BDP, Muş cezaevinde tutsakların yaşamlarını tehlikeye atarak koğuşlarını ateşe vermesi, tutsakların bu ağırlaştırılmış tecride ve keyfi uygulamalara artık yeter demesidir.
Özellikle kadın çocuk ve hasta tutsaklara yönelik uygulamalarla insanlıktan, hak-hukuktan mahrum mekânlar olan Guantanamo ve Ebu Gureyb cezaevlerini aratmayan uygulamalarınızı asla kabul etmiyoruz açıklamasında bulundu.
BDP Kadın Meclisleri adına yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin en fazla siyasi tutsağın olduğu ülke olmasının yanında, tutsaklara yönelik ağırlaştırılmış tecrit, hak ihlalleri ve yoğun baskıların en fazla yaşandığı ülke olma niteliğini de taşıdığı iddia edildi. Savaş dönemlerinin esir kamplarını aratmayan cezaevlerindeki gayri insani uygulamaların tutsakların nefes almalarını bile engellediği savunulan açıklamada şunlar kaydedildi:
Özellikle kadın, çocuk ve hasta tutsaklara yönelik son derece keyfi uygulamalar tahammül sınırlarını aşmış ve tutsakların yaşamlarını tehlikeye atma pahasına, isyan noktasına getirmiştir.
Çiçeğe, kitaba, kıyafete sakıncalı denilerek el konulması, kadın koğuşlarına kamera yerleştirilmesi, keyfi şekilde koğuşların değiştirilmesi, görüş ve mektup yasaklarıyla dışarı ile her türlü iletişim yasaklanması, son derece ağır tecrit koşullarını daha da ağırlaştırmakta ve dayanılamaz kılmaktadır.
-KADIN TUTSAKLAR GARDİYANLAR TARAFINDAN DARP EDİLDİ-
Cezaevi yönetimin isyana neden olan tavrının, isyan sırasında da devam ettiği savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Ateşe verilen koğuşlara müdahale adı altında kadın tutsaklar gardiyanlar tarafından darp edilip tacize maruz kalmıştır. Hastaneye kaldırılan 7 kadın tutsaktan 2’si halen yoğun bakımdadır. Barış Ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisleri olarak; çiçeklerden, kitaplardan, renklerden korkan hapishane zihniyetine sesleniyoruz; siyasi rehine olarak cezaevlerine doldurduğunuz bu insanlar üzerinden sabır sınaması yapmayın. Özellikle kadın çocuk ve hasta tutsaklara yönelik uygulamalarla insanlıktan, hak-hukuktan mahrum mekânlar olan Guantanamo ve Ebu Gureyb cezaevlerini aratmayan uygulamalarınızı asla kabul etmiyoruz. Buradan tüm halkımızı ve demokratik kamuoyunu tutsakları isyan noktasına getiren bu uygulamalara dur demeye çağırıyoruz. Dört duvar arasında yakılan ateş, dışarıya taşan bir çığlıktır. Bu çığlığı karşılıksız bırakmayalım.
ANKA


