Muş’taki sivil toplum kuruluşları, “Balyoz” adlı darbe planına tepki göstererek, hazırlayanlar hakkında gereğinin yapılmasını istedi. Baro Başkanı, darbecilerden kurtulmanın yolunun sivil anayasadan geçtiğini söyledi
Son günlerde ülkenin birici gündem maddesi olan “balyoz” adlı darbe planına Muş’taki sivil toplum kuruluşları da tepki gösterdi.
Sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin konuyla ilgili görüşleri şöyle:
Muş Baro Başkanı Sabahattin Göçmen: “Darbecilerden kurtulmanın yolu yeni sivil bir anayasadan geçer. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren askerin yetkili olduğunu görüyoruz. Eskiden de asker zihniyetli bir yönetim şekli vardı. Şimdi eskiye göre biraz daha sivil yönetim mevcut ancak halen bazı zihniyetler bizi eski noktaya götürmek için uğraş peşinde. Şu anda 82 Anayasası ile yönetiliyoruz. Dolayısıyla bu anayasa askeri anayasadır. Cuntacıların işine geliyor. Sivil anlayıştan, demokrasi anlayışından uzak bir anlayıştır. Bu sorunların üstesinden gelmenin tek bir çözümü vardır. O da yeni bir sivil anayasanın oluşturulmasıdır. 82 Anayasası kutsal devlet anlayışından doğmuştur. Biz kutsal devlet anlayışı değil de birey hak ve özgürlüklerini temel alan hak ve özgürlüğün ön plana çıktığı halkı ve hakkı koruyan yeni bir anayasa oluşturulması taraftarıyız.”
Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmus Sinecem: “Yıllardan beri çekilen sıkıntıların aşılacağı an geldi derken yine askeri zihniyetliler ortalığı karıştırma görevini üstlendi. Biz ekmek derdindeyiz, birileri oyun peşinde, senaryo peşinde. Birileri ülkeyi iyiye doğru götürmeye çalışırken bunu gören birileri de kendi zevk ve sefaları için ülkeyi bataklığa çekmeye çalışıyor. Yıllardır ülkeyi böyle idare ettiler. Yeraltı ve yerüstündeki kaynaklarımızı değerlendiremedik. Ne zaman ülke biraz iyiye gitse hemen bataklığa doğru çekiyorlar. Aynı zihniyet ülkenin hep kan gölünde durmasını istedi. Sürekli kaos peşinde oldu. Biz çevremizle barıştık, çevre ülkelerle ekonomik işbirlikleri yaptık, bunlar birilerini çok rahatsız ediyor. Çirkin planlarının arkasında hangi cesaretle duruyorlar anlamıyorum. Onların istek ve arzuları için 70 milyon insan sıkıntı yaşıyor. Yeter artık bitsin bu zihniyet. Sivil bir yaşam istiyoruz.”
İHD Muş Şube Başkanı Vedat Şengöl: “Plana şaşırmadım. Hükümetin plan üzerinde ciddi bir şekilde durması gerekir. Darbelerin ciddi anlamda soruşturulması göçlü bir sivil idareye bağlıdır. Bu anlamda iktidar ciddi bir çalışma sergilemeli. Balyoz planı üzerinde ciddi bir şekilde durulmalı. Darbe istemenin fikir ve hürriyet özgürlüğü ile örtüşen bir tarafı yok. Ben darbecilerin amaçlarına asla ulaşamayacaklarını düşünüyorum. Uluslararası hukuk da konjonktür de buna el vermemektedir. Dünyada halkına komplo düzenleyen başka bir askeri güç yoktur. Bu plan 80 darbe planının aynısıdır. Darbe planlarında önce zemin hazırlanılır. Camiler bombalanacak, halk birbirini öldürecek, sağ sol çatışması gibi olaylarla uygun zemin hazırlanacak. Şimdi de bu zemini hazırlamışlar. Plana bakıldığında ciddi bir faaliyet söz konusu. Genelkurmay, içindeki bu cuntacı kesime seminer bile verebilmektedir. Bu kadar ürkütücü. Genelkurmay senaryo olduğunu söylüyor bu mümkün değil ve çok komik. Hatta trajik komik bir durum. Sivil bir anayasamız olmazsa bu türden planlarla uğraşmaya devam edeceğiz. Biz fiili olarak darbe hukuku ile yürütülüyoruz. Dolayısıyla asker vesayeti ile yönetiliyoruz. Darbelerde de en çok sıkıntı çeken bölgeler bizim bölgemizdir. Yakılan köyler, boşaltılan köyler, faili meçhuller hep bu bölgeden çıkmış.” Muş`un Sesi Gazetesi


