Kısa bir süre önce ilki düzenlenen Kent Konseyi Toplantısının ikincisi hafta sonunda yapıldı. Başkanlığını Prof. Dr. Bayram Coşkunun yaptığı Kent Konseyi Toplantısı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Bendevi Palandöken Eğitim ve Toplantı salonunda düzenlendi.
Kent Konseyi Toplantısına Vali Vedat Büyükersoy Belediye Başkan Vekili Aydın Özarslan, kamu kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, il genel meclis üyeler, belediye meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Bayram Coşkun, ilk defa katılan katılımcılar için kent konseyinin kuruluş amacını açıklayacağını söyledi. Coşkun, Bilindiği gibi Türkiye de 2000’li yılların ortası yerel yönetim reformunun gerçekleştiği dönemlerdir. 2005 yılında Türkiye de gerçekleşen yerel yönetim reformu sırasında Belediye kanununun yenilendiği malumunuzdur. 5393 sayılı belediye kanununun 76. maddesi Kent konseylerini düzenlenme konusu yapmıştır. 76. madde Kent Konseylerini kuruluş amaçlarını ve kimler Kent Konseylerinde yer alır buna ilişkin bir düzenlemede bulunuyor dedi.
Coşkun, 76. Madde de Kent Konseyinin kuruluş amacının Kent vizyonu ve Hemşehrilik bilincinin geliştirmesidir. Yasa Kent vizyonu olgusuna ve Hemşerilik olgusuna dikkat çekiyor. Yeni belediye kanununu 13. maddesine göre herkes ikamet ettiği beldenin hemşerisidir. Eski hemşerilik anlayışı daha çok farklı bir nitelemeye dayanıyordu. Şu anda Muş’ta yaşayan kim varsa hemşehridir. 13. Madde hem haklar verir hem de yükümlülük yükler. Yani Kentte yaşayanlar anlamında hemşerilik bilincini yerleştirilmesidir. Kent dediğimiz yapı insanlık tarihi boyunca hep medeniyetin kaynağı olmuştur. bu yönü ile baktığımızda kenti canlı bir organizma gibi düşünebiliriz. Dolayısıyla kentin kendi hak ve hukuku vardır. Nedir bu hakkı dediğimizde neden söz edebiliriz? Tarihi ve çevresel dokusunun korunması bu çerçevede rahatlıkla düşünülebilir diye konuştu.
Coşkun konuşmasında daha sonra şunları söyledi: Yönetişim meselesi kamu yönetimi alanında 20. Yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan yeni yönetim anlayışını temsil ediyor. Yönetişimin kısaca açıklaması şudur Devlet ve Vatandaş arasında karşılıklı etkileşime dayalı yeni yönetim tarzıdır. Kamu yönetiminde devlet tek taraflıdır, buyrulandır. Ben karar aldım sen uyacaksın der hizmet sunulan kesime halbuki genel mahiyeti itibarıyla baktığımızda Kamu teşkilatları niçin var tabiki kamu hizmeti için kamu hizmeti kime verilir, dolaysıyla asıl varlık gerekçeleri halk, ama geleneksel anlayış tek taraflılık ve buyurganlığı içeriyordu bu yeni yönetim anlayışı karşılıklı etkileşime dayalıdır zaten Kent Konseyi dediğimiz bu yapının oluşması da bu yönetişimin hayata geçirilmesi konusunda önemli bir adımdır. Diğer taraftan yeniden yönetim olgusuna vurgu yapılıyor. Gördüğünüz gibi son derece önemli sebeplere dayalı olarak kent konseyinin oluşturulduğunu görüyoruz.
Diğer taftanda Kent konseyinin kompozisyonuna ve yetkilendirildiği konulara baktığımızda şunu da gözlemliyoruz. Kent konseyi icracı bir yapı değil. Kent Konseyi yerel yönetimler, merkezi yönetim kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşların ile sivil toplum örgütlerinin buluştuğu Kentle alakalı fikir alışverişinde bulunduğu bir platformdur. Var olma gerekçesi sorunların sağlık şekilde tartışılmasını temin etmek ve kamu idarelerine bu çerçevelerde gerek merkezi yönetim düzeyindeki gerekse yerel yönetimler bağlamındaki kamu dairelerine düşüncelerini ve önerilerini iletmektir.
Kent Konseyi toplantısı daha sonra gündemdeki maddelerin görüşmeleri ile devam etti.
Muş Manşet Gazetesi


