Tarım-İş Sendikası 16’ncı Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldı. Dün saat 10.00’da Ceylan Sinema Salonunda gerçekleşen 16. Olağan Genel Kurulunda Beşir Işık ve Abdullah Yıldırım aday olarak yarıştılar. Mevcut Başkan Beşir Işık, 96 delegeden 90’ının oyunu alarak yeniden başkan oldu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Genel Kurula, Belediye Başkanı Necmettin Dede, Tarım-İş Sendikası Genel Başkanı Bedrettin Kaykaç, Ak Parti Muş İl Başkanı Halis Saltık, CHP İl Başkanı İsmail Adanur, Yol-İş Sendikası Şube Başkanı Cengiz Demirel, Şeker İş sendikası Muş Şube Başkanı, Tarım-İş Sendikası genel merkez yöneticileri ile Ankara, Bursa, Konya, Adana, Erzincan ve çevre illerdeki sendika başkanları ve üyeleri katıldı.

KAYKAÇ, HÜKÜMETE YÜKLENDİ
Divan Başkanlığını yapan Tarım-İş Sendikası Genel Başkanı Bedrettin Kaykaç, hükümet yüklendi. İlk defa bir kongrelerine iktidar partisi belediye başkanı ve il başkanının katıldığını belirten Kaykaç, “Diğer şubelerimizin genel kurullarında tabiri caizse kendimiz söyledik kendimiz dinledik. İlk defa bir kongremizde iktidar partisinin belediye başkanı ve il başkanı aramızda. Bölgeyi gezdiğimde buranın tarımsal potansiyelini gördüm. Böyle hayvancılığa müsait bir bölge varken biz et ithal etmeyi düşünüyorsak burada bir sorun var demektir. Siyasiler kısır bir çekişme içindeler. Özelleştirme, taşeronlaşma, işsizlik gibi sorunlar giderek artarken Anayasa değişikliği teklifi ile gündem değiştirilmeye çalışılıyor. Anayasa değişikliği gerçekleşirse milli gelirimiz artacakmış, ben yapılan değişikliklerde bu yönde bir değişiklik göremedim. Bu değişiklik işsizliği nasıl çözecek. Şimdi birde işsizliğin sanal olduğunu söylüyorlar. Çalışma Bakanı Türkiye’de emek sömürüsünün olduğunu söylüyor. Tespit güzel. Ancak hükümet olarak bunun çözümü konusunda ne yaptınız. Sayın Başbakan işverenlere seslenerek hiç değilse zekat karşılığı olarak işçi çalıştırın diyor. Biz zekat olarak değil emeğimizin karşılığı olarak çalışıp ekmeğimizi kazanmak istiyoruz. Geçen gün bir gazetede elimizde neyimiz kaldı diye soruyor. Satılmadık neyimiz kaldı. Şu ana kadar 199 tane milli kuruluşumuz özelleştirme sonucu kapatılmış, 39 milyar dolar kazanılmış peki bu para ile ne çözülmüş. Özelleştirme sonucu 40 bin arkadaşımız kapının önüne konmuştur. 14 tane tarım işletmesi özelleştirildi. Hani özelleştirilen bu işletmelerde 5 bin kişi çalıştırılacaktı. Hani üretim artacaktı. Tarım Bakanına bu durumu söylediğimizde siz sendikasınız her şeye karşı çıkıyorsunuz diyor” dedi.

RAKAMLARLA OYNAMAKLA EKONOMİ DÜZELMEZ
Enflasyon oranlarının düzeltilmesi, rakamlarla oynamakla mümkün değildir” diyen Kaykaç konuşmasına şöyle devam etti: “Enflasyon rakamlarına bir bakın. Toptan eşya fiyatları hızla artıyor, ancak ne hikmetse tüketici fiyatları aynı oranda artmıyor. Çünkü toplu sözleşmeler enflasyona bağlı. Rakamlarla oynayarak ekonomi düzelmez. Şimdi enflasyon artışını et fiyatlarına bağlıyorlar. Hesaplama 460 kalem mal ve hizmet fiyatı üzerinden yapılıyor. Kabahat bir kalem ette, soğanda, sivri biberde mi? Hükümet sermayenin üzerine gidemiyor. Yandaşların üzerine hiç gidemiyor. Yükleniyor çalışanlara. Yüzde 27 vergi, sigorta, işsizlik sigortası derken, elindeki 100 liranın 41 lirası devlete gidiyor. Yılın ilk üç aylık vergi ödemeleri toplamı incelendiğinde gelir vergisinin yüzde 65’i çalışanlardan kesilmiş. Bizlere vergi diliminin yüksekliğinden şikayet ediyorsunuz bunu toplu sözleşmelerle düzeltmemiz isteniyor. Arkadaşlar bu bizim değil meclisin işi. Şimdi kıdem tazminatına taktılar. Kıdem tazminatı ile ilgili bir kaygınız olmasın. Bunu ancak bu ülkeyi tanımayanlar söyleyebilir. Bizlere Avrupa ülkelerini örnek gösteriyorlar. Avrupalı emekli benim ülkeme tatile geliyor. Benim emeklimi bırak çalışanım bile bırakın tatili, köydeki babasını ziyaret edemiyor. Daha yeni 18 yaşındaki bir genç dersane ücretini ödeyemeyen annesinin hapse atılmasını kaldıramayarak canına kıyıyor. Yasal olarak ilave tediyelerden sigorta primi kesilmesi mümkün değil. Ancak kesiliyor. Bu konuda açılan çok sayıda dava var yine farklı farklı mahkeme kararları var. Ben 30 yıldır çalışıyorum. Pek çoğunuz benim gibi. Bu zamana kadar bu kesinti yoktu. Şimdi ne oldu. Bölgenize gelen milletvekillerine bunu bir sorun. Özelleştirme ile ilgili sıkıntılarımızı anlatın”

TARIM SEKTÖRÜ ZARAR GÖRDÜ
Genel Başkan Kaykaç’tan sonra söz alan Tarım-İş Sendikası Muş Şube Başkanı Beşir Işık ise, “ülkemizde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin bir değerlendirmesini yaparak, “Ortadoğu ülkelerine yaptığımız ihracatın durma noktasına gelmesi ekonomimize büyük zararlar vermiştir. Bu ülkelere yapılan ihracatın en önemli kalemlerinin tarım ve hayvancılık ürünlerinden oluşması nedeniyle en fazla zarar gören kesim tarım sektörü olmuştur. Son yıllarda büyük gelişme gösteren tavuk eti ve yumurta üretimi körfez krizi ile birlikte çökme noktasına gelmiş ve çok sayıda firma sektörden çekilmiştir. Halen üretim yapan firmaların da çoğu yapancı sermayenin eline geçmiş onların sermaye desteği ile ayakta kalabilmiştir” dedi.

Şube açısından önemli bir gelişmenin de, şubenin görev alanlarında meydana gelen değişmeler olduğunu belirten Işık, “Şube görev alanımızda bulunan Muş, Bitlis, Van, Hakkâri, Ağrı ve Iğdır illerine ilaveten Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun 17–01–2006 tarih ve 353 sayılı kararı ile; Bingöl, Batman, Siirt, Şırnak, Kars ve Ardahan İlleri ve ilçelerindeki işyerleri de şubemize bağlanarak şubemiz görev alanı genişletilmiştir” şeklinde konuştu.

Son olarak söz alan ve genel kurula hitap eden Belediye Başkanı Necmettin Dede ise, bölgeye gerekli önemin verilmediğini belirterek, “bu bölge özellikle Malazgirt Anadolu’ya açılan kapıdır. Ancak bu bölgeye hiçbir zaman gereken önemi görmemiştir. Geçmişte bu bölgeden dışarıya kamyon kamyon tarım ürünü giderdi. Ancak, şimdi bunu göremiyoruz. Birçok hükümet gelip geçti, fakat hiçbir dönem bu bölgeler gereken öneme sahip olamadı” dedi.

Genel kurul sonunda yapılan seçimde, 96 delegeden 90’ının oyunu alan Beşir Işık yeniden başkanlığa seçilirken, rakibi Abdullah Yıldırım ise 6 oy alabildi. Muş`un Sesi Gazetesi