Yıldız Düğün Salonunda düzenlenen `Kalıcı Barış ve İslam`da Kardeşlik Hukuku` adlı toplantıya ilimizin kanaat önderleri, köy ve mahalle muhtarları ile çok sayıda davetli katıldı. Muş Sivil İnisiyatifi ve Kalıcı Barışa Çağrı Gönüllüleri tarafından düzenlenen toplantıda Divan Üyesi olarak Fatih Barutçu, Abdulbaki Çelebi, Galip Tuğal, Zabit Eker ve Kasım Sığınç yer aldı.
Toplantıda Divan Üyelerinin yanı sıra Talha Yiğit, Vartodan toplantıya katılan Muhtar Kadim Gül, Abdulbaki Çelebi, HDP Muş 2. Sıra Milletvekili Adayı Doç Dr. Ahmet Yıldırım konuşma yaptı. Toplantı sonunda ise Platform Üyesi İhsan Aytemiş tarafından Sonuç Bildirgesi okundu.
Katılımın yoğun olduğu toplantıda ilk olarak konuşma yapan Divan Üyesi Zabit Eker, günün artık birlik ve vicdan günü olduğunu vurguladı. Konuşmasında Çözüm Sürecinede değinen Eker: Yeryüzünde şer-i veya beşeri mahkemelere gittiğiniz zaman, şahit isterler, delil isterler. Ama vicdan mahkemesi, öyle bir mahkeme ki, şahit istemeden, delil istemeden anında karar verir. Bugün hepimiz için vicdan günüdür, birlik olma günüdür, kurtuluş savaşından daha ziyade siyasi bir kurtuluş günüdür. Sadece Kürtler değil, bütün Türkiye halkları bu mücadelenin içinde olmalıdır. Eğer bu oyunu hep beraber bozmazsak, hepimizin içerisinde yer aldığı gemi batar. Sizler de görüyorsunuz, son günlerde oynanan oyunlar, o kadar büyüktür ki, barış onların kabusu oldu ve savaş kararı aldılar. Halkların gerçekten barıştığını görünce, barış onların kabusu oldu. Onun için Ağrı ile başladılar. 20 tane insanın kanını döküp provokasyon yapmayı planladılar ama tutmadı, ellerinde patladı.
Son günlerde din ile diyanetle üzerimize geliyorlar. Oysaki bu halk, bin 400 yıldır Müslüman`dır, dinini de bilir, diyanetin zulmünü de bilir. Diyanet bizim dinimizi temsil etmiyor, diyanet, genel kurmayların, amirlerin emirlerini yerine getiriyor. Yarın Sayın Başbakan, Muş`a gelecek. Hepimizin bildiği gibi kendi başına olmayan, birilerinin memuru olan bir başbakandır. Sayın Cumhurbaşkanı, çözüm süreci yoktur, Kürt sorunu yoktur diyor, O da 2 gün önce çıkmış ve çözüm sürecine sahip çıkacağız. Hepimiz biliyoruz ki, amiri izin vermeden dışarı bile çıkamaz. Kaldı ki, şimdi meydanlara insanlara söz veriyor, vaatlerde bulunuyor. Oynanan oyun çok büyüktür, oynanan oyun, Türkiye halklarının birbirine kırdırma ve kendi zulümlerini kapatma oyunudur.
Bugün, Muş`un tarihini belirleyecek olan siz kanaat önderleri, diğer illerde olduğu gibi el ele vermezsek, bunların oyunu başa gelecektir ama ben size inanıyorum. Siz bütün oyunları görüyorsunuz, hep beraber bu oyunları bozacağız, inşallah başarıyı bu halk sağlayacak sözleriyle konuşmasını tamamladı. Ekerin ardından Vartodan gelerek toplantıya katılan Kadim Gül, bir Alevi vatandaş olarak bugün bu toplantıya katılmasını sağlayan ve her kesimi kucaklayan yapılanmaya teşekkür ettiğini ifade etti. Toplantıda konuşan HDP Muş 2. Sıra Milletvekili Adayı Doç Dr. Ahmet Yıldırım ise Kürtçe olarak başladığı konuşmasına Türkçe olarak devam etti. Günün birlik günü olduğuna vurgu yapan Yıldırım, bu coğrafyanın barış ve huzura hasret kaldığını belirtti. Barışın ve huzurun tesis edilmesi için ellerinden gelen mücadeleyi vereceklerini ifade eden Yıldırım, bu yolda haksızlık yapanlara, provokasyonlara izin vermeyeceklerini vurguladı.
Toplantı konuşmaların yapılmasının ardından yemek servisi ile devam etti. Herkesin görüşünü bildirmesinin istendiği toplantı sonunda, İhsan Aytemiş tarafından Sonuç Bildirgesi okundu. Sonuç Bildirgesinde adalet, hoşgörü ve birliktelik vurgusu yapıldı Toplantı sonunda İhsan Aytemiş tarafından okunan Sonuç Bildirgesinde: Bilindiği gibi ve özellikle de seçim sürecinde siyaseti kuralları içerisinde oynamaya niyeti olmayanlar giderek çirkin bir dil ve üslupla her şeyi metalaştırmaya, kutsal değerleri çiğnemeye, siyasi rant uğruna iftira atmaya yeltenecek kadar cahil cesareti göstermeye başladılar. Bu ülkede mazlumların, ezilmişlerin, hakları gasp edilmişlerin, işsizlerin, düşkünlerin ve öteki kılınmış olan tüm kesimlerin sesi ve taleplerine cevap olacağım diyen HDP, 12 Eylül cunta anayasasının dayattığı %10 seçim barajını aşabileceğini gösterirken ne yazık ki bunu bir türlü sindiremeyenler tarafından dışlanmaya, yok sayılmaya çalışılmaktadır. Siyasetin kuralları içerisinde bir seçim yarışına kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Ancak son üç aydır yaşadıklarımıza bakılırsa seçim rekabetinden daha çok bir partiyi ve hatta hükümete ve Cumhurbaşkanına karşı çıkan herkesi boğmak, yerle bir etmek isteyen bir anlayışın açık bir şekilde yaşandığı herkes tarafından görülmektedir.
Allahın Kuran da bildirdiği gerçek adalet, insanlar arasında hiçbir ayırım yapmadan hükmetmeyi, insanların hakkını korumayı, zulme asla rıza göstermemeyi, zalime karşı mazlumdan yana tavır almayı, ihtiyaç içinde olanlara ırk, renk, din ve mezhep farkı yapmadan yardım eli uzatmayı emretmektedir. Adalet, bir karar vermek gerektiğinde iki tarafın da hakkını korumayı, olayları çok yönlü değerlendirmeyi, tarafsızlığı, hakkaniyeti, dürüstlüğü, hoşgörüyü, merhameti, ve şefkati gerektirir.
Bunlardan birinin eksikliğinde ya da yetersizliğinde gerçek adaleti uygulamak zorlaşır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı makamı da aynı zamanda herkese eşit ve adil olma makamıdır denildi. Kuran-ı Kerimdeki adalet olgusuyla ilgili ayetlerinde yer aldığı bildirgenin sonunda: Kalıcı barış ve İslamda kardeşlik hukukunun gereğini mutlaka sağlamalıyız.
HDP bu toplumun yıllar sonra açığa çıkmış umudu iken, bu umudun heba edilmesine seyirci kalmamalıyız. Bugün HDP, Kürdistanda ve Türkiyenin tamamında tüm halklar ile sağlam bağlar kurmuş, her kültüre ve kimliğe gösterdiği saygı ile takdir toplamış, yerel yönetimler aracılığıyla inançlar konusunda etkili çalışmalar yapmış bir siyasi parti olarak halkın gönlünde yer tutmuştur. Bu sevgi alanının din üzerinden hoyratça talan edilmeye çalışılması başta İslamiyet olmak üzere tüm insani değerlere ters düşmektedir. HDPyi söylemediği/söylemeyeceği şeylerle itham etmek, bunu da seçim malzemesi yapmak tüm insanlığın sorgulayacağı bir tutumdur. İnançlar her türlü siyasi amacın üzerinde, toplumların manevi değerleri olarak kalmalı, rant aracı olmaktan çıkarılmalıdır ifadeleri kullanıldı. Toplantı, Sonuç Bildirgesinin okunmasının ardından sona erdi.
Muş Ovası Gazetesi


