Ak Parti Muş Milletvekili Muzaffer Çakar, adını kullanarak gayri meşru iş takibi yapan kişileri kovan kurum yetkililerinin kendi adamı olacağını belirterek, bazı kurum amirlerinin çalışmadıklarından yakınarak, Sadece özlük haklarını kullanmak için koltuğu işgal ediyorlar dedi.
Muşta bir lokantada düzenlenen basın toplantısında konuşan Çakar, İki yıldır Muşta siyaset yapıyoruz. 415 bin Muşlunun hakkını gasp edecek ve yanlış yapacak en ufak bir hatamız olursa bunu basın olarak kesinlikle paylaşın. Şu anda bu emanet bizim omuzlarımıza bindirilmiş. Bu emaneti layığı ile başa götürülüp suiistimal edilmemesi bizim birinci görevimizdir dedi.
Benim adımla iş yapmaya geleni kovun
Adının kullanılarak özel işler yapılmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğini söyleyen Çakar, Bunu defalarca valisinden tutun, müdürüne kadar herkesle paylaştım. Bize düşen çevremizi ve akrabalarımızı kurumlarla temas ettirmemektir. Senin şahsın üzerinde şaibe oluşturmaktan uzak tutmak siyasetçini vazifesidir. Bu çizgiyi ayarlayamayan siyasetçiler kendi çevreleri ile birlikte yıpranabiliyorlar. Ben bunu ilk günden ilan ettim ve bunun rahatlığını da yaşıyorum. Benim meşru temsilcim teşkilatımdır. Parti teşkilatım bir yanlış yaptığı zaman değiştirebilirsiniz, ama kardeşiniz yanlış yapınca değiştirme şansınız yok. Bende kendi bölgemde bir aşirete mensubum. Bu bölgede aşiret kavramı vardır ve bu inkar edilemez. Bu anlamda benim aşiretimden bir kızla evlenen hiç tanımadığım birisi çıkıp, Ben vekilin damadıyım diyebiliyor. Ama ben bunu gerçekten hiç tanımıyorum. Bu durum bizim bölgemizin gerçekleridir. Bu tür durumlarda yapılan iş takiplerinin önüne geçmek, bu boşluğa düşmemek kurum müdürlerinin ve amirlerinin vazifesidir. Eğer bu duruma düşen kurum amiri varsa o amir, o müdür boşuna bir kurumun başında duruyor. Eğer ben bir menfaat temin edeceksem, kendime, anneme, babama, kardeşime yaparım. Benimle hiç bağı olmayan insanlara yapmam. Ben hayatım boyunca menfaat temin edecek yanlış işlere hiç bulaşmadım dedi.
İdarecileri eleştirdi
Muşta çok başarılı kurum amirleri olmakla birlikte, bazı kurumların başındaki idarecilerin sadece özlük haklarından yararlandığını kaydeden Çakar, şunları söyledi: Ben Muşa çok fazla derslik yatırımı yapmak için ilde girişimlere başlanılmasını istedim. Ben milli eğitim komisyonundayım. Sadece ilkokullar için Muşa tahsis edilen para 7.3 milyon lira idi. Bu para ile 750 derslik yapılamaz. Bütçe belirlenirken işte şu bakanlığın bütçesi şu kadardır denir ve belirlenir. Sene sonu gelir ve her bakanlıkta kullanılmayan 100 milyonlarca para olduğu görülür. İşin mutfağında olduğumuz için bunu biliyoruz. Ben o zaman söz aldım ve bana denildi ki sizin aldığınız paranın on katı kadar size ek bütçe ayıracağız. Sene sonu kullanılmayan ödeneklerden size para göndereceğiz denildi. Yani 7 milyonluk değil 70 milyonluk iş yapabilirsiniz dendi. Ben dönemin Valisi Ali Beye bunu söyledim. Ama Ali Bey tereddüt etti. Karşılığı olmayan bir şey için adım atamam dedi. Ben karşılığını sana göndereceğim dedim. Para gelmezse ben ne yapacağım dedi. Yalvardım bu işin başlaması için. Korka korka bu işi bir yere getirdik. Sonra yaklaşık 23 milyon ödenek aktardıktan sonra işler canlanmaya başladı. Para var, kesenin ağzı sonuna kadar açık. Cesaretli olunmazsa Muşta bu kadar derslik yapılamazdı. Bir bakanın talimatına rağmen, Muş için ne lazımsa yapalım demesine rağmen ildeki zorluğu aşamıyorsun. Kesenin ağzını sonuna kadar açan bakana rağmen bazı şeyleri aşamıyorsunuz. Şu anda bile bu durum söz konusu, yani bürokrasiyi aşamıyorsunuz. Daha doğrusu adam işi bilmiyor. İşin ehli değil. O koltukta oturuyor ama sadece özlük haklarından yararlanıyor.
Bakanlıklar iş yapıyor, kurumlar çalışmıyor
Çakar kurumlara yönelik olarak eleştirilerde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü: Mesela şu anda Gençlik ve Spor Hizmetleri Bakanı Suat Kılıç diyor ki dile benden ne dilersen. Stadyumdur, sahadır, gençlik merkezleridir. Bakan madem böyle diyor, isteyin siz. Siz isteyin ama yapmazsa tamam. Adam böyle diyorsa sende gerekeni yap. Varto, Bulanık, Malazgirt, Muşta kamunun çok sayıda hazine arazileri var. Çok müthiş bir gençlik var. Orman ve Su İşleri Bakanı geçen yıl bölgeye geldi ve bölge müdürüne bir takım talimatlar verdi. Ama ne il müdürü ne de bölge müdürü yapmıyor. Biraz dürtmesen iş olmuyor. Ben çalışmayan kurum amirlerinden rahatsızım. Ben Vali Beye de söyledim. Kurum müdürleri ile bir araya gelip ihtiyaçların belirlenmesini istedim. Bir aya kadar ihtiyaçlarını belirleyemezsen 2014 yılında sıfır çekersiniz. Yakın zamanda bir bakandan bir şey talep ettim ve bana bunun benim görevim olmadığını söyledi. Benim bürokratımın bunu talep edip etmediğini, etüt çalışmalarını yapıp yapmadığını soruyor. Şimdi bizden talep edilecek, biz para göndereceğiz ve burada inanarak çalışıp iş yapacağız. Yoksa olmaz.
Muş ilinin yüzde 50 vebali bana aittir
Çakar konuşmasını şöyle sürdürdü: Bugüne kadar iki tane il müdürünün atanmasında benim etkim oldu. Burada kusur vebal ne varsa bana aittir. İş Kur Müdürü ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü. Burada bu iki kurumla ilgili ne vebal varsa bana aittir. Bunun dışında hiçbir kimseyi gösterip de Muzaffer Çakarın akrabası idi yakını idi şuaraya getirdi denilemez. İşin ehli olmayıp da bir kurumun başına birini getirirsem ve iş yapmayıp sadece benim şakşakcılığımı yapıyorsa aslında en büyük arıza budur. Bu durumda siyaseti kötü kullanmış ve memlekete zarar vermiş oluruz. Vebal ve sorumluk manasında sadece iki kurum amiri atanmasına destek olmuşum diye bunları ben üstleniyorum, diğerlerini üstlenmem diye bir şey doğruca bir hareket değil. Muşta bu manada yapılan hataların yüzde 50 hatası bana aittir. İktidar milletvekili olan iki arkadaşız. Bu vebalin yüzde 50si bana yüzde 50si diğer arkadaşıma aittir. Muştaki bütün yanlışların, yolsuzlukların, suiistimallerin hepsinin yüzde 50 vebali benim sırtımdadır. Bunun dışında yapılan ne kadar güzel ve faydalı işlerde varsa o da bütün herkesin eseridir. Bende bu memleketin bir ferdi olarak pay alırım.
Muş Manşet Gazetesi


