Eski Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Talip Devrim, Şeker Fabrikası’nın özelleştirmesine değindi. Devrim: “Bu sene tahmin ediyorum, yüzde 10 bir kota ile bitirmişler. 400 bin ton şeker alınmış. Bugünki para ile 43 trilyon Muş’a girdisi var. Bundan daha iyi bir şey olur mu? 5 senedir Muş Şeker Fabrikasını özelleştirmeye çıkarmışlar. Ben kendi dönemimde de bu cümleyi kullandım, şimdi de kullanıyorum. Dedim ki, Muş’ta özelleştirme yapmak cinayettir. Bizim bir Şeker Fabrikamız var, başka bir şeyimiz var mı? Benim dönemimde 600’ün üzerinde geçici işçi vardı. Kadrolu ise 200’ün üzerindeydi. Yani bine yakın istihdam vardı. Şimdi nedir bilmiyorum. Bu 600 insanın her bir insanın 7-8 nüfusa baktığını düşünürsek bu beş bin insana yakın olur. Bu insanlar 120 gün çalışıyor, sosyal haktan faydalanıyor ve yıllık nafakasını sağlıyor. Diğer taraftan, 50 bin çiftçimiz de bundan dolaylı olarak faydalanıyor. Zaten Ziraat Odasında rakamlar bellidir. Şimdi siz kalkıp bu yumurtlayan tavuğu özelleştirdiğiniz zaman, bu fabrikayı alan ki biz Muş’ta özelleştirmeyi gördük. Hani yem sanayi yerinde yeller esiyor, hani süt fabrikası, hani barit fabrikası. Bu ilin eğer gerçek sahibi olursa, bu ilin yüzde 60 devletten nemalanması lazım. Siz bir yandan diyeceksiniz terör var, siz bir yandan diyeceksiniz kalkınmamış bölge var ve bir yandan da kalkacaksınız devletin istihdamı olan bir yerden de devletin elini çekeceksin. Kamuoyu burada yanlış anlamasın. Özelleştirme bizim siyasi ana karakterimizdir. Özelleştirme nerede yapılır? İstanbul’da yapılır, İzmir’de yapılır, Adana’da yapılır. Özelleştirme gelip Bitlis’te, Muş’ta ve hatta Van’da da yapılamaz. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Biz özelleştirmeye karşı değiliz. Biz diyoruz ki, siz özelleştirdiğiniz zaman o tesis ölüyor. Siyasiler, tereciye tere satmasın. Şimdi gelmişler efendim Şeker Fabrikası devletin sırtında kamburdur. Ben bu insanlara gülerim. Diyorlar ki devleti küçültüyoruz. Devlet Muş’tan küçülmesin. Devleti küçültmeye İstanbul’dan, İzmir’den başlasınlar. Ben Muş çocuğuyum, ne zenginim, ne fakirim. Ben halkın sesi olduğum için halk beni tanır” dedi.
“SEN MUŞ MİLLETVEKİLİ OLARAK KAÇ PROJE GÖTÜRDÜN?”
Devrim, milletvekillerini eleştirerek: “Ben tüm siyasi partilere eşitim. Herkese aynı mesafedeyim. Muş bir değişim bekliyor. Muş siyasi bir güç bekliyor. Zaman zaman ya işte Muş’un Bakanı var, ne yapıyor. Şimdi sen bakansın, ben milletvekiliyim. Ben ağlamasam sen bana ekmek verir misin? Ben sana proje getirmeyeceğim, ben sana bu ilin sorunlarını getirmeyeceğim ve senden hizmet bekleyeceğim. Ya insanlara sorarlar, sen Muş milletvekili olarak kaç tane proje götürdün Çağlayan’a. Projen var mı? Yok, o zaman neden bakanı eleştiriyorsunuz? Sayın Belediye Başkanı sen kaç tane proje götürdün? Yok, o zaman neden eleştiriyorsun? Muş 30 sene Alparslan 1 Barajının parasını alamadı. 150 trilyondu. Bu parayı kim getirdi, Zafer Çağlayan. Hiçbir siyasi çıkıp da diyemez ben bu parayı getirdim diye. 150 trilyon Zafer Çağlayan para gönderdi Muş’a. Zafer Çağlayan Malazgirt organize sanayini 7 trilyona yaptı. Zafer Çağlayan 6 okulu Milli Eğitime kazandırdı. Rektörlük binasını Milli Eğitim Bakanından Zafer Çağlayan aldı. En önemlisi 12 trilyon Odalar Birliğinde yüzde 20 benim payımdır, yüzde 80 Zafer Çağlayan’ın payıdır. Yani bunlar hizmet değil mi?” dedi.
“MUŞ MAKYAJLI BİR İL”
Devrim, Belediye hizmetlerine değinerek: “Muş Doğu ve Güneydoğu’da makyajlı bir ildir. Neden makyajlıdır dersek, alt yapı var mı? Yok. Su şebekenin plan projesi var mı? Yok. Senin sokakların açılmış mı? Hayır. İstimlâk paraların ödenmiş mi? Hayır. Şehir planın nerede, Ankara’da, kaç senedir 3 sene. Bu il makyajla nereye kadar gider? Şimdi ben soruyorum, 1998-1999 Refah Yol döneminde senin 10 trilyon Köy Hizmetlerinde paran vardı. Para nereye gitti? Bin 50 kadro getirdin, O kadrolar nereye gitti?” dedi. Muş Ovası Gazetesi
Vefa Örneği: Gittiği İlde Hasköylü İsimleri Unutmadı
Nisan 18, 2026 10:40 AM


