İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada; ilimizde sigara kullanımının, kırmızı et ve hayvansal yağ tüketiminin fazla olması nedeni ile yemek borusu ve mide kanseri görülme oranın akciğer kanserinden sonra en yüksek olan kanser türü olduğu bildirildi. Kanser Haftası kapsamında çalışmalar yapan ve hafta bitiminden sonra da vatandaşlara yönelik olarak çeşitli uyarılarda bulunan İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü Tekin Güler, “İlimizde de sigara kullanım oranının yüksek olması ve beslenme alışkanlıklarının kırmızı et ile hayvansal yağ ağırlıklı olması ve sebze-meyve tüketiminin az olması nedeniyle, bu beslenme kültürüne bağlı olarak, yemek borusu ve mide kanseri görülme oranı akciğer kanserinden sonra en yüksek olan kanser türüdür” diye konuştu. Her üç kanserin biri beslenme hataları, biride tütün kullanımı ile ilgili olduğunu ifade eden Güler, “Bu, her üç kanserli hastadan ikisinin bilinçli bir toplum yaratılarak kanser olmaktan kurtulabileceği anlamına gelmektedir. Geniş halk kitlelerine kanserle ilgili mesajları ulaştırmak amacıyla, İlimiz Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ve Muş devlet Hastanesinde kanser hastası etkinlikleri kapsamında Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürlüğü ve Kanser Birimi tarafından açılan stantlara vatandaşların yoğun ilgisi oldukça memnun edici, Sağlık Yüksekokulu ve Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin katıkları ile vatandaşlara görsel olarak yapılan bilgilendirmeler sonucu Kanser Erkan Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezine aynı gün çok sayıda vatandaşın başvurduğu gözlenmiştir” dedi.
YEMEK BORUSU KANSERİ
Eğitim Şube Müdürü Güler Yemek borusu kanseri ile ilgiliyaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi. “Yemek borusu kanseri yöresel beslenme alışkanlıklarına göre coğrafi dağılım farkı en yüksek olan kanserlerden birisidir. Farklı coğrafyalarda Özofagus (Yemek borusu) kanseri sıklığı 100-200 kat değişim göstermektedir. İçinde ülkemizin(özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinin) de yer aldığı orta doğuda ve uzak doğuda yüksek sıklıklar bildirilmektedir. Uzun süreli alkol ve tütün kullanımı yemek borusunda hem adeno hem yassı epitel hücreleri (epidermoid) kanser sıklığını arttırmaktadır. Yutma güçlüğü klinikte ilk oluşan şikayettir. Önce katı gıdalara karşı başlar, ileri dönemlerde sıvı yutması da eklenir.Bilgisayarlı tomografi evreleme için yardımcıdır. Halen hastalığın evrelemesinde TNM (T=tümör N=nodal tutulum M=metastaz) sistemi kullanılmaktadır. Erken evredeki özellikle N0 M0 hastaların sağkalımları daha iyidir. Ancak hastaların büyük kısmı ilk tanıdan itibaren 1 yıl içinde kaybedilmektedir. Tüm tedavi çabalarına rağmen 5 yıl sağkalım ise %5′ten azdır. Özofagus tümörlerinde temel tedavi yöntemi cerrahidir ancak ameliyat mortalitesi nispeten yüksektir ve tümörün çıkarıldığı vakalarda bile lokal ve sistematik nüksler nedeniyle 5 yıl sağkalım %20 dolayındadır. Agresif cerrahinin yararı sadece alt özofagus tümörlerinin tedavisinde gösterilmiştir. En korkular komplikasyon uygulama sırasında oluşabilecek perforasyonlardır. Kanama, basınç nekrozu, yabancı cisim reaksiyonu ve tıkayıcı fibrozis bildirilen diğer komplikasyonlardır”.
MİDE KANSERİ
Güler açıklamasında; “Mide kanserinin görülmesinde, beslenme alışkanlığı önemli bir yer tutmaktadır. Tuzlu besinleri aşırı tüketmek, sebze ve meyve beslenmesinde yetersizlik, beslenme ile ilgili, en sık görülen kanser nedenlerindendir. Nitrat ve nitrit tuzları midede kanserojen maddeye dönüşebilmektedir. Ülkemizde mangal eti önemli bir yer tuttuğundan etin tuzlanması ve pişerken yanması kansere yol açabilir. Çünkü yanmış et kanserojen madde içerir. Çiğ etle beslenmek de aynı şekilde kanser riskini artırır.
Midede gastrit ya da ülsere neden olan, H.pylori bakterisi kansere neden olabilmektedir. Bu bakteriyi ortadan kaldırmak, kanser riskini azaltır.
Sigara kullanmak, mide kanserine yakalanma ihtimalini 6 kat artırmaktadır. Sigara, midede iltihap oluşmasında rol oynar. Aynı şekilde alkol tüketimi de mide kanserinin nedenlerindendir. Birinci dereceden akrabalarında mide kanseri görülenlerde, kanser riski artmaktadır. Kalıtsal faktörler, mide kanserinin gelişmesinde etken faktördür. Beslenme önemli bir faktör olduğundan, sosyoekonomik düzey de kanserin oluşmasında etkilidir. Ayrıca evre şartları, geçirilmiş bazı hastalıklar, mide ameliyatı kanserin sebepleri arasında yer alır. Mide kanserinde en etkili teşhis yöntemi endoskopidir. Ucunda kamera olan bir boruyla mideye girilir. Doktor, midenin her yerini rahatlıkla görebilir. Tümör oluşumu varsa gözlenebilir. Kesin teşhis konması için midenin şüphelenilen yerlerinden parça alınır ve mikroskobik olarak incelenir. Kanser hücreleri mikroskopta rahatlıkla gözlenir.
Baryumlu mide grafisiyle tümörler görülebilir ama kesin teşhis koymak için mikroskobik inceleme gerekir.
Düzenli beslenme, kanser hastalığından korunmak için gereklidir. Bazı besinler kanserin oluşma ihtimalini azaltmaktadır. Özellikle nar, kayısı, havuç gibi meyve suları, sarımsak, üzüm, peynir, yoğurt, şalgam, muz, karnıbahar kanseri önlemede faydalıdır. Hastalara domates yemeleri tavsiye edilir. Omega 3, kanserden koruyucu özelliğe sahiptir. Özellikle balık, omega 3 yönünden zengindir.
Şişmanlık, kanser riskini arttırır. İdeal kiloya yakın olmak gerekir. Fazla kırmızı et tüketiminden kaçınmak lazım. C vitamini, birçok meyve ve sebzede bulunur ve vücudun direncini arttırır. Böylece kansere karşı etkili olur. Kansere tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Havuçun içinde bulunan betakaroten, vücut direncini arttırır ve genlerimizin bulunduğu DNA da hasar oluşumunu engelleyici etkiye sahiptir.
Düzenli bir hayat sürme, birçok hastalıkta olduğu gibi kanser hastalığında da etkendir” dedi.
AKCİĞER KANSERİ
Akciğer kanseri ile ilgili bilgiler veren Şube Müdürü Güler, “Erkeklerde en sık görülen kanser çeşidi olan akciğer kanseri, kadınlarda da sigara kullanımının artmasıyla beraber giderek daha sık görülmektedir.
Avrupa Birliği ülkelerindeki tüm kanser olguları içerisinde %21 lik paya sahip olan akciğer kanseri, aynı zamanda hastalığa bağlı yüksek ölüm oranı nedeniyle kansere bağlı ölümlerin %29 undan sorumludur. Amerika Birleşik Devletleri nde 1991 yılı verilerine göre, kadın ve erkeklerde kansere bağlı ölümler arasında 1. sırada yer alan bu hastalık, kanser tedavisinde kaydedilen bütün gelişmelere rağmen önemini ve yerini korumaktadır. En sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanseri, büyük oranda sigara kullanımına bağlı olarak geliştiğinden aynı zamanda önlenebilir tek kanser türü olarak tanımlanabilir. Yapılan bir çok araştırmada sigara kullanımındaki artışa paralel olarak sıklığını arttıran bu hastalığın, sigara karşıtı kampanyaların başarılı olduğu ülkelerde sigara kullanımındaki azalma ile birlikte insidansının azaldığı saptanmıştır. Akciğer kanseri ile ilişkili birçok risk faktörü tanımlanmış olmakla birlikte bunların en önemlisi sigara kullanımıdır. Akciğer kanseri olgularının yaklaşık %80-85 inde sigara hastalıktan sorumlu tutulmaktadır. Özellikle squamous hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri ile sigara kullanımı arasındaki sebep – sonuç ilişkisi çok iyi tanımlanmıştır.
Günlük tüketilen sigara miktarı ve tiryakilik süresi ile akciğer kanseri olasılığı arasında doğrusal ilişki bulunmaktadır. Yani daha fazla sigara içenlerde akciğer kanseri riski sigara içmeyenlere veya az sigara içenlere göre artmaktadır. Sigara kullanımının dışında bazı metal ve kimyasal maddelere mesleksel maruziyet, asbest teması, radon gazı, genetik bazı faktörler, radyasyon, önceden geçirilmiş bazı akciğer hastalıkları ve beslenme alışkanlıkları da akciğer kanseri için risk faktörleri olarak sayılabilir. Örneğin ailesinde akciğer kanseri olan bireylerde akciğer kanseri görülme olasılığı biraz daha fazladır. Özellikle ailede akciğer kanseri öyküsü ile birlikte sigara kullanımı, riski daha da arttırmaktadır. Yine akciğer tüberkülozu, interstisyel fibrozis, büllöz amfizem ve doku harabiyeti ile seyreden diğer bazı akciğer hastalıklarında ortaya çıkan nedbe dokusu akciğer kanseri gelişimi için bir zemin oluşturabilir. Mezotelyoma(akciğer zarı kanseri) için bilinen en önemli risk faktörü olan asbest maruziyeti, aynı zamanda akciğer kanseri riskini de arttırmaktadır” diyerek sözlerini tamamladı. Muş Ovası Gazetesi


