Doğu ve Güneydoğu Anadolu Baro Başkanları toplantısı, Bingöl’de gerçekleşti. Bingöl Barosu Başkanı Av. Erdal Aydemir Başkanlığı’nda Sarıoğlu Oteli’nde gerçekleşen toplantıya Siirt, Malatya, Tunceli, Ağrı, Şırnak, Muş, Şanlıurfa, Bitlis, Van, Mardin, Elazığ ve Diyarbakır baro başkanları katıldı.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin baro başkanları, bölge toplantısında, bölgenin ve ülkenin hukuksal sorunlarını tartışarak, çözüm önerilerini ortaya koydular. Bingöl Barosu Başkanı Av. Erdal Aydemir, bölge baro başkanları toplantısının her iki ayda bir ilde yapıldığını, bugünde kendilerinin bu toplantıya ev sahipliği yaptıklarını ifade etti.
Basın kapalı devam eden toplantının ardından, Güneydoğu ve Doğu Anadolu baroları toplantı sonuç bildirgesi açıklandı.
Sonuç bildirgesinde şu görüşe yer verildi; “Çağdaş demokratik bir devlette güçler ayrılığı ilkesi çerçevesinde yargının bağımsızlığı esastır. “ Hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak” barolara Avukatlık Kanunu ile yüklenmiş olan bir görevdir. Demokratik bir devlette güçler ayrılığı ilkesi içerisinde yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, adil yargılanma hakkı ve kişi güvenliği gibi ilkeler, adil bir toplumsal düzen için zorunluluktur. Farklılıklara tahammül edemeyen, tekçi anlayışa dayalı yargının çözüme kavuşturulması gereken ciddi bir tarafsızlık sorunu bulunmaktadır.
Ateşkes süreci ile birlikte yakalama fırsatı bulduğumuz barış ortamı ülkemizin en yaşamsal ihtiyaçlarından biridir. Kürt sorununu, Anayasal ve demokratik bir sorun olarak değerlendirip eşitlikçi, çağdaş ve özgürlükçü yaklaşımlarla, şiddet dışı yöntemlerle çözmek gerekmektedir. Kürt sorununu, salt bir asayiş sorunu olarak gören anlayışın yanlışlığı artık iyice anlaşılmıştır.
Türkiye’nin sorunlarının çözümü için sivil ve demokratik bir Anayasa’ya, ciddi bir yargı reformuna ihtiyaç bulunmaktadır. Yapılacak olan yeni bir Anayasa, farklılıkların kendilerini rahatlıkla içinde görebilecekleri bir Anayasa olmalıdır. Sorunlara çözüm getirmeyen ve bu nedenle kaldırılan İstiklal Mahkemeleri, Sıkıyönetim Mahkemeleri gibi, bu günkü CMK 250. Madde ile Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri de kaldırılmalıdır.
İçinde bulunduğumuz İnsan Hakları Haftası nedeniyle de güncel olan ana dilde eğitim ve ana dilde savunma hakkı, yine çözüm bekleyen sorunların başında gelmekte ve önemini korumaktadır.
Dini inanç ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı. Coğrafyamızda farklı din ve mezheplerin de kendilerini ifade edebilecekleri, ibadetini yerine getirebileceği koşullar yaratılmalı, tekçi ve dayatmacı eğitim anlayışından uzaklaşılmalıdır. Din eğitiminde zorunluluk yerine gönüllülük esas alınmalıdır. Devlet dini eğitim ve öğretim alanında ebeveynlerin dini ve felsefi inancına saygıyı esas alarak eğitim vermelidir. Kimse dini inanç, eğitim, törenlere katılma konusunda zorlanmamalı, kınanmamalı, suçlanmamalıdır.
Son günlerde kamuoyunda güncel olan kolluk kuvvetlerinin orantısız olarak güç kullanması ve buna karşı kayıtsız kalınması ciddi bir insan hakları ihlalidir.
Halen yürürlükte bulunan kalem yönetmeliği Avukatlık Kanunu ve CMK hükümlerine uygun hale getirmelidir. Türkiye’de öğretim veren Hukuk Fakülteleri ve öğrenci sayısı Türkiye’deki hukukçu ihtiyacına göre belirlenmelidir. Gelişi güzel açılan Hukuk fakülteleri mesleğimizin kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bundan kaynaklı olarak yaşanan ekonomik sıkıntılar birçok meslektaşımızı mağdur etmektedir. Avukatlık asgari ücret tarifesi, CMK tarifesi olarak yürürlüğe girmelidir. Terörle Mücadele Kanunu bir an önce kaldırılmalıdır. Mahkemelerde bu ülkede ciddi bir nüfus teşkil eden insanların kullandıkları dil olan Kürtçeden “bilinmeyen dil “ olarak söz edilmesi toplumu yaralamaktadır. Biz aşağıda barolar olarak ülkemizde yaşanan hukuksal ve demokratik sorunların çözümü konusundaki birliktelik ve kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Şark Telgraf Gazetesi


