Kızılay Muş Şube Başkanı Cengiz Koç, kan bağışı öncesi bağışçılara doldurtulan tanıma formuna ilişkin, bazı basın organlarında olumsuz haberler yer aldığına dikkat çekerek, bağışçılara sorulan soruların kişi ve toplum sağlığı açısından son derece önemli olduğuna dikkat çekti.
Kan bağışçısı tanıma formu ile ilgili açıklama yapan Kızılay Şube Başkanı Koç, Türk Kızılayı, formun bulaşıcı hastalık riskine karşı kan bağışçısını tanıma adına önemli olduğu belirtti. Koç, “Kan Bağışından Vazgeçirten Sorular, Kızılay’dan Tuhaf Sorular gibi başlıklarla yayınlanan bu haberlerin, kişi ve toplum sağlığı açısından son derece önemli olan, güvenli kan temini konusunda olumsuz algı yaratması sebebiyle açıkla yapma gereği duyulmuştur. Türk Kızılayı, bağışçılardan aldığı kanı, dünya standartlarındaki laboratuvarlarında ciddi bir test sürecinden geçirir. Ancak, kan ürünleriyle buluşan bazı hastalıkların testler sonucu ortaya çıkmasını engelleyen, “pencere dönemi” olarak isimlendirdiğimiz bir dönem vardır. Bu dönemde, kandaki virüse yönelik antikorlar yeteri seviyeye ulaşamadığı için yapılan testte sonuç negatif çıkabilmektedir. İşte bu durumda, bir ön tanı yöntemi olarak bağışçılarımıza doldurttuğumuz formlar, güvenli kan temininin ilk aşaması olarak, hayati önem taşımaktadır.”diye konuştu.
“YÖNTEM GÜVENLİ KAN TEMİNİ İÇİN BİR ZORUNLULUK”
Kan bağışçılarına yönelik uygulanan bu yöntemin Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı’nın güvenli kan temini konusunda uluslararası standartlara uygunluk açısından zorunlu tuttuğu bu uygulama olduğunu vurgulayan Şube Başkanı Koç, “Sağlık Bakanlığı’nın Kan Bankacılığına ait düzenlemelerinin yer aldığı Kan ve Kan Ürünleri Rehberi’nde kan bağışçısı seçimine yönelik esaslar yer almaktadır. Bu esaslarla hem kan bağışçılarının sağlığı hem de kanı alan tüm insanların transfüzyon yoluyla geçebilecek bulaşıcı hastalıklardan korunması amaçlanmaktadır. Bu sorgulama formundaki soruların doktor tarafından irdelenmesi yasal bir zorunluluktur ve bu formda yöneltilen sorular genel amaçla yapılan bir “anket” çalışması değildir. Kan Bağışçısı Tarama Formunda yer alan soruların bir kısmı, kanda bulunabilecek hastalık yapabilecek virus gibi bulaşıcı etkenlere yöneliktir.”dedi.
“KAN ÜRÜNLERİNİN HASTALIK TAŞIMA RİSKİ MİLYONDA 3’E İNDİRİLDİ”
Kan bağışı sürecinde başka risk gruplarının da değerlendirmeye tutulduğunu hatırlatan Koç, “Örneğin yasadışı uyuşturucu kullananlar ya da para karşılığında cinsel ilişkiye girenler, erkek ya da kadın olsun, HIV, Hepatit B ve C, HTLV gibi virüsleri taşıma riskleri toplumdaki diğer bireylere göre yüksek olduğu için kan bağışında bulunamazlar. Belli ilaçları kullanan kişilerin de kullanılan ilaçların niteliğine ve süresine bağlı olarak kan bağışından belirli sürelerle alıkonulması gerekmektedir. Bu yüzden sorgulama formunda “Prostat büyümesi, sivilce tedavisi, sedef hastalığı, kellik için ilaç alıyor musunuz” sorusu bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımızın, güvenli kan temini konusunda uluslararası standartlara uygunluk açısından zorunlu tuttuğu bu uygulamaların Türk Kızılayı tarafından titizlikle uygulanması sonucu, ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi, Joint Commission International (JCI) Tıbbi Laboratuvar Akreditasyon ve ISO 15189:2007 Tıbbi Laboratuvarlarda Kalite ve Yeterlilik İçin Özel Gereklilikler standartlarına uyum sağlamıştır. Bu uygulamalar sayesinde, bağışçılardan elde edilen kan ürünlerinin hastalık taşıma riski milyonda 3’e indirilmiştir. Bu oran dünya standartlarının çok altında bir riski ifade etmektedir. Türk Kızılayı uygulamaları, gönüllü bağış ve bu gönüllülerde bilinçli, sürekli ve düzenli kan bağışçısı oranını yükseltmek üzerinedir. Kan bağışı öncesinde, bilgilendirme ve sorgulama işlemi mutlaka yapılmakta ve fizik muayene sonrasında uygun görülenler kabul edilmektedir. Bu konuda tek yetkili hekimlerdir ve kan bağışı görüşmesi sırasında bütün yazılı beyanlara rağmen kan bağışçısının ifadelerini şüpheli bulmaları durumunda kan bağışını reddetme özgürlüğüne sahiptirler. “Kan Bağışı Sorgulama Formu” Sağlık Bakanlığı tarafından kan bağışçılarının doldurması zorunlu olan standart bir form olarak ülkemizdeki tüm kan bağışlarında doldurtulmakta ve buradaki sorular hekime, kan bağışçısının seçimi noktasında yol göstermektedir. Burada sorulan sorular hekimler tarafından kanunen sorulması mecburi olan sorulardır ve hekimler bu konuda soruları sormama tercihi kullanamazlar.”ifadelerini kullandı.
Şark Telgraf Gazetesi


