Altun yazılı olarak yapmış olduğu açıklamada, “HAKSEN’in kuran ikinci genel başkan şahsımdır. Bu konfederasyonun oluşmasında da ana rol oynayan ikinci sendika da Ulaşım Hak-Sen dir.
Çok iyi niyetli çıktığımız bu yolda bir anda elektrikler kesilmiş ve karanlık bir yolda yürümeye devam etmek zorunda kaldık. Olması gereken etik kuralların burada daha da iyi hayata geçirileceği yönünde ümitlerimiz vardı. Fakat yaşana bazı durumlardan sonra bu ümitler sönmeye başlamıştır. Diğer sendikaların iç işlerine karışmak, atamayla genel başkan ve yönetim kurulları getirmek ilk başta normaldir. Ama 6 ay sonraki genel kurullar da tarafsızlık ilkesine bağlı kalınmalıydı. Aday olmak isteyen bazı arkadaşlar tehditle susturulmuştur. Hatta demokrasi olmalıdır diye yüksek sesle konuşan yönetim kurulu üyeleri son anda ayak oyunlarıyla liste dışına itilmiştir. Bunda ki amaç küçük olsun ama benim olsun zihniyetidir” dedi.
Ayda bir yapılan genel başkanlar ya da konfederasyon toplantısı sadece göstermelik kararların alındığı toplantılar haline geldiğini belirten Altun, “Alınacak her kararın provasını birkaç gün önce kendi sözünden çıkmayan genel başkanlar ile yapan konfederasyon başkanı toplantılarda demokrasi havarisi gibi her kararı oylamaya sunmuştur. Elbette bu durum “tek adam tek beyin” yapılanmasıdır. Haksen ismi ile içi birbirinden farklı bir hale dönüşmüştür. Kamu görevlilerine menfaat getireceği inancımız kaybolmuştur. Maddi durumu iyi olan sendika olmayana destek olacaktı. Fakat burada hiç de öyle olmadı. Borçlarını ödeyemeyen sendikalara banka faizini geçen% 10 luk bir gecikme faizi uygulanmıştır. Konfederasyon katılım payı %10 olmasına mukabil ödediğimiz oran bazen %30 ları bulmuştur. Ulaşım Hak-Sen maddi sıkıntıya girmiştir. Bu ödemeler karşı geldik.3–4 ay bu haksız ödemeleri ödeyemedik. Ama onlar bunla yetinmeyip 3–4 aylık bir gecikme faizi işletip icar müdürlüğü kanalıyla yasal işlem başlatmışlardır. Bu arada yapılan genel kurulara ise sendikamızı hareket edemez duruma getirmiştir. Bir başkası ile konuştuğumuz konuşmalar konfederasyon başkanının ağzından aynı cümlelerle dökülmekteydi. Sendika da herkes birbirine güvensizlik ile bakma noktasına gelmiştir. Elbette cümlelerimiz padişahım çıplaksın deme cesaretinde ve ferasetinde olanlar için geçerlidir. İspiyonculuk ve telefon dinletme moda haline gelmiştir. Güven ve itimat sona ermiştir. Sendikamızın genel sekreteri istifa ettirilerek başka bir sendika kurdurulmuş ve hemen akabinde bu sendika konfederasyona üye yapılmıştır. Aynı iş kolunda iki sendikanın olması oluşturulmasının amacı nedir? Yine söylüyorum: Bu sendikacılık tarihine geçen kara bir lekedir. Küçük olsun ama benim olsun zihniyetidir. Haksen ümit olmaktan çıkmış ve çok hızlı bir şekilde çökmeye başlamıştır. Diğer büyük sendikalardan hiçte farkı olmayan bir yapıya kavuşturulan haksen insanların hür bir şekilde fikirlerini ifade edebileceği bir ortama sahip değildir” şeklinde konuştu.
Altun sarı sendikacılığı eleştirerek sözlerine şöyle devam etti: “Her iktidar kendi sarı sendikasını oluşturmaktadır. Bu dönemde olmuştur. Sarı gömleği giyen sendika eleştiri mekanizmasını çalıştırmayarak hak ve emek mücadelesine ihanet etmektedir. Hatta bu sendikalar kamu yöneticisi atattırma yarışına girmiştir. Sendikaların işi bürokrat mı atattırmak? Bu sarı sendika memurları kendilerine üye olmazsa lojman verdirmemekle, onları sürdürmekle tehdit etmeye başlamıştır. Memurun yanında olması gereken bu sendikalar cella6t gibi tepede beklemektedir. Böyle bir sendikacılık anlayışı olur mu?”.
Altun sözlerine şöyle devam etti: “Eleştirdiği insanların tırnağı dahi olamayacak sendikal geçmişe ve bilgiye sahip olamayan insanların liderlik hevesleri işte bu ortamları doğurmaktadır. Bütün kamu görevlilerini uyarmak istiyorum. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayın” dedi. Muş`un Sesi Gazetesi
Atletizmde Gurur Tablosu: Derya Kunur Türkiye Şampiyonu…
Mayıs 5, 2026 2:33 PM


