Dr. Selma Tural Hesapçıoğlu, okul öncesi çocuklardaki dil sorununa değindi.
Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Uzman Dr. Selma Tural Hesapçıoğlu, okul öncesi çocuklarda konuşamama üzerine bilgiler verildi. Hesapçıoğlu: “Bir toplumdaki bireyler birbirleriyle konuşarak kendilerini ifade eder, çevreleriyle iletişim kurarlar. Konuşmak yalnızca ihtiyaç duyulan durumlarda değil sayısız amaçlar için duyguları ve düşünceleri başkaları ile paylaşmak için de kullanılır. Bu paylaşım insan olmanın bir gereğidir. Birey doğumundaki ilk çığlığı ile çevre ile iletişim kurmaya başlar. Sonraki aylar ve yıllar içerisinde, ifade edebilme becerisi daha çok şekillenir. İki yaş döneminde konuşması artık çevredekiler tarafından anlaşılmaya başlar. Sözcük dağarcığı gün geçtikçe zenginleşir, öğrenme amaçlı tekrarlayan sorular sorar. Bazen bu doğal gelişim çeşitli nedenlerle ketlenebilir. Eğer çocuk iki yaşına gelmiş ve halen anlaşılır küçük cümleler kuramıyorsa gözden kaçan bir nokta olmuş olabilir. Konuşma gelişiminde geriliği sebep olabilecek bazı nedenler incelenmelidir. Dilin kendini ifade etmede kullanılabilmesi için çocuğun bu ihtiyacı hissetmesi gerekir. Ciddi sağlık sorunu yaşayan bir çocuğun, isteklerini ifade etmesine fırsat tanınmadan ihtiyaçları gerçekleştiriliyor olabilir. Sözel ifadeler kullanmasına fırsat verilmeden her istediğinin yapılması konuşma gelişimini geciktirebilir. Büyürken çocuğun sevdiği ve bağlandığı anne, dil gelişiminde çok kilit bir role sahiptir. Sağlıklı anne çocuk ilişkisi dil gelişimini olumlu yönde etkiler. Annenin çocuğuna vakit ayırmasını, onunla konuşup, oyun oynamasını engelleyen etkenler de çocuğun dil gelişimini bozabilir. Bunlara örnek olarak annenin geçirdiği ruhsal travmalar ya da annenin vakit ayıramayacak yoğunlukta olması verilebilir. Çocukla konuşmak, ona kitap okumak, onunla oyun oynamak çocuğun dili düzgün ve etkin şekilde kullanmasını sağlar. Yine annenin sözcük dağarcığının zenginliği, çocuğun sözcük dağarcığını olumlu etkileyecektir. İki yaş döneminde dil gelişimini bozan bir diğer etken de televizyondur. Çocuktan gelen tepkilere duyarsız olması nedeniyle çok televizyon izleyen çocuklarda bir süre sonra sözel tepkiler ortadan kalkmaktadır. Konuşma gelişimini etkileyen bu çevresel sebeplere ek olarak, genetik, nörolojik ve gelişimsel problemler de çocuğun sözel beceri kazanmasına etki eder. Yaygın gelişim bozukluklar başlığı altındaki otizmde de başlangıçta çocuk konuşmayı etkin bir şekilde geliştiremez. Bu sorunlar mevcutsa mutlaka bir uzmana danışmak gereklidir.
ÇOCUKTA KONUŞMA SORUNU VARSA NELER YAPILABİLİR?
Çocukla ebeveynlerin etkileşimini arttırmak, çocukla oyuna daha fazla vakit ayırmak, oyun oynarken sözcükleri daha çok kullanmak, konuşma ihtiyacı hissetmesini sağlamak,
televizyon izleme süresini sınırlandırmak, dil gelişimini arttıracak oyunlara yönelmek, çocuğa, İlgisini çekebilecek, yazısı az, resmi fazla olan kitapları okumak, ele geçen her diyalog fırsatını kullanarak çocuğun maruz kaldığı sözel uyaran miktarını arttırmak, çocukla konuşurken, bebeksi olmayan, net bir telaffuz kullanmak yarar sağlayabilir. Eğer konuşma dışında diğer gelişim alanlarında da bir farklılık olduğu düşünülüyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak gerekir” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


