Yaklaşık bir haftadır seçim çalışması yürüten başkan adayları oy alabilmek için kıyasıya yarıştı. Okulun sosyal faaliyetler salonunda yapılan seçimde öğrenciler teker teker sandık başına giderek oylarını kullandı.
10 adayın yarıştığı seçimlerde bin 186 öğrenci oy kullandı. Okul Meclis Başkanlığı için Mustafa Seyitoğlu, Mehmet Şulan, Mehmet Türkcan, Ramazan Özkan, Nesip Özcan, Doğan Işık, İlyas Yavuz, Ömer Faruk Yaşar, Seyfullah Güler ve Mehmet Demir kıyasıya yarıştı.
Oylama sonucunca, 307 oy ile Seyfullah Güler başkanlığa seçildi. Güler, okul ihtiyaçları için tüm kapıları aşındıracağını söyledi.
Diğer adaylardan İlyas Yavuz 274, Doğan Işık 157, Mehmet Şulan 97, Ömer Faruk Yaşar, 93, Mehmet Türkcan, 80, Mehmet Demir 46, Ramazan Özkan 37, Mustafa Seyitoğlu, 27, Nesip Özcan 27 oy aldı. 41 oy ise geçersiz sayıldı.
Seçim sonuçlarını değerlendiren Okul Müdürü Şeyhmus Yentür, demokratik bir ortamda öğrencilerin seçim yaptıklarını ve aralarından bir başkan seçtiklerini ifade etti. Bu seçimler sayesinde öğrencilerin, demokrasi anlayışının daha da gelişeceğine inandığını belirten Yentür, “demokrasi, insana değer olarak önem veren ve insan kişiliğinin özgürce ve eksiksiz biçimde geliştirilmesine imkân sağlayan bir yönetim ve fazilet rejimidir. Bu nedenle de, ancak eğitim süreci içinde öğretilebilir. Öğrenilebilmesi için, demokrasinin eğitime ihtiyacı vardır ve bu anlamda eğitim demokrasinin ön şartıdır. Özellikli bölgemizde cumhuriyetin kurulmasıyla beraber seçimleri anlamlı ve ilimizin menfaatleri doğrultusunda kullanmakta zorlandık millet menfaatini bir tarafa bırakarak kişisel menfaatleri ön plana çıkardık. Bu anlayış bu bölgenin kaderi olmamalı ferdi çıkarların toplumsal felaketler olduğunu öğrencilere kavratarak demokrasinin bu bölgede olgunlaşmasını sağlamak aslı görevimiz olmalı diye düşünüyorum” dedi.
Eğitimin fonksiyonlarından biri, “çocuğun kişiliğini oluşturma ve geliştirmedir” diyen Yentür, “Bu fonksiyonun nihai amacı da, çocuğa, öncelikle demokrasinin gerektirdiği “etkin, ergin ve özgür yurttaş” kimliği kazandırmaktır. Yurttaş, demokratik bir toplumda hakları ve görevleri olan kişidir. Birinci hakkı, yönetime katılmak; birinci görevi ise, yasalara saygı duymaktır. Bu saygıdan anlaşılması gereken; yurttaşların kanunlarla belirlenen çerçeve içerisinde özgürlüğünü, katılımcı girişimlerini uygulayıp geliştirmesi ve toplumu oluşturan diğer bireylerle ilişkilerini düzenlemesidir. Demokrasinin her düzey ve bağlamda; ailede anne-baba-çocuk arasındaki ilişkilerde; okulda da, öğrenci-öğretmen-yönetici üçlüsü arasındaki ilişkilerde somut olarak görülmediği, yaşanmadığı bir ortamda yapılan demokrasi eğitimi, inandırıcı olamaz ve asıl hedeflenen sonuçlara ulaşamaz” dedi.
Atatürk’ün demokrasi fikrini yükselen bir deniz olarak gördüğünü hatırlatan Yentür, “Öğrencilerimizin, demokrasinin, salt bir yönetim biçimi olmayıp bunun ötesinde bir “hayat biçimi ve büyük bir erdem” olduğunu görmeleri, onlara, ailede ve okulda demokratik bir ortamın havasını soluma imkânı vermekle sağlanabilir. Çünkü demokrasinin öğretimi; okullarımızda öğretimi yapılan herhangi bir ders gibi değildir. Demokrasi, ancak tutum ve davranışlar düzeyinde, günlük hayatta pratiği yapılarak öğrenilebilen ve benimsenebilen bir değerler manzumesi ve cumhuriyeti tamamlayan bir yönetim biçimidir. Giderek herkesin memnun kaldığı ortak payda haline gelmektedir. Ulu Önder Atatürk’ün de ifadesiyle, “Demokrasi fikri daima yükselen bir denizi andırmaktadır. On dokuzuncu yüzyıldan itibaren de demokrasi fikri mukavemet edilemez bir kuvvet ve cereyan hâlini almıştır. Demokrasi, devam eden bir süreç olup, geliştirilmesi uzun zaman almaktadır. Bu nedenle, her birey ve kuşak demokrasiyi geliştirmeye çalışmalıdır. Bunun sonucunda genç nesillerin elde edeceği bilgi ve kazanımlar da ülkemizin geleceği açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bilindiği gibi, Türk Millî Eğitiminin temel ilkelerinden biri de “Demokrasi eğitimidir. Bu ilke ile yurttaşlarımıza “demokrasi bilincinin kazandırılması ve toplumumuzda özgür, demokratik toplum düzeninin gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesi hedeflenmiştir” dedi.
“Bu eğitim sonucunda öğrencilerimiz, bilgili yurttaş olma bilincinin yanı sıra aşağıda belirtilen bazı becerileri ve tutumları da edineceklerdir” diyen Yentür, açıklamasına şöyle devam etti: “Bu beceriler; eleştirel düşünme, üretken olma, problem çözme, tanıma ve değerlendirme, bilgi kaynaklarına başvurma ve bilgiyi kullanabilme, ahlâkî sorgulama, katılımcı olma, çok yönlü iletişim kurabilme, iş birliği ve takım çalışması yapabilme, tartışma ve uzlaşma kültürünü kazanma, çatışmayı önleme, arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık, atılganlık becerileri, demokratik liderliği benimseme, kamuoyu oluşturabilme becerileri, sorumlu ve aktif katılım için temel becerilere sahip olma, ortak yaşama ait temel kavram ve değerlerin anlaşılmasının yanı sıra toplumumuzda evrensel değer olarak kabul edilen insan sevgisi, saygı, hoşgörü, bağlılık gibi temel değerlere ait sosyal ve aktif tutumların da yetiştirilmesine imkan sağlayacaktır. Bu tutumlar; İnsan hak ve özgürlüklerinin bölünmezliği ve bütünlüğünü temel ilke olarak kabul etme, toplumda yaşayan tüm bireylerin değerleri, onurları, inanç ve özgürlüklerine saygı duyma fazileti,
Farklılıkların bulunduğu bir dünyada hukuk kurallarına, adalete, eşitliğe bağlılık, toplumsal problemler için yapıcı, şiddetten uzak, katılımcı ve barış içerisinde çözümler üretme, demokratik ilkelerin, kurumların ve işleyişlerinin yararlılığına inanma, hayattaki çoğulculuk ilkesine bağlı, farklı kültürlere ve onların insanlığa katkısına saygı gösterme ve tahammül etme, karşılıklı anlayış, iş birliği, eşitlik, adalet ve dayanışma değerlerini kabul etme, ırkçılık, ön yargı ve ayrımcılık konusunda mücadele etme, kişisel sorumluluğun önemine inanma, insanın sürekli gelişiminin ana ilke olarak kabul etme, çağdaş eğitim anlayışına göre, çocuğun en yalın bir bilgiyi kazanması bile bir “etkinlik” gerçekleştirmesi ile mümkündür. Çocuğun doğal olan bedensel ve ruhsal gelişmesi, nasıl “etkinlik” ilkesine dayanıyorsa okuldaki eğitiminde bu ilkeye dayanması kaçınılmazdır. Ülke olarak bu kavramları yakalarsak her surunun üstesinden geliriz çünkü birbirimize tahammül etmeyi ve birbirimizin gerçeklerine saygı göstermek zorunda kendimizi hissetliğimizde hiç bir sorunumuz kalmamış temektir. Bu duygu ve düşüncelerle bu seçimin ilimize gerçek demokrasi bilinci getirmesi dileğiyle hayırlı olsun” Muş`un Sesi Gazetesi


