK Üyesi, Kadın Sekreteri Gülçin İSBERT arkadaşlarımızın da aralarında bulunduğu 20 arkadaşımız serbest bırakılmıştır. Arkadaşlarımızın serbest bırakılması hepimizi sevindirmiştir. Öte yandan aynı süreçte tutuklanan 14 arkadaşımızın neden tutuklandıklarına ilişkin hiç bir somut, ikna edici gerekçe sunulmamıştır. Gerek sorgu aşamasında, gerekse arkadaşlarımız gözaltına alınırken toplanan deliller açısından serbest bırakılan arkadaşlarımız ile tutuklanan arkadaşlarımız arasında hiç bir fark yokken, 14 arkadaşımızın tutuklanması yeni bir hukuk rezaleti oluşturmuştur. Operasyonu gerçekleştirenlerin KESK’i iyi tanımadıkları, konfederasyonumuzun mücadele geleneğini iyi anlayamadıkları her aşamada sergiledikleri keyfi, ciddiyetten uzak, faşizan yaklaşımlarından anlaşılmaktadır. Siyasi iktidar ve çatışma ortamından medet uman karanlık odaklar, anti demokratik uygulamalara, örgütlenme, TİS ve grev hakkımız önündeki engellere ve militarist politikalara karşı yükselttiğimiz sesimizi kısmayı başaramayacaklardır. 28 Mayıs 2009 tarihinden bu yana KESK örgütlülüğü tutuklanan arkadaşlarını yalnız bırakmamış, bırakmayacakta. Bu süre zarfında bazı yerlerde eylem halinde olan kitlelere karşı sert tutum ve tavırlar hala sergilenmektedir. Dün Van’da KESK Şubeler Platformu tarafından gerçekleştirilmek istenen Meşaleli yürüyüşe polis biber gazı ve coplarla müdahale etmiş; TÜM BEL SEN Van Şube Başkanı Selim BOZYİĞİT’inde aralarında olduğu 12 arkadaşımızın yaralanarak hastaneye kaldırılmasına sebebiyet vermiştir. Selim BOZYİĞİT arkadaşımız başına ve vücuduna almış olduğu darbelerden kaynaklı hastanedeki tedavisi halen devam etmektedir. Yine Eğitim Sen’in Türkiye genelinde 4 Koldan başlatmış olduğu “TOPLU SÖZLEŞME İÇİN YÜRÜYORUZ” mitingi için İstanbul’da kitleye güvelik güçlerince saldırı yapılmıştır. Bu hukuk devletinde doğal bir hak olarak kabul edilen demokratik tepkilerimizin ifade edilmesinin bile bu şekilde baskı ve şiddet yoluyla engellenmesi AKP hükümetinin anti-demokratik ve otoriter yüzünü ortaya koymaktadır. Bu saldırılar Konfederasyonumuz ve sendikalarımız nezdinde bütün toplumsal muhalefeti sindirmeye dönük olup, AKP’nin “DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ” zihniyetinin bir örneğidir. KESK ve sendikalarımız, AKP’nin polis devletini aratmayan bu uygulamalarına emek, demokrasi ve barış mücadelesini yükselterek gereken cevabı verecektir. “Nerde demokratik bir mücadele varsa, Nerede hak alma mücadelesi varsa, bir arada insanca ve onurlu yaşam talepleri varsa, Barış talepleri haykırılıyorsa önünde JİTEM, Ergenekon ve AKP vardır” Bu tutum ve tavrı kınıyoruz. KESK, geri adım atmayacaktır. Keyfi bir şekilde hürriyetleri ellerinden alınan, tutuklanan 14 arkadaşımız serbest bırakılıncaya ve KESK’e yönelik baskılar durduruluncaya kadar mücadelesini sürdüreceği belirtildi. Günaydın Muş Gazetesi


