Vali Seddar Yavuz, hafta sonu düzenlenen yemekte köy korucuları ile bir araya geldi. Askeri Gazino´da düzenlenen yemeğe ayrıca; İl Garnizon Komutanı Piyade Kurmay Albay İsmail Işık, Vali Yardımcısı Ali Sakar ve İl Jandarma Komutanı Jandarma Pilot Kurmay Albay Osman Nuri Çevik ile köy korucuları katıldı.
Köy korucuları ile selamlaşıp kendileriyle bir süre sohbet eden Vali Yavuz, ardından yaptığı konuşmada: Öncelikle hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Uzun yıllar Türkiye Cumhuriyeti Devleti´nin bekası ve aziz milletimizin huzuru için canınızı feda ederek bu millete hizmet ettiniz. Hizmetlerinizden dolayı sizlere minnettarız. Sizlere çok teşekkür ederiz. Değerli arkadaşlarım Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra Balkanlar, Orta Doğu, Kafkaslar yani tüm İslam Dünyasındaki kan ve gözyaşı hiç bitmedi. Ne hikmetse ölenler hep Müslümanlar oldu. Hep katledilenler, vatanları işgal edilenler, Müslümanlar oldu. Demek ki 1. Dünya Savaşını çıkaranlar ve savaşın sonunda İslam coğrafyasını tüm Türk Hanedanlarını devre dışında bırakanlar hedeflerini doğru seçmişlerdi. Bu hedef öylesine doğru seçilmiştir ki; İslam dünyası tesbih taneleri gibi dağılmış, her bir yerde zulüm ve işkence hâkim olmuştur. İşte bu şartlarda Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduk.
Önce güçlenmeye, kendimizi geliştirmeye ve muhafaza etmeye gayret ettik. Bunda zaman zaman başarılı olduk. Zaman zaman sorunlar yaşadık. Ama yine de İslam Dünyasında yıldızı parlayan, insan haklarına, demokrasiye ve hukuka en iyi riayet eden, en gelişmiş demokrasiye sahip bir ülkeyi hep beraber meydana getirdik. Fakat bu tabi ki yeterli değil ifadelerini kullandı. İşte bu anlayışı yıkmak istediler Konuşmasında Azerbaycan, Filistin ve Ortadoğu´ya da değinen Vali Yavuz: Bu millet Türk´üyle, Kürt´üyle, Arap´ıyla bütün unsurlarıyla yek pare bir millettir dedi. Yavuz konuşmasının devamında: Bir Arap yazar olan; Amin Maluf, diyor ki; Arap Dünyası 150 yıldır utanç içinde yaşıyor.´ Aslında bu utanç bizi de biraz kapsıyor. Çünkü bu noktada bizim Müslüman olmasına vesile olduğumuz Boşnaklar, katledilirken, onlara tecavüz edilirken elimizden bir şey gelmemesi içimizi acıttı. Canımızı yaktı. Çeçenler katledilirken, yok edilirken elimizden bir şey gelmemesi bizlerin onurunu kırdı. Acısını kalbimizde hissettik. Yine Azerbaycan´da, Ermenistan Karabağ´ı işgal ettiğinde ve Karabağ Hocalı katliamını yaşadığı günlerde orada olamamak, oraya müdahale edememek gerçekten bizim içimizi yaktı.
Bir avuç İsrail´in Filistin´de, Orta Doğu´da Müslüman kardeşlerimize yapmış olduğu işkenceyi, eziyeti gördüğümüzde her defasında kalbimizden bir parça koptu ve kopmaya devam ediyor. İşte bu coğrafyaya geçmişte sahip çıkmış, bugün de yarın da sahip çıkabilecek yegâne anlayışa sahip aziz milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Bu millet Türk´üyle, Kürt´üyle, Arap´ıyla bütün unsurlarıyla yek pare bir millettir. Çünkü aynı kıbleye yönelir, aynı Allah´a secde eder ve ezan sesleriyle kalpleri titrer. Ay Yıldızlı Al Bayrağı gördüğünde tüyleri diken diken olur. İşte bu anlayışı yıkmak istediler.
Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü olursa ne Gazze´nin kalbinde bombalar patlayabilir ne Boşnak kardeşlerimize alçakça tecavüz edilebilir ne de Ermenistan gibi İsrail gibi bir katil devlet İslam´a ve Müslümanlara eziyet edebilir dedi. Biz bu vatana, bu millete ve bu dine baş koyduk Türkiye´de yaşayan 79 milyonun gidecek ikinci bir adresi olmadığını vurgulayarak konuşmasını sürdüren Vali Yavuz: Her birini kendi canımız ve kanımız gibi bilerek hep birlikte hedefe doğru ilerliyoruz. Bu uğurda canlar gidebilir. Ama bilin ki Allah yolunda öldürülenler ölü değildir. Onlar diridirler. Biz bu vatana, bu millete ve bu dine baş koyduk.
Bu uğurda şahadet onurdur, şereftir, haysiyettir. Ben bu ilin Valisi olarak bu duyguları inanarak ve kalbimden gelerek söylüyorum. Eğer bu vatana huzur gelecekse bu ten, bu can feda olsun. Bir değil, bin Seddar Yavuz feda olsun bu vatana. Bizler bu şuurla buradayız. Ama bilin ki Muş´ta 412 bin insanımızı kucaklıyoruz. Türkiye´de 79 milyon vatan evladını kucaklıyoruz.
79 milyon vatan evladının gidecek ikinci bir adresi yoktur. Balkanların, Orta Doğu´nun, Kafkasların hatta Afrika´nın gideceği ikinci adresi Türkiye´dir. Gelin şu ikinci adresi yok etmeyelim şeklinde konuştu. Allah´ın yolundan saptık, bunları sorgulamalıyız Konuşmasının devamında Suriye ve Irak´ta yaşanan olaylara değinen Vali Yavuz: Suriye´ye, Irak´a bir bakın. Bugün beğenmediğimiz, eksik yaptığını söylediğimiz, eleştirdiğimiz devletin olmamasının sonuçlarının ne kadar vahim olabileceğini; bakın canın can olmadığı, malın mal olmadığı Suriye´ye, Irak´a bakın. Biz, bugün sorunlarımıza rağmen dimdik ayaktayız. Yarın da ayakta olacağız. Biz İlahi Kelimetullah peşinde koşan, Allah Allah nidaları ile şehit olan bir neslin evlatlarıyız. Biz ne zamandan beri İlahi Kelimetullah´tan uzaklaştık, Allah´ın yolundan saptık, bunları sorgulamalıyız. Boşnakları Müslüman yapan biziz. Biz bugün onlara Boşnaksınız, size gelemiyoruz, diyemeyiz. Arnavutları Müslüman yapan biziz, biz size arkamızı dönüyoruz diyemeyiz. Biz İslam coğrafyamızda, doğal nüfus alanımızda bütün olarak büyük bir milletiz. Küfrün tek olduğu, imanın da tek olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Hiç kimse sanmasın ki Haçlı zihniyeti bitmiştir. Hiç kimse sanmasın ki, Büyük İsrail hedefleri ya da idealleri bitmiştir. İsrail´in hedefleri arasında bulunduğumuz coğrafya dâhil Trabzon´a kadar vaat edilmiş topraklar olarak yer alıyor. Zafer elbette bizim olacaktır. Ama biz sevdalı ve inançlı olmalıyız. Allah´a yönelmeli, birliğimizi, kardeşliğimizi tesis etmeliyiz.
Biz İslam kardeşliğinden bahsediyoruz ve İslam kardeşliğimizi mutlak tesis etmeliyiz, bir ve beraber olmalıyız ifadelerini kullandı. Vali Yavuz, Düzenlemelere İlişkin Açıklama Yaptı Köy korucuları ile ilgili İçişleri Bakanlığı´nın yeni bir takım çalışmaları olduğunu belirterek konuşmasına devam eden Vali Yavuz: Siz değerli korucularımızın nasıl fedakârca çalıştığını yakinen bilen birisi olarak, sizlere minnet ve şükran duygularımı tekrar ifade etmek istiyorum.
1989 yılından bu yana bölgeye sıklıkla gelip giden, 8 sene bu bölgede kalan, bunun üzerine tekrar bölgeye gelen birisi olarak sizlerin vatan için yaptıklarınızı, nasıl ve ne şekilde çalıştığınızı gayet iyi biliyorum. Allah, sizleri muhafaza etsin, korusun. Bu yeni dönemde sizlerle birlikte daha sıkı işbirliği içerisinde olacağız. El ele, omuz omuza olacağız. Sizlerin sorun ve sıkıntılarını en aza indirmek için gayret sarf edeceğiz. Bununla ilgili olarak yemekte ilgili arkadaşlarla da konuştuk. İçişleri Bakanlığı´mızın sizlerle ilgili yeni bir takım çalışmaları var. Özellikle silah ruhsatlarına ilişkin düzenlememiz var. Taşıma ruhsatına sahip korucularımızdan karşılanan ruhsat harcının, Devletimiz tarafından karşılanmasına yönelik bir karar var. Ruhsat harçlarını biz karşılayacağız. Sosyal yardımlar konusunda da anladığım kadarıyla sıkıntılarınız var. Sosyal yardım anlamında artık herhangi bir sorun yaşamayacaksınız. Gerekli talimatları vereceğim.
Biz, sizleri kendi canımız ve kanımız olarak kabul ediyor ve kendimiz için istediklerimizi sizler için de istiyoruz. Bizler insanız; eksiğimiz ve kusurumuz olabilir ancak bizim eksiğimiz ve kusurumuzdan ötürü Devletimiz ile aranıza mesafe koymayın. Çünkü yaptığımız en büyük yanlışlardan bir tanesi kişisel kusurlarımızın Devlete mal edilmesidir. Nitekim sizin kusurlarınız da Devlete mal ediliyor. Oysa bu, büyük bir yanlıştır. Eğer bu ilde ben iyi valilik yapamıyorsam, bu benim kusurumdur. Ama Devletimizin kusuru değildir. Eğer siz iyi koruculuk yapmıyorsanız ya da koruculuk yaparken kişisel kin ve nefretinize yenik düşüyorsanız bu sizin kusurunuzdur. Ama Devletin asla kusuru olarak kabul edilemez. Hepimiz insanız. Kişisel hatalarımızın Devlete mal edilmesi son derece yanlıştır. O yüzden ben her zaman Allah´a şöyle dua ediyorum; Yarabbi, takdirde isabetli kararlar verdir. Takdirde isabetsizlik ettirme, diyorum. Çünkü günde yüzlerce karar alırken aldığımız kararlarda elbette kasıt yoktur ama takdirde bir isabetsizlik olabilir.
O yüzden inşallah aldığımız kararlarda, yaptığımız işlerde, takdirde de isabet olsun ki, biz de işimizi iyi yapmış olalım.Biz, sizlerin sorunlarını iyi biliyoruz ve çözüm için Valilik olarak, Devlet olarak hep yanınızdayız. Yalnızlık duygusuna kapılmayın. Dimdik yürüyün, korkusuz olun. Biz korkularla geleceğe bakamayız. Biz Allah´a teslim olmuş insanlarız. Allah´ın verdiği canı da ancak Allah alır. Onu alacak başka güç yoktur. Bu vesileyle hepinize teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle selamlıyorum dedi. Vali Seddar Yavuz´un konuşmasının ardından yemeğe geçildi.
Muş Ovası Gazetesi


