Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Avukat Burcu Çelik Özkan, İçişleri Bakanı Efkan Alanın yazılı cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesinde: Dünyada ve Türkiyede yaşayan birçok halk 21 Mart Newroz Bayramını farklı biçimlerde kutlamaktadır. Partimiz Newroz Bayramı kutlamalarını uzun yıllardır programını parti eş genel başkanlarına, yönetici ve milletvekillerinin katılımını sağlayacak şekilde bir haftaya yayılmış büyük bir coşkuyla kitlesel olarak kutlamıştır. Parti Genel Merkezimizin planlaması çerçevesinde Muş il ve ilçelerindeki Newroz Bayramı kutlamalarının 17 Mart 2016 gününde yapılacağına dair ilgili resmi makamlara gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiş, başvurular yapılmıştır. Ancak Muş Valiliği tarafından 21 Mart 2016 Pazartesi günü dışında Newroz Kutlaması kapsamında düzenlenecek tüm etkinliklere izin verilmediği ve etkinliklerin yasaklandığı bilgisi alınmıştır.
Bu bağlamda; 1. Newroz Bayramı kutlamalarının 21 Mart öncesinde kutlanmasının engellenmesinin ve yasaklanmasının nedeni nedir?
2. Bu yasak ve engelleme ile Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerle güvenceye alınan toplanma ve gösteri hakkı ihlal edilmiyor mu?
3. Geçen sene Muş ilinde 18 Martta kutlanan Newroz Bayramı kutlamalarında istenmeyen olaylar yaşanmamasına rağmen bu seneki yasağın özel nedeni nedir?
4. Newroz Bayram kutlamalarının bir haftaya yayılarak kutlanmasının önündeki engel nedir? ifadelerine yer verdi.
HDP Muş Milletvekili Av. Burcu Çelik Özkan, Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi olan bazı avukatların polis tarafından gözlatına alınması hususuyla ilgili TBMMye sunduğu soru önergesinde: 16 Mart 2016 tarihinde sabah saatlerinde Özgürlükçü Hukukçular Derneği mensubu avukatların evlerine polis baskını gerçekleştiği ve çok sayıda avukatın gözaltına alındığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Başlatılan gözaltı operasyonları kapsamında arama kararlarında önemli bir husus da arama emrinde gerekçe ve detay belirtilmediği, sadece evleri, işyerleri, araçları aransın şeklinde bir ibare ile aramaların gerçekleştirildiğidir. Gözaltı dosyalarında gizlilik kararı olduğu için soruşturma dosyalarıyla ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılması mümkün olmamıştır. Fakat özellikle son bir haftadır bazı basın yayın organlarında gözaltına alınan avukatların müdafilik faaliyetleri kriminalize edilerek avukatlar doğrudan hedef gösterilmiştir. Yaşanan gözaltıların hiçbir dayanağı olmayan bu haberlerden sonra gerçekleşmiş olması ayrıca dikkat çekicidir.
Bu bağlamda; 1. 16 Mart 2016 tarihinde sabah saatlerinde avukatlara yönelik yapılan ev baskınlarının ve gözaltıların gerekçesi nedir? 2. Arama kararı çıkarılan kaç avukat vardır, kaçı gözaltına alınmıştır? 3. Hangi suç kapsamında gözaltına alınmışlardır, isnad edilen suç mesleki faaliyetleri kapsamında mıdır? 4. Avukatlara yönelik gözaltılar doğrudan savunma hakkına müdahale değil midir? 5. ÖHDli avukatların siyasi davalar, faili meçhul cinayetler gibi insan hakları ihlalleri davalarına avukatlık yapmış olmaları gözaltına alınmalarında etkili olmuş mudur?
6. Son zamanlarda söz konusu basın yayın organlarında çıkan haberlerin avukatların gözaltına alınmalarında herhangi bir etkisi var mıdır? 7. 2014 tarihinden itibaren kaç avukat hakkında soruşturma ve dava dosyası bulunmaktadır? 8. 2014 tarihinden itibaren kaç avukat tutuklu yargılanmaktadır? dedi.
Muş Manşet Gazetesi


