Sivil Toplum Platformu tarafından yapılan basın açıklamasında: “Kürt sorununun ortaya çıkışından itibaren hiçbir dönemde Türkiye kamuoyu bu yakıcı sorunun çözümüne bu kadar sağduyu ile yaklaşmamıştır. Kürt sorununa kafa yoran aydınların ve STK’ların mütteffik olduğu önemli bir nokta Kürt sorunun çözümü için uygun şartların oluştuğudur. Göstergeler bu yönde iken, sorunun çözümüne bu kadar yaklaşılmışken savaş tamtamlarının kulakları sağır eden bu çığırtkanlıklarını hayretle izliyoruz.
Son dönemlerde bölge halkının sandıkta verdiği en önemli mesaj bu sorunun siyasi olduğu ve siyasetle çözülmesi gerektiğidir. Durum bu yönde iken İslamın barış ve kardeşlik öğretisinin en iyi anlaşılması gereken ay olan bu ramazan ayında gencecik fidanları gözünü kırpmadan bir bir toprağa göndermek sadece bölge insanının değil insanlığın vicdanını yaralayan bir olgudur. Daha da hazin olan doksanlardaki şiddet sarmalının ayak sesleri belirmesine rağmen şiddeti reddeden insanların ve düşüncelerin sindirilip yerine şiddeti kutsayan düşüncelerin ön plana çıkmasıdır. Silahlar sustuğunda her tarafta sesini duyduğumuz sözde barış erlerinin, silahlar konuştuğunda kendi köşelerine sindiğini ibretle seyrediyoruz. Bizler sadece silahlar sustuğunda barışı savunmak değil, özellikle silahlar konuştuğunda bağırabilmenin, silah seslerini bastıracak kadar bağırmanın marifet olduğuna inanıyoruz. STK’lar olarak2010 yılında yaşanan çatışmalı süreç üzerine örgüte ateşkes hükümete ise bu süreci destekleme çağrısı yapmıştık. Bu çağrımızı yeniliyoruz. Ancak Başbakanın ‘Bedeli ne olursa olsun ramazan sonrası hesap soracağız’ söylemi bizleri kaygılandırmaktadır.Bu sebeple bölge STK’ları başta olmak üzere tüm STK’ları silah seslerini bastıracak derecede gür bir şeklide barışa vurgu yapmaları gerektiğine inanıyoruz. Bu ramazan ayında her konuda referans gösterdiğimiz İslam:’ Bir devletin, bir milletin selameti için bir cana kıymak hak değildir’ düsturundan hareketle STK’lar olarak gerekçe ne olursa olsun gencecik fidanların ölümünü haklı gösterecek bütün anlayışları kınıyoruz. Asırlık bir sorun olarak addedilen bu çetrefilli sorunun çözümünü kısa süre içinde beklemek toplum olarak sorunun özünü kavrayamadığımızın göstergesidir. Sorunu belli bir süreci işleterek Sorunun taraflarının meşru zeminlerde tartışarak ,karşılıklı fedakarlıklarda bulunarak uygun bir mutabakatın sağlanması gerektiğini kamuoyuna saygıyla ifade ediyoruz” denildi. Muş Ovası Gazetesi


