Hükümetin meclisten geçirerek Cumhurbaşkanlığına sunduğu Torba Yasa’nın yürürlüğe girmesine Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu’ndan tepki.
Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp yürürlüğe giren torba yasaya ilişkin KESK Şubeler Platformu basın açıklaması yaptı. KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tekin Uygun, yasanın Cumhurbaşkanına gönderildiği aşamada, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB genel başkanlarının imzasını taşıyan ortak bir yazı ile Cumhurbaşkanlığı’ndan randevu talep edildiğini ancak, Cumhurbaşkanının bu talebe cevap vermeyerek yasayı onayladığını belirtti. Yasanın veto edilmesini beklediklerini ifade eden Tekin Uygun; “Ancak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, randevu talebimize yanıt vermediği gibi, değerlendirme ve eleştirilerimize kulak tıkayarak, yasayı onaylayıp yürürlüğe koymuş bulunmaktadır. Birbiriyle alakası olmayan 216 maddeden oluşan oldukça kapsamlı torba yasayı Cumhurbaşkanı kısa süre içerisinde onayladı! Açıkça görüyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanı adeta bir Noter gibi davranmıştır. AKP iktidarının, birçok yasal düzenlemede olduğu gibi, Torba Yasa’nın hazırlık sürecinde de emek ve meslek örgütlerinin görüşlerine başvurmadan, eleştiri ve değerlendirmelerini dikkate almadan kendi “ileri demokrasi” anlayışına uygun davranmış, kamuoyunu yanıltmaya ve 3 Şubatta görüldüğü gibi binlerce emekçinin tepkisini bildik faşizan tutumuyla bastırmaya kalkışmıştır. Ne yazık ki, Sayın Cumhurbaşkanı da buna ortak olmuştur ve Cumhur’un temsilcisi olarak değil, AKP’nin Noteri gibi davranmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, yasayı onaylayarak hükümetin esnek çalışmayı, güvencesizliği ve performans içeren sistemini içeren kamu personeli rejimine ortak olmak suçlayan Uygun; “Cumhurbaşkanı tıpkı hükümet gibi emek örgütlerinin randevu talebine cevap vermeyerek sermayenin talepleri doğrultusunda hareket ettiğini göstermiştir. Emek örgütü temsilcilerinin görüşleri yok sayılmış, dikkate alınmamıştır. Ancak emekçiler olarak biz bu yasayı onaylamıyoruz ve mücadeleyi daha da büyütmeye kararlıyız. Temel gündemimiz, gelecek yeni saldırı dalgasına karşı ortak mücadeleyi yükseltmektir. Emek örgütleri ya bu yasalara ve anlayışa karşı sonuna kadar direnecek ya da tarihin tozlu sayfalarında bir teferruat olarak kalacaklardır. Bilinmelidir ki, emekçiler “kazananlar mücadele edenlerdir” gerçeğinden hareketle fiili ve meşru mücadelesine kararlılıkla devam edecektir” diye konuştu.
Şark Telgraf Gazetesi


