HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, 150 eksiğiyle açılan devlet hastanesi, bugün itibarıyla damı ve tavanı su sızdıran, sızdırdığı suyla katlar arası hastaların ve hasta yakınlarının mağduriyetine yol açan bir durumla karşı karşıya bırakmıştır hastaları ve Muşluları. Ulaşım ve su sıkıntısı da cabasıdır.dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerine HDP Grubu adına söz alan Demir Çelik, Muş Devlet Hastanesi’nin, hizmet edebilme kapasitesinden yoksun olmasına rağmen, taşınmanın gerçekleştiğini ve hastanenin seçimlere kurban edildiğini vurgulayan Çelik şunları kaydetti; Devlet hastanelerinin, üniversite hastanelerinin içinin boşaltıldığını söylemiştim, afaki konuşmuyorum.
Dün itibarıyla ben Muş ilinden geldim. Muş ilinin de bundan yeterince nasibini aldığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha önce Muş ilinde 450 yataklı devlet hastanesi ile kadın ve çocuk hastalıkları hastanesi hizmetini gören iki farklı birim vardı. Bu birimlerin birleştirilip tek bir merkezde buluşturulacağı yeni bir devlet hastanesi projesinin yıllar öncesinde başlatıldığı, bu yıl itibarıyla hizmete açılacağı söylenmişti.
Henüz hizmet edebilme kapasitesinden yoksun olmasına rağmen, devlet hastanesi, seçimin yaklaşıyor olmasına kurban edilircesine bu aralık başında hizmete açıldı. 450 yataklı olan toplam hastane hizmetleri 300’e indirilmişti. 150 eksiğiyle açılan devlet hastanesi, bugün itibarıyla damı ve tavanı su sızdıran, sızdırdığı suyla katlar arası hastaların ve hasta yakınlarının mağduriyetine yol açan bir durumla karşı karşıya bırakmıştır hastaları ve Muşluları.
Aynı hastane 7 katlıdır. Üst katında yemekhane, yemekhaneye bir saat süresince gidip gelmek durumunda olan 1.500 çalışan, o bir saat süresince çalışmayan asansörleriyle mağduriyetleri hat safhada yaşadığından aç biilaç yeniden hizmetini öğlenden sonraları sürdürmek üzere görev alanlarına geri dönmektedirler. Taşeronlaştırma adı altında Muş Devlet Hastanesinde de hizmet alma sektöründe çalıştırılan emekçi kardeşlerimiz, yoksullar, asgari ücretten zaten çalıştırıldıkları yetmezmiş gibi, bindirilen aşırı yükten de bugün ne yapacaklarını bilemez hâldeler. 60 odanın bir kişi tarafından temizlenebileceğini düşünebilir misiniz saygıdeğer milletvekilleri? Bir günde bir hasta bakıcısının ya da bir temizlikçinin 60 odayı nasıl temizleyebileceğini aklımız alabilir mi? Ama maalesef çalışanlarımız bu muameleyle karşı karşıyadırlar. Hemşirelerin, hasta bakıcıların soyunabilecekleri, kullanabilecekleri odaları bile yoktur.
Bu hastanenin bırakın içme suyu, temizlik amacıyla kullanabilecekleri suyu yok çünkü hastanenin suyu şehir şebekesine henüz bağlanmamış. Ruhsatsız, şehir şebekesi suyundan mahrum ve tavanıyla birlikte su sızdıran bu hastane seçimin kurbanı olacak tarzda hizmete açılmıştır ama insanlar, o hastaneye toplu taşıma araçlarıyla, minibüslerle ulaşabilme koşullarından da yoksundurlar. Parası olanın taksiyle gidebilmesinin dışında başka olanağın olmadığı bu hastane niçin, ne adına konumlanmıştır bizim aklımız almamıştır. Tek bir izahı var, Muş merkezde özeleştirmeye bağlı açılmış hastanelerin hasta potansiyelinin düşmemesi içindir. Oralara yoksullar, işsizler, emekliler, emekçiler mahkûm kalsın istenmektedir. Yazık değil mi, günah değil mi?
Muş Gündem Gazetesi


