Muş İnsan Hakları Derneği, yaptığı basın açıklamasıyla, IŞİD’in katliamlarını kınadı.
Cumhuriyet Caddesinden, Yeşilyurt Mahallesine kadar yürüyen İnsan Hakları Derneği, burada basın açıklamasında bulundu.
Yapılan basın açıklamasında: “Dünyadaki egemen güçler bilinçli bir şekilde Irak’ı, Suriye’yi IŞİD’e bırakmışlardır. IŞİD çeteleri tarafından her gün yüzlerce insan katledilmekte, tarihsle doku yerle bir edilmekte, kadınlar sistematik olarak tecavüze ve cinsel saldırıya uğramakta, çocuklar acı ve gözyaşı içinde dünyadaki diğer yaşıtlarından habersiz yaşamaktalar. Günün her saati, saniyesi travma içinde geçen coğrafyada yeni ölümlere tahammülün kalmadığı kanaatindeyiz.
IŞİD çeteleri 03.08.2014 tarihinde sabah saat 03.00’den itibaren Şengal kasabası ile bağlı köylere yoğun saldırı başlatmış, saldırı karşısında halk eldeki silahlarla çetelere karşı çatışmaya girerken, sabahın erken saatlerinde ise KDP’ye bağlı Peşmergeler konvoy halinde geri çekilerek, Şengal’i Ezidileri adeta ölüme terk etmiştir. Şengal’de Ezidi Kürdün ölümüyle sonuçlanan insanlık dışı saldırıların olmasını kaygıyla ve hayretle izliyoruz. Musul ve Şengal mıntıkalarında geçmiş tarihlerde de Ezidi halkına karşı katliamlar gerçekleştirilmiştir.
Ezidiler, bütün tarihleri boyunca inançları ve kültürleri nedeniyle soykırımlara maruz kaldılar. 1975 yılında Şengal’e bağlı 136 köy bulunurken, bu köyler KDP tarafından boşaltıldı. 1992-1993 yıllarında Irak ordusuna askerlik yapmak istemeyip kaçak durumuna düşen yüzlerce Ezidi Kürt genci katledildi. 2007 yılının 16 Ağustos’unda Ezidi yerleşim yerlerini hedef alan 4 intihar saldırısında en az 500 Ezidi katledildi. Ne merkezi Irak yönetimi, ne de Güney Kurdistan Fderal Hükümeti, bu katliamlar karşısında gerekli tavrı takınmamış, tedbir almamış, katillerin üzerine gitmemiştir. Adeta Ezidi katliamına göz yummuşlardır.
Ezidi’leri katliamlar karşısında savunmasız bırakmışlardır. Ortadoğu halklarının dini inancını kötü emelleri için kullanan bu çeteler bu katliamlarla Ezidi halkını kendi öz topraklarından kopartıp göçerterek tam bir soykırım uygulamak istemektedirler. Tümüyle ulus devlet zihniyetini pratikleştirmek, tek devlet, tek ulus, tek din ve tek dil yaratmak için gerçekleştirilen bu katliamlar ne ilk ne de sondur. Bölide kendi dışındaki tüm ulusal, toplumsal, inanç ve kültür kesimlerin itasfiye etmekten başka hiçbir düşüncesi ve zihniyeti olmayan bu insanlık dışı faşist çetelere karşı herkesin karşı durması gerekir.
Ezidi halkı nerden ve kimden gelirse gelsin her türlü saldırılara karşı kendisini savunmak için birliğini geliştirmeli, öz savunmasını örgütleyerek karşılık vermelidir. Kürdistan’da yaşayan tüm inanç ve kültür kesimleri bu çeteci saldırılar karşısında güçlü bir dayanışma geliştirmelidir. Her türlü saldırıyı püskürtecek tüm halkların, inançların, kültürlerin varlığını ve özgürlüğünü güvence altına almalıdır. Bu tekçi, soykırımcı ve faşist çetecileri etkisizleştirmeyi hedeflemelidirler. Halkların korunması için hiçbir siyasi parti ve grup, dar çıkarlarını düşünmeden ortak hareket etmesi gerekir. Yaşam hakkı ihlali insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.
Başka bir etnisiyeti imha amaçlı bir araya gelen oluşumların eylemleri tüm ınsanlığı hedeflemektedir. İnsan hakları savunucuları olarak yaşam hakkı çalınan her bireyin yokluğunun, aynı zamanda insanlığı da eksilttiğini hatırlatarak, demokratik kamuoyunu bu tür eylemler karşısında duyarlı olmaya ve dünyanın her yerinde halkların eşit ve kardeşçe bir arada yaşama istencini yükseltmeye davet ediyoruz. Saldırıyı lanetlerken, herkesi Ezidi ve Kürt halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz.
Şengal’de bir insanlık trajedisi yaşanmaktadır. Yeni bir katliamın yaşanmaması için başta Kürdistan bölge yönetimini ve Irak merkezi hükümetini acil tedbir almaları çağrısında bulunuyoruz. Bu temelde de uluslararası kurumları, BM ve ilgili herkesi göreve çağırıyoruz. Yaşananlar açık bir katliam ve soykırımdır. Bizler vicdan ve insanlık gereği bu katliamlara sessiz kalmayacağımızı tepkimizi yükselterek göstereceğimizi ifade ediyoruz” denildi.
Muş Ovası Gazetesi


