Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş İl Başkanı Nimet Sezgin, seçimde oy kullanmayanlara gelebilecek cezalarla ilgili hukuki mücadeleyi vereceklerin ve ceza gelmesi halinde de ödeyeceklerini belirtti.
BDP İl Başkanı Nimet Sezgin, il başkanlığında referandumu değerlendirdi. Kürtlerin temsil gücünün Ak Parti tarafından göz ardı edilmesine karşı duruş geliştirdiklerini ifade eden Nimet Sezgin, bunda da başarılı olduklarını söyledi. Referandumda partilerinin seçmenleri tehdit etmediğini belirten Sezgin; “Referandum gerçek anlamda yeni bir anayasanın şekillenmesi için ilk adım olur. Bu referandumun içerisinde biz BDP olarak özellikle Kürtlerin temsilcilerinin mecliste yaptıkları çalışmalarının hiçbirinin kaale alınmaması ve Kürtlerin temsil gücünün Ak Parti tarafından göz ardı edilmesi kaynaklı bir karşı duruş geliştirdik. Buna da biz ‘boykot’ dedik, sandığa gitmeme dedik. Aslında BDP bölge genelinde büyük bir başarı elde etmiştir. İlimizde de azımsanmayacak bir başarı var. Biz bu referandumda demokratik bir şekilde herkesin özgürce sandık başında kendi oyunu kullanması temel talebimizdi. Özellikle Başbakanın ve farklı güçlerin BDP boykotunun halkı tehdit ettiği yönündeki mantığın bir iftira olduğunu düşünüyorum. Yıllardır bölgede farklı düşünen, farklı yaşamayı kendi önüne koyan insanların sistem içindeki güçler hep bunu söylemiştir. Bugün de Ak Parti tarafından söylenmeye devam ediyor. Oysaki bu bölgede gerçekten halkı tehdit eden ortaya çıkmıştır. Anayasayla askerin halk üzerindeki vesayeti 12 Eylül gününde sona erecekti. Oysa asker bu bölgede apaçık ‘evet’e çalıştı. Hani asker ‘hayır’cıydı, asker bu anayasayı istemiyordu. Bu bölgede yaşanan bütün seçimlerde Ak Parti ve asker tek vücut oluyor. Halkımızın aslında bunu görmesi gerekiyor. BDP’ye ruh üçüzleri diyerek büyük bir iftira atmıştı, bu bölgede Ak Parti ve o vesayetçi anlayışın ruh ikizleri olduğunu çok rahat bir şekilde gördük” dedi.
Seçimleri boykot etmenin oy kullanmak kadar demokratik bir hak olduğunu savunan Sezgin, oy kullanmayan seçmenlere ceza gelmesi halinde hukuki olarak mücadele edeceklerini kaydetti. Cezayı parti olarak ödemeye hazır olduklarını vurgulayan Sezgin sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu bölgede halka sandığa gitmeleri yönünde baskılar yapılmıştır ve bu baskılar sonucu bazı seçmenler sandığa gidip oy kullanmıştır. Bu devletin eliyle yapılmıştır. Yani devlet kendi eliyle YSK kanunlarını çiğnemiştir. Dolayısıyla burada baskıyı uygulayan anlayış, sandığa gitmeyene para cezası veren anlayış ortadadır. Bu ülkede anayasa ‘evet’çiler için, ‘hayır’cılar için demokratikse bir vatandaş olarak yurttaşın da sandığa gitmeme hakkı vardır. Bu halkı zorunlu bırakmadır ve demokratik bir yaşam anlayışı değildir. ‘Ben demokrasiyi getireceğim, vesayet anlayışına son vereceğim’ diyen bir anlayışın boykot edenlere karşı para cezası verileceğini söylemesi açık bir tehdittir. Sandığa gitmeyenlerin hangi demokratik hakkı olacaktır. Kürtler anayasanın 66. ve 42. maddesi kaldırılmalıdır diyor, bunlar yoksa sandığa gitmiyorum diyor ve gitmeme de en doğal hakkıdır. Sandığa gitmeyen 95 bin 675 vatandaşımıza gelecek para cezalarının hukuki mücadelesini vereceğiz. Özellikle bu cezaların kaldırılması için de çalışma içerisine gireceğiz. BDP bu halkın bütün sorun ve sıkıntılarının önünde yer aldığı için bu cezanın önünde de yer alacağız. Eğer halkımıza bu ceza gelirse biz bunu bir kampanyayla da olsa bütün halkımızı birleştirerek ödemesini yapabiliriz. Bizim için hiç sorun değil.”
Referandumda ilde olay çıkmamasına sevindiklerini söyleyen Sezgin; “Özellikle ilimizde referandum günü herhangi bir olumsuz olayın yaşanmaması bizleri sevindirmiştir. Biz bütün arkadaşlarımıza sorumluluk sahibi olmalarını söyledik. Herkesin özgür iradesiyle sandığa gitme veya gitmeme hakkı olduğunu ve sandığa gitmek isteyenlere karşı herhangi bir tehdit veya fiili müdahalede bulunulmaması gerektiğini söyledik. Bunun sonucunda da küçük olumsuzluklara rağmen ilimizde herhangi bir olay yaşanmamıştır. Bu anlamda sevinçliyiz” diye konuştu.
Şark telgraf


