Yaz mevsimiyle birlikte başlayan düğün sezonu, Ramazan ayında uğradığı kesintinin ardından tüm hızıyla devam ediyor. Hayatlarını birleştirmek isteyen çiftler için yapılan hummalı hazırlıkların ardından o mutlu gün, gelip çatıyor.
Genç nüfusun yoğun olduğu ilimizde düğün salonlarından gün almak için aylar öncesinden tarih belirlenirken, birçok vatandaşımız mahalle aralarında düğün yapmayı tercih ediyor. Heyecan ve mutluluk dolu düğün süreci, çiftlerin yanı sıra akraba, dost ve yakın çevrede de yaşanırken nihayet beklenen güne varılıyor.
Davetlilerin akşam saatlerinde iştirak etmeye başlamasıyla canlanan düğün alanlarında müzisyenler davetlilere hoşça vakit geçirmeye çalışıyor. Masaların arasında ve oyun alanında koşturan çocuklar da düğünlere ayrı bir renk ve neşe katıyor. Davetlilerin yavaş yavaş oluşturduğu halkalarla yöresel oyunlar birbiri ardında sergileniyor. Ardından gelin ve damadın düğün alanına gelmesiyle iyice artan mutluluk halkası, tüm davetlileri sarıyor. Pasta kesimi, takı töreni derken halk oyunlarıyla devam eden düğünlerin sonunda ise hem hüznü hem mutluluğu bir arada yaşayan anneler, yuvadan ayrılan kızları için gözyaşı döküyor. Tabi bu dökülen gözyaşından çok daha acı bir durum daha var ki o da düğün sonrası konvoyunda silahlanan ateşler. Birçok defa sonu feci yaralanma ve ölümlerle son bulan silahlı sözde kutlamalar, bu mutlu günü acı bir sona bağlıyor.
Bu kadar yaşanan kötü tecrübelere ve acılara rağmen hala kutlama amacıyla bunu yaptığını savunanlar, o anın vermiş olduğu rehavetle silahına sarılıyor. Ardından üst üste havaya sıkılan mermiler, hiç beklenmedik bir acıya neden olabiliyor.
Çoğu zaman şehrin göbeğinde meydana gelen bu hadiseler, birçok vatandaşı da tedirgin ediyor. Özellikle yaz ayları dolayısıyla balkonda oturan vatandaşlar, konvoy esnasında açılan ateş sonucu hemen içeri girmek zorunda kalıyor. Ardından 155 Polis İmdat hattından yapılan ihbarlar sonucunda konvoya polis tarafından müdahale edilmesine rağmen bu işin tek çözüm yolu bu değil. Özellikle düğün sahiplerinin ve aklıselim vatandaşların bu konuda gereken uyarı ve müdahaleyi yapması gerekiyor. Aksi takdirde, bu kadar kan, ölüm ve acıya tanıklık etmiş ve etmeye devam edilen güzel ilimizde, çok daha büyük acılar yaşanabilir. Bireysel silahlanmanın bu kadar ciddi boyutlara ulaştığı ve kontrolsüz, kuralsız silah kullanımı, birilerinin mutluluğu birilerinin ise acısı olabilir.
Muş Ovası Gazetesi


