Muş, 2010 yılında da kan bağışı rekorunu kırmaya hazırlanıyor. 2009 yılında yüzde 300.62 ile kan bağışında rekor kıran Muş, bu yılda da yüzde 400’ün üzerine çıkarak, yine birinci olmayı hedefliyor. Rekorların alt üst olduğunu belirten Cengiz Koç: “2007 yılı Kan Merkezi kurulduğunda, bizim için çevre illerde kuruldu. Çok enteresandır, bu illerdeki Kan Merkezleri kapandı. Muş’ta 2008 yılında bize kota verilmişti. Bin 600 kan toplarsanız çok başarılı olacaksınız denildi. Biz 2008 yılında 2 bin kan topladık. 2009 yılında 2 bin kan verdiler, biz 5 bine ulaştık. Bu yıl yine 5 bin kan kotası koydular, biz ilk çeyrekte 2 bin 400 kana ulaştık. İller gelişmesinde sonlarda olan bir il, insanı yardım açısından, bağış açısından son iki yıldır rekorlar kırıyor. Yüzde 300.62 bir başarı yakaladık. Biz burada ortam yaratıyoruz öğrencimize, vatandaşlarımıza. Biz bunu bütünlük içerisinde değerlendiriyoruz. Din adamlarımızla, öğretmenlerimizle, bürokratlarımızla, muhtarlarımızla ve sair faaliyetlerde bulunuyoruz. Kızılay ülkemiz adına yurt dışında bir sürü faaliyetlerde bulunuyor. Kan olayı daha 2007-2006 yıllarında, Kızılay’ın topladığı kan miktarı 280 bin iken, bugün Kızılay 1 milyon ünite kan toplayabiliyor. Ülkemizin kan ihtiyacı 1.5 milyon ünite, bunun 1 milyon ünitesini Kızılay karşılıyor. Dikkat ederseniz, radyolardan ve Belediye hoparlörlerinden artık kan anonsu duymuyorsunuz. Muş Kızılay Kan Merkezi artık Muş’un bütün kan ihtiyacını karşılıyor. Düzenlik kan bağışında bulunan bir insanın, kalp krizi geçirme riski azalıyor, kan verme tansiyonu orantılıyor ve bunun gibi daha birçok faydaları var. Biz Muş halkından, yerlisinden yabancısına herkesten kan bağışına verdikleri desteğin devamını bekliyoruz. Bu yılda da yüzde 400’ün üzerine çıkmayı hedefliyoruz” dedi.
KAN, İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRILIYOR
Yetkililer, alınan kanların ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirterek: “Eğer kan bağışında bulunmak isteyen bir kişi yaptığımız testleri geçerse vücuduna uygun miktarda kan alıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Ancak halkın büyük çoğunluğu bu konuda ne yazık ki duyarsız davranıyor. Oysa bağışlanacak kanın, bir hayatı kurtaracağı unutulmamalıdır” diye konuştu. Dr. Erdoğan kan bağışı ile ilgili olarak şu bilgileri kaydetti: Kan bağışı, kalp krizi ihtimalini yüzde 90’a varan ölçüde azaltıyor, baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon ve yorgunluk gibi rahatsızlıklara da iyi geliyor. Yani kan bağışında bulunmak bir hastanın hayatını kurtarırken, vericiye de sınırsız yarar sağlar. Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur. Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur. Kandaki yüksek yağ oranı düşer. Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır. Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur. Kan bağışçısı her kan verdiğinde: AIDS, Hepatit B, Hepatit C, Sifiliz Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur. Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır. Kan bağışı yaptığınızda sadece ihtiyacı olan insanın sağlığına kavuşmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kendi sağlığınız için de olumlu bir şey yapmış olursunuz. İşte kan bağışı sonrasında sağlığınızdaki olumlu değişiklerden en önemlileri şunlardır: Kan hücreleriniz yenilenir. Kan yapan organlarınız daha sık çalışır hale gelir. Sosyal sorumluluk ve ait olma hissini geliştirerek ruhsal olarak da rahatlarsınız. Genç hücreler dolaşıma katıldığı için, bağışıklık sistemi aktivitesi değişir. Kanınızdaki yüksek yağ oranı düşebilir. Kalp krizi ihtimalini %90 oranında azalttığı ifade edilmektedir. Her kan bağışladığınızda, kan sayımı ve kanla bulaşan hastalıklarla ilgili tarama testine tabi olursunuz. Aşağıda sıralanan maddelere eğer uygunsanız, siz de rahatlıkla bir kan merkezine gidip ihtiyacı olanlara kan bağışında bulunabilirsiniz. Yaşı 18-65 arasında olanlar. Ağırlığı 50 kg üzerinde olanlar. Önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin düzeyi normal olanlar. Kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen herkes kan bağışında bulunabilir” dediler. Kan veremeyecek olanlar için ise: “Bazı nedenler de sizin kan vermenize engel olabilir. Eğer aşağıda sıralanan durumlardan herhangi biri sizde varsa, kan vermek için biraz beklemeniz gerekiyor. Muayenede 37,5 dereceden fazla vücut ısısı olanlar. Nabız atış sayısı dakikada 50 den az, 100 den fazla olanlar. Damardan uyuşturucu bağımlılığı olanlar. Pıhtılaşma faktör konsantresi ile tedavi olanlar. Son 24 saatte aşırı miktarda alkol alanlar. Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık geçirenler ve geçirme riski yüksek cinsel tercihlerde bulunanlar. Soğuk algınlığı geçirenler şikâyetlerinin kesilmesinden 3 gün sonra kan bağışı yapabilirler. Son 12 ay içinde; bulaşıcı sarılığı olan biri ile yakın teması olanlar. Organ veya doku nakli yapılanlar. Akupunktur, dövme, cildinizin herhangi bir yerini deldirme (kulak deldirme gibi) işlemi yaptıranlar. Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirenler kan veremezler. Sıtma hastalığının salgın olarak bulunduğu coğrafi bölgelerde 6 aydan fazla kalanlar, 2 yıl süre ile 6 aydan az kalanlar ise 12 ay kan bağışında bulunamazlar. Kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka kan verdiğiniz merkezdeki doktora iletin. Kalp krizi geçiren bir kişi kan veremez” dediler. Muş Ovası Gazetesi
Muşspor Play-Off’u Garantiledi: Deplasmanda Kritik 1 Puan
Nisan 20, 2026 9:36 AM


