DBP Muş İl Başkanlığı hizmet binasında düzenlenen basın açıklamasına Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eş Başkanı Elif Çetinbaş, DBP İl Eş Başkan Yardımcısı Selamettin Yılmaz ve DBP Belediye Meclis Üyesi Necip Arslanşen katıldı.
7 Haziran 2015 seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlara göre Türkiyede hiçbir parti tek başına hükümeti kurabilecek halk desteğini alamadığını belirten DBP İl Eş Başkan Yardımcısı Selamettin Yılmaz, geçici bir görev gereği hükümet görevini sürdüren AK Partinin kısa süre içerisinde Türkiyeyi gün be gün bir savaş ortamına çektiğini savundu.
Mevcut geçici hükümet AKP, Erdoğanın başkanlığının kaybedilmesi ve AKPnin iktidardan düşmesinin öfkesi ve intikamı amacıyla Türkiyeyi sonuçları ağır bir savaşa sokmuştur diye ifade eden Yılmaz, şunları söyledi: 2013 yılından beri Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalanın tüm iyi niyetli yaklaşımlarına, Kürt siyasal hareketi ve Kürt siyasetçilerinin çabalarına rağmen AKP, geçen bu süreyi oyalama ve tasfiye amaçlı kullanmaya çalıştı. 1 yılı aşkın bir süredir Sayın Erdoğan ve AKPnin Kuzey Kürdistan ve Kobanideki düşmanca yaklaşımlarına, seçim öncesi yüzlerce yerde HDP bürolarına saldırılara, Adana ve Mersindeki bombalı saldırılara, Karlıovada HDP çalışanının katledilmesine, Erzurumda faşist ırkçı saldırılara,5 Haziranda Diyarbakırda HDP mitingine bombalı saldırı ile insanlarımızın katledilmesine rağmen Kürtler barışa olan umut ile her şeyi sineye çektiler barış için çabaladılar.21 temmuzda Suruçta 32 sivil vatandaşın katledilmesi ile Kürt halkına karşı başlatılan savaş Türk hava kuvvetlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKPnin talimatıyla Kandile düzenlediği operasyonla devam etmekte olan ateşkes durumunu da sona erdirdi. Kandil saldırılarında Zergelê Köyünde 9 sivil vatandaş katledildi.
Bütün bu saldırılara rağmen HDP, Sana Savaş Yaptırmayacağız sloganıyla AKPnin savaş politikasına karşı barış mücadelesini yükseltme çağrısı yapmıştır. Buna rağmen HDP ve HDP milletvekilleri ve yöneticileri Sayın Erdoğan tarafından hedef gösterildi ve davalar açılmaya başlandı.
Daha önce AKP tarafından denenen ve barışı, çözümü getirmeyen doksanlı yılların imha amaçlı politikalarına geri dönüldü diye kaydeden Yılmaz, Sayın Öcalana tecrit, PKK gerillalarına imha amaçlı operasyon, sivil halka baskı, binlerce gözaltı ve tutuklama politikası devam etmektedir. Bu baskı, gözaltı ve tutuklamalara karşı artık sessiz kalmayacağını ilan eden Kürt halkının her gün ve her gece evlerinin kapıları kırılarak gözaltı ve tutuklamalar devam etmektedir. Kendi evlatlarını boş yere gözaltına almaya çalışan devlet güçlerine vermek istemeyen sivil halka silahlarla saldırılmakta insanlar katledilmektedir. Dün sabah Silopide yine Kürt gençlerini gözaltına alma bahanesi ile devlet güçleri sivil halka silahlarla saldırdı. Gün boyu kentin birçok mahallesinde sivil halka rastgele ateş açıldı, evler yakıldı. Polislerin, keskin nişancıların bu saldırıları sonucu 3 sivil vatandaş katledildi. 15i aşkın kişi yaralandı. Benzer durum Diyarbakır Suriçinde de yaşanmaktadır. Bu durumu ve bu katliamı yapanları nefretle kınıyoruz. Bu katliam emirlerini veren AKPyi uyarıyoruz. Silopi ve Suriçi yalnız değildir. Bundan sonra bir Kürte yapılan saldırıyı bütün Kürtlere yapılmış sayacağız ve etrafında kenetleneceğiz. Bir Kürtün özgürlüğü ve güvenliği hepimizin özgürlüğü ve güvenliğidir. Sizin topyekun savaş ve imha saldırılarınıza karşı Kürt halkı da topyekün direnecektir. Eğer bu saldırılarınız devam ederse Silopi ve Suriçinde ki direniş bütün Kürdistana yayılacaktır. Artık Kürt halkının oyalanacak, evlatlarını cezaevlerine verecek, katledilmeye karşı sessiz kalacak sabrı kalmamıştır. Sayın Erdoğan ve AKPnin halkın evlatlarını birbirine kırdıracak politikalardan bir an önce vazgeçmesi gerekir. Bizim için artık bir saat bile önemlidir. Yarın çok geç olabilir. Telafisi ve geri dönüşü mümkün olmayan olaylar yaşanmadan Kürt halkına karşı başlatılan savaşa bir an önce son verilmelidir dedi.
Bütün bu yaşananlara rağmen KCK yetkilileri ve Kürt siyasetçilerinin barış çağrılarının çok önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, Sayın Öcalanın varlığı hepimiz için avantajdır. Bu olumlu durumu devlet bütün toplumun çıkarına barış için değerlendirmelidir. Türkiye toplumu da AKP ve Erdoğanın kendi iktidarı için bu savaşı başlattığının farkındadır. Bu savaştan; Erdoğana başkanlık, AKPye iktidar çıkmaz. Savaş artık bu toplumu ayrıştırmaktan başka hiçbir fayda göstermeyecektir. Bu baskı ile Kürt halkı özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesinden vazgeçmeyecektir! Bütün bunlardan hareketle; Bir kez daha AKPyi bu çıkmaz yoldan vazgeçmeye çağırırken, Silopideki devlet katliamını kınıyoruz. Bir an önce sayın Öcalan üzerindeki tecrit durumuna son verilmeli, çift taraflı ateşkes konumuna geri dönülmeli, Dolmabahçe mutabakatı hayat geçirilmelidir. Sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri ve halkımızı savaşın karşısında barış sesini yükseltmeye, duyarlı olmaya çağırıyoruz şeklinde konuştu.
Muş Manşet Gazetesi


