54 ilde başlatılan, Çocuk Gelinler projesi kapsamında, Muş Halk Eğitim Merkezinde Uçan Süpürge Kadın Derneği tarafından yapılan etkinlik ilgi çekti. Halk Eğitim Merkezinde yapılan etkinliğe, Liseli kızlar katıldı.
Uçan Süpürge Muş’ta. Merkezi Ankara’da bulunan Uçan Süpürge Kadın Derneği, Halk Eğitim Merkezinde etkinlik düzenleyerek, Çocuk Gelinleri tartıştı. Etkinliğe Liseli kızlar katıldı. Proje Sorumlusu Selen Doğan, proje ile ilgili olarak yaptığı açıklamasında: “Çocukların gerçekleştirdiği her evlilik erkendir. Çünkü çocuklar evliliğin getireceği sorumlulukları taşımakta zorlanırlar. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca çocuğun hayatı zorlaştıran bazen de karartan erken evlikler ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor. Üstelik Türkiye’nin imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesi 18 yaşından küçük herkesin çocuk sayılması gerektiğini söylüyor. Türkiye’de yasalar, 17 yaşını bitirmiş kişilerin evlenmesini uygun görüyor. Çünkü kız ve erkek çocukların aile kuracakları olgunluğa erişmiş olmaları, onların evlilikleri ve sağlığı açısından önemli. Çocuk olmanın doğal bir sonucu olarak telafisi zor kararlar verilebileceğini hesaba katar yasalar, hamilelik gibi özel durumlarda bile 18 yaşından küçüklerin evliliklerine ancak onları koruyan anne ve babalarının izni ve Sulh Mahkemelerinin kararı olması durumunda izin veriyor. Türkiye’de gerçekleştirilen evlilikler neredeyse üçte biri erken evliliktir. Yani küçük yaşta yapılan evliliklerin Türkiye’de yaygın olduğunu söylemek yanlış olamaz. Erkek çocukların çoluk çocuğa karışsın diye çocuk yaşta evlendirildiği vakalar olsa da, onların evlenebilmesi için önce askere gitmesi ve elinin ekmek tutması gerektiği düşünülüyor. Bu sebepten erkek çocuklarının evlendirilmesine daha az tanık oluyoruz. Bu nedenle erken evlilik dediğimizde aklımıza öncelikle ergenlik çağındaki kız çocuklarının gelmesi bu sebeptendir” dedi.
ERKEN YAŞTAKİ EVLİLİKLERE DEĞİNİLDİ
Selen Doğan “Erken evliliğin çocuklarının yararına olacağını düşünen ailelerin sayısı her geçen gün azalıyor. Ama yinede pek çok aile kızlarını eş bulamayıp evde kalacak ya da uygun olmayan biriyle evlenecek diye endişe ederek, çocuklarının başının bağlanmasının iyi olacağını düşünüyor, bu tür düşünceler ve bazen de korkularımız, çocuklarının iyiliğini isteyen ailelerin onlar adına yanlış kararlar almasına neden olabiliyor. Erken evlilikte, tek sorumlu aile mi derseniz, elbette ki hayır. Kendi isteğiyle erken yaşta evlenmeyi düşünen çocuklarda var. Ancak bu durumun nadir olduğu sayılarının da aileleri tarafından erken yaşta evlendirilen çocuklara göre daha az olduklarını rahatlıkla söylenebilir. Erken yaşta evlendirilen çocuklar kanunlar gereği okula gidemezler. Böylece hayatları boyunca ihtiyaç duyacakları eğitim ve öğrenimden mahrum kalırlar. Eğitimden mahrum kaldıkları için haklarından, devletin ve yasaların onları koruya bileceğinden haberleri olmaz. Okuyup bir iş ve meslek sahibi olamadıkları için sıklıkla işsizliğe ya da düşük ücretlerle çalışmaya mahkûm olurlar. Erken evliliğin bir sonucu olarak yoksulluk kaderi haleni gelir. Ailesinin desteği ya da maddi geliri olmayan kadınlar çıkış yolu bulmakta zorluk çektikleri için, ev içinde dayağa ya da kötü muameleye katlanmak zorunda kalırlar. Eğitimden mahrum kaldıkları için haklarından devletin ve yasaların onları koruyabileceğinden haberleri olamaz. Evlendiklerinde neredeyse hemen çocuk sahibi olmaları beklenir. Yeni hayatlarının bir parçası olarak çocuk yaşta hamile kalıp sağlıklarını tehlikeye atarlar. Kız çocukları, ev işleri ve çocuk bakmakla sınırlı yeni hayatlarının bir sonucu olarak dışarıya çıkıp hayata katılmak, beceri ve yeteneklerini geliştirecek ortam bulmakta ilgili zorluklarla karşılaşırlar. Erken yaşta evlendirilen çocuklar fiziksel ve ruhsal olarak tehdit altındadır. Türkiye’de 15 ile 19 yaşları arasındaki gençlerin doğumları sırasında gerçekleşen anne ve bebek ölümleri yetişkin hamileliklerine göre dört kat fazladır. Kendiler çocuk oldukları halde çocuk büyütmek zorunda kalırlar. Hazır olmadıkları bu sorumluluğun gereklerini yerine getirebilmek için zorlanır ve çoğu zaman kendilerini tüketirler. Üstelik bebeklerine gerekli ilgiyi göstermeleri ve yeterli eğitim vermeleri neredeyse imkânsızdır. Yetişkin gibi davranmak zorunda olduklarından ruhsal ve fiziksel olarak zarar görürler. Bu gün dünyaya gelen her 10 çocuktan birinin annesi çocuk yaştadır” dedi. Proje Sorumlusu Selen Doğan: “Zorla evliliğe karşı yapılacaklar tabiî ki var. İstediği dışında zorla evlendirilmek üzere olan bir çocuk ve yetişkinle ilgili alo 183 şiddet hattından yardım isteye bilirler. Karakola, jandarmaya veya savcılıklara durumu anlatarak şikayet edebilirler. Evli olmak, zorla cinsel ilişki kurma hakkı vermez. Cinsel ilişki ancak iki tarafın rızasıyla gerçekleşir. Aksi takdirde tecavüzdür. Eşleri tarafından cinsel ilişkiye zorlanan kadınlar savcılığa başvurabilir, zorla evlendirilen kişiler aile mahkemelerine başvurarak evliliklerinin iptalini isteyebilirler. Evliliğin iptali ile boşanma davası farklı şeylerdir. Kanunlara göre, iptal edilen evlikler olmamış sayılır. Bu hakları kullanmak üzere bulunduğumuz şehrin barosundan hukuki yardım isteye bilirsiniz. Bu hizmet size ücretsiz olarak verilecektir. Avukatların üyesi olduğu bir mesleki örgütlenme olan baronun, çoğunlukla adliye binalarının içinde bir temsilciliği bulunur. Unutmayın zorla evlilik suçtur. Başlık parası, berdel, zorla nişanlamak ve evlendirmek yasalara aykırıdır. Hiç kimse istemediği halde ya da istemediği biriyle zorla evlenmeye zorlanamaz. Kız çocukları ve kadınlar başlık parası karşılığı onaylanan evliliklere, berdele, zorla gerçekleşen nikâhlara karşı yasalar tarafından korunur. Kumalık da dâhil çok eşlilik yasalara aykırıdır. Erkekler ve kadınlar evli oldukları sürece ikinci bir evlilik yapamaz. Kadınların rızası dışında ve çoğunlukla hiç tanımadıkları biriyle evlendirilmeleri küresel bir sorundur. Birleşmiş milletlere göre zorla evlendirilmek kadına karşı şiddetin bir türüdür. İmam nikâhı yasal haklarımızı kullanabilmemiz için yeterli değildir. Resmi nikâh olmadan, eşinizin mirası üzerinde hakkınız oktur. Boşanma ve ayrılık gibi durumlarda nafaka ve tazminat isteyemezsiniz” dedi. Muş Ovası Gazetesi


