Muş merkez Bitlis Caddesinde hem terzi hem el sanatlarıyla uğraşan Fehmi Karakaya (49), yaptığı olağanüstü eserleriyle göz dolduruyor.
Muş merkez Yedipınar köyü doğumlu olan 49 yaşındaki Fehmi Karakaya, 3 yıl önce hapis yattığı Elazığ Kapalı Cezaevinde el sanatlarıyla uğraşarak büyük bir beceri kazandı. Cezaevinden çıktıktan sonra eski mesleği olan terziciliğe devam eden Karakaya, hem terzilik hem de cezaevinde kazandığı becerisiyle bir birinden güzel eserler yapıyor. El emeği göz nuruyla yaptığı eserleri ise çok cüzi fiyatlara satarak ailesini geçindiriyor. Terziliğin öneminin kalmadığını belirten Karakaya, Cezaevinde kazandığı el sanatları becerisiyle ikinci bir mesleği yaptığını söyledi. Altı nüfuslu ailesiyle birlikte tek geçim kaynaklarının terzilik ve el sanatları olduğunu kaydeden Karakaya, malzeme bulmakta güçlük çektiğini ifade etti.
“EL BECERİMİ DEVAM ETTİRECEĞİM”
Üç yıl kaldığı Cezaevinde el sanatlarıyla buluşan Fehmi Karakaya (49), terziciliğin yanında ek iş olarak yaptığı bir birinden güzel eserlerle aile bütçesini katkı sağlamaya çalışıyor. El becerisinin büyük ilgi gördüğünü ve birçok sipariş üzerine çalıştığını belirten Karakaya, bu sanatı daha ileri götürmeyi düşündüğünü söyledi. Her türlü malzemeyi hamur gibi işleyen Karakaya, yaptığı konuşmasında “Muş Merkeze bağlı Yedipınar köyünden gelmeyiz. Tabi köy yaşantısını hiç görmedik. Yıllar önce şehir hayatıyla yaşadık. Bu yaşantımız doğrultusunda çıraklıktan kalfalığa kalfalıktan ustalığa ve ustalıktan ise iş yeri sahibi oldum. Tek uğraştığım terzicilikti. Bir yıl oldu cezaevinden çıktım. Üç yıl Elazığ Kapalı Cezaevinde yattım. Cezaevinde kaldığım süre zarfında birçok mahkum el sanatlarıyla uğraşıyordu. Bende el sanatlarıyla uğraştım ve giderek yetenekli biri oldum. İşin açıkçası birazda isteğe bağlıdır. Siz bir şeyi yapmak istediğinizde kesinlikle başarırsınız. Bende cezaevinde bu beceriyi kazandım ve kendimi geliştirdim. Cezaevinden çıktıktan sonra terzi dükkânımda el sanatları eserlerimi de yapmaya başladım. Birçok kişinin beğenisini topladım. Bunun üzerine bunu da ek meslek haline getirdim. Birçok kişiden sipariş almaya başladım. Değişik el emeği göz nuruyla birleştirdiğim duvar saatleri, camii figürleri, sandık, küçük maskot saz ve birçok eserle ilgi odağı oldum. Günlerce uğraştığım bir eseri çok cüzi bir fiyata vererek gönülleri sevindiriyorum” dedi.
“SEBZE VE MEYVE KASALARINI KULLANIYOR”
Yaptığı el sanatlarında çivi kullanmayan ve her türlü malzemeyi değerlendiren 49 yaşındaki sanatsever Karakaya, malzeme bulmakta güçlük çektiğini belirtti. Birçok malzemeyi sanayi bölgesinde bulamadığını ve bulduğu malzemelerin de oldukça pahalı olduğunu, özellikle sebze ile meyve kasalarını kullandığını kaydetti. Karakaya, yaptığı açıklamasında “Birçok çalışmayı yapabilmek için sanayi bölgesine gidiyorum. Birçok malzemeyi bulamıyorum ve bulduğum malzemelerde çok pahalı. Bunun için genelde sebze ve meyve kasalarını kullanarak birçok çalışmayı yapıyorum. Daha uğraş istiyor ve daha çok ucuz oluyor. Malzemenin yanında ise el emeği var. Kazandığım beceriyi daha da büyütmek istiyorum. İmkanlarım daha elverişli olsaydı bunu daha kaliteli bir meslek haline getirirdim” dedi.
Günaydın Muş Gazetesi


