İl Müftüsü Dursun Ali Şeker Beraat Kandili nedeniyle yayınladığı mesajında:
Mübarek üç ayların içindeyiz. Bu müstesna zaman diliminin havasını teneffüs etmekten huzur duyuyoruz. Üç aylardan ilki olan Recep-i Şerif’den vedalaşarak ayrılmıştık. Şimdi ise mübarek Şaban-ı Şerif ayındayız. 05 Ağustos 2009 Çarşambayı 06 Ağustos Perşembe’ye bağlayan gece bu ayın hem ortası hem de Berat Kandili’dir.
Berat, günahlardan arınıp Yüce Allah’ın affına erişmek demektir. Berat Kandili, aynı zamanda, rahmet, bereket, ilim, irfan, kültür, paylaşma, yardımlaşma, arınma, yücelme, sağlık, sevap ve mükâfat ayı yani Kur’an ayı olan üç ayların sonuncusu Ramazan-ı Şerif’e yaklaştığımızın müjdesidir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da olgun Mü’minler Camileri şenlendirecek, Yüce Allah’ın davetine katılacak, herkes için dua edeceklerdir.
Ramazan ayı’nın müjdecisi olan ve Yüce Allah’ın rahmet ve merhametinin normal zamanlardan daha fazla tecelli edeceğine inandığımız Berat Kandili’ni bir kere daha idrak etmiş bulunuyoruz. Aslı “BERAET” olan ve dilimizde “BERAT” olarak kullanılan bu kelime lükatte, “Borçtan, hastalıklardan, suç ve cezadan kurtulmak”, dini literatürde ise; “Günahlardan arınmak, temize çıkmak, ilahi af ve rahmete nail olmak” manalarını ifade eder. İslam aleminde asırlardan beri kutlanan bu gece; Allah’ın emir ve yasaklarına gerektiği şekilde uymadığı için pişmanlık duyanların; Allah’ın engin rahmet ve mağfiretine sığınma imkan ve fırsatına kavuşacakları istisnai bir zaman dilimidir. Kur’an-ı Kerim’in, “İbret almak veya şükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü bir biri ardınca getiren O’dur.” (Furkan, 62) ayet-i kerimesinde ifade edildiği gibi her doğan güneş, faydalı bir insan, iyi bir kul olma yolunda insana yeni bir fırsat verir. Peşpeşe gelen gece ile gündüzler, aylar ve mevsimler, insana farklı duygular yaşatır ve insanı durağanlıktan, ataletten kurtarır. İşte Şaban ayının 15. gecesine rastlayan Berat Kandili de ömür zincirinin halkaları arasında anlamlı bir bölümdür. Aynı zamanda Ramazan ayının müjdecisi olan bu gecede geçmiş ömrümüzün muhasebesini yapma, kalan ömrün insan vasfına ve iyi bir Müslümana yakışır bir şekilde geçirilmesi için karar verme ve plan yapma imkanı vardır. Zaman, her birimiz için değerli bir mefhumdur. Kandil geceleri, ömür yapraklarımızın birer birer koptuğunu, son Berat Kandilinden bu yana bir yıl daha yaşlandığımızı adeta bizlere ikaz etmektedir. Bu ikazlardan ders alabilenler ve her anın, her zaman diliminin gereğini yapabilenler, hayatlarının sonunda pişman olmayacaklar, nedamet duyguları yaşamayacaklardır. İnsan olarak günahsız, hatasız ve kusursuz olduğumuzu iddia etmek mümkün değildir. Günlük hayattaki davranışlarımızın Kur’an-ı Kerim’e uygunluğunu değerlendirdiğimizde her gün birçok günah işlediğimizi görebiliriz. Ancak bütün varlıklara merhameti sonsuz olan Yüce Allah, kalplerimizi karartan günahlardan kurtulmamız için tevbe yolunu açmış ve bizi tevbe etmeye çağırmaktadır.“Ey iman edenlar! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter…” (Tahrim, 8) Tevbe sadece belli günahları işleyenlerin başvuracağı bir af kapısı değil, herkesin yapması gereken bir ibadettir. Sevgili Peygamberimiz “Ben günde 70 kez tevbe ederim” derken bu gerçeğe işaret etmektedir. Bu itibarla; idrak ettiğimiz Berat Kandili’ni eşsiz bir fırsat bilelim ve hayatımızın son kandili gibi kabul ederek “Rahman’ın kulları onlardır ki…” (Furkan, 63) ayetinde özellikleri belirtilen ve övülen kimselerden olmak için gayret gösterelim. Belalardan, musibetlerden, felaketlerden ve afetlerden bizleri koruması için “Rabinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Hem endişe, hem de ümit ile O’na yalvarın. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti iyi kimselere yakındır.” (A’raf, 55-56) ayet-i kerimelerinde belirtildiği şekilde dua edelim. Birbirimizi sevmedikçe olgun mü’min olamayacağımızı; dedikodu, iftira, kin, nefret ve düşmanlık besleme gibi kötü huyları terk etmeden fert ve toplum olarak huzura kavuşamayacağımızı; israf, tembellik, haksız kazanç sağlama vb. davranışları bırakmadan da kalkınamayacağımızı idrak edelim. Bu duygu ve düşüncelerle, Muş’lu vatandaşlarımız ile bütün İslam âleminin “Berat Kandilini” en içten dileklerimle kutlar, bu gecenin insanlığın, barış, huzur ve saadetine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim. Muş`un Sesi Gazetesi


