Alperen Ocakları, yandığı yönünde haberler çıkan Hırka-i Şerif ile ilgili olarak basın açıklamasında bulundu. Alperen Ocakları tarafından yapılan açıklamada; “Her yıl Ramazan ayının ilk cuması, adının verildiği Fatih Hırka-i Şerif Camii nde dualarla ziyarete açılan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed e (sav) ait hırkanın geçtiğimiz günlerde yandığı yönünde haberler çıktı.
Her yıl Ramazan ayının ilk cuması, adının verildiği Fatih Hırka-i Şerif Camii nde dualarla ziyarete açılan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed e (sav) ait hırkanın geçtiğimiz günlerde yandığı yönünde haberler çıktı. Nasıl ve ne derece yandığı konusunda da çelişkiler de beraberinde geldi. Kimisi mübarek hırka-i şerife her gün ütü yapıldığını ve bu nedenle yandığını duyurdu kimisi de hırkanın katlandığını ve katlandığı yerlerin yıprandığını söyledi. Günümüz Türkiye’sinde olayların bu kadar çarptırılmasını hayretlerle ve büyük bir şaşkınlıkla izliyorum. Mübarek hırka-i şerifin neden yıprandığı konusu bile açıklanamıyor.1400 yıldan bu yana el üstünde tutulan, gözbebeğimiz gibi baktığımız alemlere rahmet olarak gönderilmiş peygamber efendimizin (s.a.v.) hırkası neler oluyor da son 7 yılda bu kadar yıpranıyor bu da bana göre manidardır. Hele hele ramazan ayına gireceğimiz günlerde böyle bir olay patlak veriyor. Daha önce kimsenin haberi yok muydu yıprandığından yoksa bugüne kadar saklanıyor muydu bu olay. Neden sergilenmesine birkaç gün kala sergilenmeyeceği duyuruluyor. Neden hırka-i şerifin bakımı, muhafazası işi bilenlere yaptırılmıyor da amatör kişilerce bu iş yürütülüyor. Bu olayda başta hırkanın bakımını yapan şahıs olmak üzere İstanbul il müftülüğü, diyanet işleri başkanlığı ve özellikle kültür bakanlığı birincil dereceden sorumludur. Kutsal emanetlere sahip çıkan, bu konudaki hassasiyetlerini her defasında dile getiren Alperenlere ağza alınmayacak hakaretlerde bulunan kültür bakanı nerdesiniz. Neden görevinizi yapmıyorsunuz. Kutsal emanetler sizi ilgilendirmiyor mu? Bu ülkenin kültürü, değerleri, tarihi zenginlikleri sizin sorumluluğunuz altında değil mi? Ama yok sizin göreviniz bu tür kültürel zenginliklere, kutsal emanetlere, milli manevi değerlere sahip çıkan, hassasiyetleri olan insanları sindirmeye çalışmaktır. Bu vahim olaydan sonra artık birilerinin aklı başına gelir mi bilemem ama Anadolu’da bir söz vardır: Tandır yandı hamur tükendi, koca akıllandı ömür tükendi” denildi. Muş Ovası Gazetesi


