HDP Milletvekili Avukat Burcu Çelik, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Örgütü tarafından Belediye Meydanında düzenlenen basın açıklamasının ardından bir konuşma yaptı.
Kürt halkının uzun sürenin ardından ilk defa birlik ve beraberlik içinde olduğunu vurgulayan Çelik, Cizrede yaşanan ölümlere de değindiği konuşmasında: 7 Haziran sonrasında hem Kürdistana hem Kürt halkına bir savaş konsepti ile karşı karşıyayız. Zaman zaman sokağa çıkma yasağı kararı altında katliamları seyrederken diğer yandan hala devam eden siyasi soykırımlarla karşı karşıyayız. İnanın 90lı yılların çocukları olarak ve bugün bir hukukçu olarak 90lı yıllarda ne yaptıysanız, bizlerin gözleri önünde çapraz ateşlerle siyasetçilerimizi katletmiş olsanız da bunların hiçbir çözümü olmadığını bizler yaşadık, gördük. Kürt halkı bugün tarihte ilk defa bu kadar birlik ve beraberlik içerisindedir. Ve bu birlik, beraberlik duygusu 7 Haziran seçimlerinde sandıklara da açık bir şekilde yansıdığındandır ki bugün Kürtlere karşı bu savaş, bu soykırım devam etmektedir. Cizrede 9 gün devam eden sokağa çıkma yasağı altında 23 tane canımızı kaybettik. Sayın Başbakan, kendisi hiçbir can kaybı yok dedi sivil kayba ilişkin, İçişleri Bakanı bir tane sivil var dedi. Eğer yürekliyseniz eğer bu vatanın ve herkesin Başbakanıysanız buyurun beraber Cizreye gidelim. Beraber gidelim ve orada ölen sivillerin ailelerini tek tek ziyaret edelim. Sayın Başbakan, almış olduğunuz sokağa çıkma yasağı kararı altında, 35 günlük bebeğimizden 75 yaşındaki Mehmet Amcamıza kadar katlettiniz ifadelerini kullandı.
Son dönemde yaşanan gözaltı ve tutuklamalara ilişkin de konuşan Çelik, siyasilerin hangi gerekçe ile gözaltına alınıp tutuklandığını sordu. Yeninden müzakere yoluna gidilmesi gerektiğinin büyük bir aciliyet arz ettiğini ifade eden Çelik, Türkiye halklarının barıştan başka çözüm yolunun olmadığını vurguladı. Türkiyeyi HDP heyeti olarak il il gezeceklerini ifade eden Çelik: Bunlar bir kenara her ilde, her ilçede yöneticilerimize, çalışanlarımıza müdahale etmeye başladınız. Bütün hepsi, ne yazık ki şu anda karşımızda duran polisler dahil olmak üzere, kolluk kuvvetleri dahil olmak üzere tamamınızın sadece sarayın savunmasına alet edildiğinizi sizler bizden çok daha iyi biliyorsunuz. Bizler bu topraklarda her zaman çocukken de büyüdüğümüzde de ölene kadar da barış dedik, kardeşlik dedik ve bu söylemlere devam edeceğiz. Gelin yapmayın, askeri de vurmayın, polisi de katletmeyin. Gerillayı da öldürmeyin, sivillerimize de kıymayın artık. Bu işin çözümü silahla olmaz, olmadı. 40 yıl silahla denendi ancak olmadı. En iyi bunu devlet bilir, en iyi bunu Ankaradakiler bilir. Bugün tutuklanan Cihan Akpolat, Selamettin Yılmaz, İrfan Kandemir ve Güven arkadaşımız; ben bir hukukçu olarak soruyorum; dosyalarında hangi gerekçe ile tutuklama yapıldı? Hangi gerekçe ile gözaltına alındı? Tek bir gerekçesi var; bugün bu ülkede barış diyen herkes tutuklama tehdidiyle karşı karşıyadır. Evet onlar da barış dediler, biz de barış diyeceğiz ve yeniden müzakerenin başlaması için bölge bölge, il il gezen heyetimizle birlikte, gerekirse Türkiyenin 82 iline de gideceğiz. Trabzondan tutun Orduya, Antalyadan tutun Manisaya, Tokata her yere ama her yere gideceğiz. Çünkü bu halkın artık barıştan başka çıkar yanı yok. Evlatlarımızın ölmesini, annelerimizin artık ağlamasını istemiyoruz. Hepinize saygılarımı sunuyorum şeklinde konuştu.
Muş Manşet Gazetesi


