DİVES tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında: “Yüce Allah hiçbir fark gözetmeden, yaşam hakkını bütün insanlara vermiştir. Bu hakka yönelik her türlü saldırıyı yasaklamıştır. İslam dini, insan yaşamını kutsal saymıştır. Biz de yaşamının kutsal olduğuna inanıyor ve bu kutsallığı sonuna kadar savunacağımızı belirtmek istiyoruz. İnsanlık adına ‘Kutsal Olan İnsan Yaşamını’ sahiplenmeye çağırıyoruz. “Katliamlara karşı mücadele etmek her müslümanın üzerine farzdır” İnsan yaşamına kast etmek haramdır, zulümdür. Bu konu da peygamberimiz(sav) bir küdsi hadislerinde :”Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım ve sizlere de ha¬ram kıldım. Dolayısıyla, asla zulmetmeyiniz” buyurarak insanlara zulüm konusunda Allah emrini hatırlatmıştır. Yine veda hutbesinde Hz. Muhammed(sav) :”Ne zulm ediniz ne de zulme uğrayınız” hadisi hatırlamamızda yarar vardır. Sivillerin Katledilmesini Kınıyoruz! İki gün önce Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Roboski) Köyü’nde sivil halka yönelik savaş uçakları ile bir katliam gerçekleştirilmiştir. Bu katliamda çoğunlukla öğrenci olan 35 sivil yurttaş yaşamını yitirmiştir. Biz bu olayları bölgede yaşayan halkın kaderi olmadığını, benzeri katliamların başta Cumhuriyet tarihi olmak üzere çok defa denendiğini biliyoruz. İstihdam olanakları yaratılmadığı için yıllardır bölgede ‘sınır ticareti’ yapan ve bu durumdan devletin bilgisinin olduğunu söyleyen köylülerin sadece geçimini bu yolla sağladıkları için böyle bir saldırı ile karşılaşmaları kabul edilemez bir durumdur. Bu katliamın Kürt sorununu çokça denenmiş yöntemler ile çözmeye çalışan siyasi iradenin attığı güvenlik eksenli adımlarının bir sonucu olduğuna inanıyoruz. Çözümü baskı ve sindirmede arayan bu anlayışın benzeri olaylara sebebiyet verdiği tarihi olaylarla sabittir.
Hafızalarımızı yoklamak istiyoruz; Bu katliam; ‘Kadında olsa çocukta olsa güvenlik güçlerimiz gerekeni yapacaktır’ diyen bir söylemden bağımsız mı acaba? Bu katliam; İçişleri bakanının ‘Gece gündüz hava ve kara operasyonları sürecek ‘ dediği bir anlayıştan bağımsız mı acaba? Bu katliam; okyanus ötesinden emir verilen ‘ etraflarını sarın, imha edin, köklerini kazıyın, evlerine ateş düşürün’ diyen bir anlayıştan bağımsız mı acaba?
Bu katliamın; yukarıda sıralananlarla yaşanan bu katliamın bir bağlantısının olmadığını kim iddi a edebilir. Tek suçu devletin bilgisi dâhilinde sınır ticareti yapmak olan yoksul Kürt köylülerine dün Van sınırında tarihe 33 Kurşun Katliamı olarak geçen acıyı yaşatan zihniyet ile bu günkü zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Madem kardeşiz; katırlar üzerinde taşınan cesetlerin hesabını kim verecek? Biz Türkiye’de yapılan inceleme ve soruşturmaların nasıl sonuçlandığının tanığıyız. Uğur Kaymaz ve Ceylan Önkol katillerine de inceleme ve soruşturma yapılmıştı. Şerzan Kurt’un katillerine ne oldu? Her zaman ki gibi suçlu bulunamadı. Hal böyleyken bölge halkının nezdinde bu inceleme ve soruşturmaların hiçbir değeri yoktur. Bir an önce bağımsız uluslar arası bir gözlemci heyetinin bölgeye davet edilmesi, Cumhurbaşkanının derhal devlet denetleme kurulunu konu ile ilgili görevlendirmesi, olayda sorumluluğu bulunanların açığa alınıp yargılanması,
İçişleri bakanı ve Milli savunma bakanının istifalarının alınması istiyoruz. Devlet adına özür dilenerek gereğinin yapılması; acıları azda olsa dindireceğine inanıyoruz. Ayrıca Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklı bu ve benzeri olayların yaşanmaması için sorunun demokratik, barışçıl yollardan çözümü için bir an önce adım atılmalıdır. DİVES olarak olayda yarılanlara acil şifa, ölenlere de Allahtan onları cennetlerine kabul etmesini diliyoruz” denildi.
Muş Ovası Gazetesi


