İşitme engelliler, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısı ile Muş İşitme Engelliler Derneği, Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak basın açıklamasında bulundular. İşitme Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri, toplumda biz de varız dediler.
İşitme Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gündoğdu, yaptığı konuşmasında: “1992 de Birleşmiş Milletler Özürlüler On yılının kapanış toplantısında her yıl 3 Aralık gününün Özürlüler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldığından bu gün, 3 Aralık dünyada ve ülkemizde “Dünya Engelliler Günü” olarak kutlanıyor. 8.5 milyona yakın engelli vatandaşımızın yaşadığı ülkemizde engellilik konusuna duyarlılık her ne kadar artıyor olsa da halen istenen düzeyde değil ve hepimize bu duyarlılığı ve farkında lığı arttırmak konusunda birey olarak sorumluluklar düşüyor. Türkiye de bulunan 8,5 milyon engelli vatandaşımızın yaklaşık olarak %65rinin sonradan engelli olduğunu düşünecek olursak engelli olmaktan hiçbirimizin muaf olmadığı bilinciyle bu konuya yaklaşmamız gerekliliği önemle ortaya çıkmaktadır. Her yıl olduğu gibi bugünde 3 Aralık Dünya Özürlüler Gününü farklı etkinliklerle ele alıyoruz. Birçok özel eğitim kurumunda, bakanlıklarda, televizyonlarda bu güne yönelik etkinlikler yapılmaktadır. Engelliler için kurulmuş dernekler, federasyonlar ve üst örgütleri bu günler çerçevesinde toplumu bilgilendirme çalışmaları yapmakta. Nüfus sayımı esnasında ülkemizde yaşayan özürlülerin sayısı belirlenmeye çalışılmış ancak tam sağlıklı bir sonuç elde edilememiştir. Bu durum aileler tarafından saklanılmakta, çocuklarını evde tutmakta ve onları gerçek hayattan yoksun etmektedirler. Ailelerin bu tavrı engelli sayısını tam olarak ortaya çıkartamamaktadır. Ülkemizde tekerlekli sandalyelileri az görenleri hiç görmeyenleri az veya hiç işitmeyenleri Engelli olarak görmekteyiz. Ancak kalp hastalıkları böbrek hastalıkları kanser vb… hastalıkları engelli olarak kabul etmiyoruz. Çünkü bu durumda aileler ve bireyler hala ümitlidirler. Lakin engelli birey karşısında ümitsizlik engeli engel olarak görmeyi gerektirmektedir. Değiştiremeyeceğimiz engellilik karşısında bireyleri daha çocukluk yaştan başlayarak eğitmeli onlara özürlülüğün nedenlerini en iyi şekilde anlatmalıyız. Her insanın bir özürlü adayı olduğunu düşünürsek yapılacak çalışmalar daha fazla önem kazanmaktadır. Siz engelli olmayan kişilere de düşen görevler var: Engellilerle yan yana geldiğinizde onları anlamaya çaba gösterin. Acıyarak değil tanımak amacıyla onlara yaklaşın. Belki onlar konuşmakta çekingen olabilirler. Siz ilk adımı atarak bu paylaşımı kolaylaştırın. Şunu unutmayın; onlar sizin gibi bir insan. Sadece bazı organlarını tam olarak kullanamıyorlar. Toplumumuzu ancak çalışarak, tüketici olmaktan üretici konuma geçirerek daha ileriye bir yol almalıyız. Hiçbir şey engel değildir. Işıldamasına bir çift gözün ve hiç kimse engelli değildir yüreğine sıcaklığını hissediyorsa sevginin. Siz konuşuyorsanız, istediğiniz şeyi uzanıp alabiliyorsunuz kollarınızla. İstediğinizi görüyorsunuz, duyuyorsunuz ve konuşabiliyorsunuz. Yani kestirmeden bakarsanız özürlü değilsiniz. Evet; sizler özürlü değilsiniz çünkü sevmeyi de biliyorsunuz” dedi. Muş Ovası Gazetesi


