Öğretmenevi konferans salonunda yapılan kongreye, AK Parti Muş Milletvekili Faruk Işık, Belediye Başkanı Feyat Asya, Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer, Milli Eğitim Müdürü Cevdet Arslan, Müftü Recep Uzun ile sendika üyeleri katıldı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Eğitim Bir Sen Başkanı Bayram Güler, sendikalarının mazlumun yanında duran bir teşkilat olduğunu söyledi. Güler; Eğitim-Bir-Sen, Mehmet Akif İnan’ın ‘Türkümüz dünyayı kardeş bilendir, gökleri insanın ortak tarlası’ dizelerindeki kuşatıcılıkla 14 Şubat 1992’de yola çıkmış, ülke ve millet sevgisinden ödün vermemiş, 76 milyonun kardeşliğini hedefleyen, özelde eğitim çalışanlarının genelde ise milletimizin hak ve menfaatlerini, insanlığın huzurunu önceleyen, zulmün karşısında mazlumun yanında duran bir teşkilattır dedi.
Eğitim Bir Sen’in hakkın ve haklının yanında durduğunu ve durmaya devam edeceğini ifade eden Güler sözlerini şöyle sürdürdü; Alnı ak, başı dik, özgün ve özgür bir şekilde; kadim medeniyetimizin yeniden inşa ve ihya hareketini sürdüren Eğitim-Bir-Sen, hakkın ve haklının yanında durmaya devam edecektir. Bizler, özlük ve özgürlük mücadelesini veren sendikayız. Sadece üyelerinin sorunlarına değil, ülkesinin ve insanlığın problemlerini kendine dert edinen, kıblesi sabit, dümeni sağlam bir teşkilatız. Sendikamız ‘Genel Yetkili Sendika’ olup aynı zamanda 300 bin üyesiyle Türkiye’nin ‘En Büyük Sendikası’ unvanına sahiptir. İlimizde 2 bin 200 üye sayımızla hem yetkili hem de etkiliyiz. Geride bıraktığımız yıllar içerisinde ilimizde üye sayımızı 16’lardan 400’lere 400’lerden 800’e 800’den 2 bin 200’e çıkardık. Ben bu vesileyle gecesini gündüzüne katan, yönetimdeki arkadaşlarıma ve bütün üyelerimize teşekkürlerimi iletiyorum.
Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, bürokratik oligarşinin, toplum mühendisliğinin ve jakoben yaklaşımların yerine,millet iradesinin hakim olması için çalışıyoruz diyen Güler şunları kaydetti; Doğru işler yapmak kadar doğru yerde durmayı önemsiyoruz. Onun için ‘kuruş değil, duruş sendikacılığı’ diyoruz. Bugün Türkiye ileri demokrasiyi konuşuyorsa, geçmişin yanlışlarından arınıyorsa, millete rağmenciler kaybediyorsa, sessiz çoğunluk sesini yükseltiyor, darbe ve muhtıra girişimleri eskisi kadar başarılı olamıyorsa, bunda Eğitim-Bir-Sen’in, Memur-Sen’in omurgalı ve dik duruşunun önemli payı vardır. ‘Ortak Akıl’ mitingleriyle sesini yükseltenler bizlerdik. 28 Şubat’ın 5’li çetesine özenenleri sobeleyen ve bunlar darbeci, bunlar postal yalayıcılardır diyenler bizlerdik. ‘Toplu Sözleşmeye de, Toplumsal Sözleşmeye de Evet’ diyenler bizlerdik. Kobani olayları diye adlandırılan, hafızalara kirli görüntülerle kazınan, yağmalarla, vahşetle, şiddetle anılan, kardeşlik iklimini hazmedemeyenlerin bozmaya çalıştığı, çözüm sürecini sekteye uğratmaya çalışanlara ‘bu yol çıkmaz sokak’ diyenler ve sağduyuyu temsil edenler yine bizleriz. Çözüm sürecinde elimizi taşın altına koyduk ve koymaya devam ediyoruz. Bu ülke küresel tezgahların ameliyat masası değildir ve olmamalıdır. Yıllarca inkarcı asimilasyon politikalarına karşı durduk. Sistemin ötekileştirdiği insanlar olarak kardeşliğimize kurşun sıkanlara direndik. Direnmeye devam edeceğiz. Seçmeli din eğitimi dersleri noktasında önemli adımların atılmasına vesile olmuş, kamuda kılık kıyafet dayatmasını toplumsal talebi örgütleyerek sivil itaatsizlik eylemiyle ‘kamusal alan’ yalanını bitirmiş bir teşkilatız. Bu gücü oluşturan ve bu duyguyu bizlere yaşatan üyelerimize, çalışma arkadaşlarıma ve bütün delegasyona bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Sadece ülkemizde özgürlüklerin artmasını değil, bunları yaparken aynı zamanda çalışanların biriken sorunlarının ortadan kaldırılması ve mali taleplerinin yerine getirilmesi noktasında ortaya koyduğumuz çözüm önerileri ve verdiğimiz mücadeleyle önemli kazanımlara da imza attık. 2001’de çıkan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu sonrası 9 adet toplu görüşme gerçekleşti. Bu görüşmelerin 4’ünde solumuzdaki, 5’inde ise sağımızdaki sendika vardı. 9 yıllık toplu görüşmeler sonrası eğitim çalışanlarına özel alınan kazanım sayısı 0’dır. Ama bizler masaya oturduğumuzda hep kazanım elde ettik ‘İşte Sendika, İşte Fark’ dedik. Üyesinin, ülkesinin ve insanlık ailesinin sorunlarına duyarlı, hedefi ve çalışmalarıyla tutarlı bir sendika olarak nerede bir gözyaşı ve nerede feryat varsa oraya kulak kabartıyor, el uzatıyor, insan ve İslam olmanın gereğini yapıyoruz. Ülkemize Suriye’den gelen kardeşlerimize yönelik yaptığımız yardımlar, İsrail saldırıları sonucu yerle bir olan Gazze’ye yaptığımız yardımlar, sadece ülke dışındaki olaylarda değil, ülkemizdeki felaket ve mağduriyetlerde de duyarlı davranan kuruluşların başında geliyoruz. Samsun’da yaşanan sel felaketi, Van depremi, Soma maden faciası gibi birçok konuda duyarlı davranan, yardımlarıyla acıları hafifletmeye çalışan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen ailesinden söz ediyorum. Milli birlik ve kardeşlik için olmazsa olmaz olarak gördüğümüz çözüm sürecinin başarıya ulaşabilmesi amacıyla yürütülen tüm çalışmalara koşulsuz olarak destek verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bununla beraber çözüm sürecini provoke ederek engellemeye çalışanlar bilmelidirler ki, bizim desteğimiz özgürlüklerden taviz vermeyerek güvenlik zafiyetine neden olmayacak politika, strateji ve uygulamalara bağlı olacaktır. Özgür, eşit, katılımcı, vesayetlerin olmadığı, sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin dikkate alındığı, çoğulcu bir anlayışla beraber, muhalefetin hassasiyetlerinin de dikkate alındığı, yasama, yürütme ve yargı erklerinin etkin ve üretken hizmet üretebilmeleri için ‘Yeni Anayasa’nın hazırlanmasını gündemde tuttuk, tutmaya devam edeceğiz. Antidemokratik uygulamalardan beslenen, derin ve kirli odakların taşeronluğunu üstlenenlerin ortaya çıkardığı faili meçhullerle dolu ‘Eski Türkiye’nin eskide kalmasını istiyoruz. Erdemli bir neslin yetişmesi için çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Bundan sonra gençliğe yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz medeniyet değerlerimizi kuşanan bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışacağız. Allah’a şükürler olsun akademik personelin toplu sözleşme masasında kalan zammını da aldık. Kamu çalışanlarının güçlü sesi, kazanımların adresi olan sendikamız, yeni dönemde daha da güçlenecek. 2015’te Türkiye genelinde 350 bin üye sayısına, ilimizde ise en az 3 bin üyeye ulaşacaktır. Bu kutlu mücadelenin kahramanları olan sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Evet, biz düşünen ve üreten erdemli bir davanın mensuplarıyız. Her dem kendimizi muhasebeye çekmeliyiz. Mesuliyetimiz ve yükümüz ağırdır. Aydınlık yarınlarımızı beraber inşa edeceğimiz dava arkadaşlarımız olan sizlerle her zorluğu birlikte aşacağımıza olan inancım tamdır. Bu yükün ağırlığının farkında olarak Nurullah Genç’in dediği gibi tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır. Külümüzden yükselen duman bizden yanadır. Son durak son ilahi ferman bizden yanadır. Dünya düşman olsa da iman bizden yanadır. Sendikacılığımızda adalet mezar ve ahiret endeksli çalışmalıyız. Hz Hüseyin buyuruyor ki ‘Kıyamet günü, yalnız dünyada Allah’tan korkan kimse emniyette olabilir.’ Şunu unutmayalım tarih susan, pasif kalan değil direnen ve mücadele eden insanlardan.bahseder. Zulüm, haksızlık ve yanlışlık kimden gelirse gelsin karşı koyacağız ve inşallah bizden sonra Eğitim Bir-Sen’deki sendikacılık anlayışı da bu çizgide devam edecektir.
Yapılan konuşmaların ardından seçimlere gidildi. Tek listeyle yapılan kongrede Mahir Barışan, geçerli oyların tamamını alarak başkanlığa seçildi.
Muş Manşet Gazetesi


