Muş Şeker Fabrikası’nın ruhsat sorunu tartışmalarına Şeker İş Sendikası Muş Şube Başkanı Fikret Sancar da katıldı.
Konuyla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Fikret Sancar, başka illerde de ruhsatsız fabrika olduğunu ve hiçbirinin bu kadar gündeme getirilmediğini kaydetti. Muş Bazı arsa sahipleri tarafından yapılan anlaşamaması nedeniyle tapuların devredilmediğini ifade eden Sancar; “Özellikle Muşlu hemşerilerimizin sanki fabrikaya sahip çıkıyormuş gibi yapıp bu konuyu internet sayfalarında tartışmaya açması fabrikamıza yarar yerine zarar vermektedir. Şu an ülkemizde benzer sebeplerden pek çok şeker fabrikamız ruhsatsız çalışmakta. 80 yıllık bir fabrikamız daha yeni ruhsat alabilmiştir. Fakat hiçbir il sakini fabrikasını bu şekilde teşhir etmedi. Ruhsatı olmayan fabrika verimsiz çalışır, kalitesiz şeker çıkarır manasına gelmemektedir. Şu an doğu fabrikalarının içerisinde en verimli ve yıldızı gittikçe parlayan Muş Şeker Fabrikası dünya standartlarının üzerinde kalitede şeker çıkartmaktadır ve kapasitesinin yüzde yüzünü kullanmaktadır” dedi.
ISO 22000 belgesi olan ve Avrupa’dan ödül almış bir fabrikanın dahi ihracat yapamadığını ifade eden Sancar sözlerini şöyle sürdürdü; “İhracat yapmama sebebimiz tamamen sanayimizi bitirmek için pancar kotaları ve Amerikan firmalarına tanınan imtiyazlarla tatlandırıcılar nişasta bazlı şekerlerdir. Ülkede 407 bin ton nişasta bazlı şeker devlet izni ile üretilmektedir ve bu tatlandırıcıları üretmek için yılda 1 milyon 200 ton GDO’lu mısır ithal edilmektedir. Bunun pancar karşılığı 3 milyon tondur. Bu miktar tüm doğu fabrikalarının kapasitesinin nerdeyse üç katıdır. Pancara dayalı şeker üretiminden işçi, çiftçi taşıyıcılar, esnafımız kazanırken tatlandırıcılardan malum kesimler faydalanmaktadır. Şeker sanayimiz yurtdışına anahtar teslimi fabrikalar yapma noktasına gelmiş iken bundan rahatsız olan bazı ülkelerin etkisi ile önümüz kesilmekte fabrikaların tam kapasite çalışması engellenmekte, eksik eleman tamamlanmamakta ve bilinçli olarak fabrikalarımızı zararlı gösterip ya sermaye sahiplerine yarı fiyatına vermek veya kilit vurulması için zemin hazırlanmaktadır. Fransa ve Almanya Avrupa’daki şeker tekellerine Türkiye’yi ortak etmek istememektedir. Ortadoğu şeker piyasasını ellerinden kaçırmak istemeyen bu ülkeler bir şekilde önümüzü kesmek için fabrikalarını ve çiftçilerini süspanse etmekte görev zararlarını karşılamaktadır. Türk şeker sanayisi ise 2002 yılından beri görev zararları karşılanmamış ve kendi yağıyla kavrulmuş bu günlere gelmiştir. Ülkenin zor günlerinde bu ülkeyi şekersiz bırakmayıp bu ülke insanının ağzını tatlandıran bu kurumun şimdi ağız tadı kaçırılmaktadır. Özellikle halkımızın bu konuda sanayimize desteğini beklemekteyiz. İhracat kararı verildiği an Muş Şeker Fabrikası ihracat izni verildiği taktirde 12 puan gibi kaliteli bir şekeri üretebilir durumdadır ve üretmektedir. Çiftçimizin ve işçimizin daha da özverili çalışmaları ile bu fabrikayı daha da iyi yerlere taşımak bizden sonraki nesillere çalışır verimli bir fabrika bırakmak borcumuzdur, görevimizdir.”
Şark Telgraf Gazetesi


