Muş Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Sendikası (SES) Muş Şubesi basın toplantısı yaparak, hastanenin alelacele taşınmasına anlam verilemediğini, birçok eksiklikleri bulunan hastanede, Muş halkının sağlığıyla oynamaya kimsenin hakkının olmadığı belirtildi.
Muş Tabip Odası Başkanı Dr. Kenan Şeker ve SES Muş Şubesi Başkanı İdris Gürkan tarafından yapılan basın açıklamasında: “Siyasi kaygı ve kaybetme korkusuyla henüz tamamlanmamış bir hastaneye taşınmak halkın sağlığı ile oynamaktır.
1954 yılında 50 yataklı memleket hastanesi olarak hizmet vermeye başlayan Muş Devlet Hastanemiz, son olarak alel acele taşınma kararı verilmiş bitmemiş bir binaya taşınılarak, sağlığı piyasallaştıran bir anlayışla halkın sağlığıyla oynanmaya devam edilmektedir. Sağlık alanında yaşanan piyasalaşma ve performansın ortaya çıkardığı mesleki, etik ve halk sağlığı ile ilgili sorunların yeni düzenlemeler ve uygulamalarıyla hızla artan kapitalist süreçte maalesef yıllar önce yapılması gereken kent hastanemizin 2009 yılında temelleri atılmış ve 2014 yılında ancak büyük çoğunluğu tamamlanmış hale getirilmiştir.
SEGE endeksinde Türkiye 81. olan kentimiz yıllar içinde sağlık yatırımlarıyla da mevcut pozisyonunu korunmuş, mevcut hükümet dahil tüm hükümetler tarafından öteki olarak görülmeye devam edilmiştir. -2013 yılında fiilen 485 yatakla hizmet veren hastanemizin, 300 yataklı yeni binaya taşınması daha önce planlanmışken mevcut hastane yatak sayımızın kentimizin ihtiyacını karşılamadığını, 300 yatağa düşürülmesinin bu konuda sıkıntıları artıracağını dile getirmiştik. Yetkililer bunun üzerine 300 yataklı planlanan bir hastaneyi hastane planını değiştirmeden 300 yataklı 400 hasta kapasiteli denilmeye başlanmıştır.
Bir planlama yapılacaksa en az 10 yıllık bir ihtiyaç planlanarak yapılması gerekir. Kentimizde bir planlama yapılmadan hastane binası yapılmış ve daha ilk günden mevcut hastane yöneticileri tarafından da ihtiyacı karşılayamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda Fizik tedavi ve Psikiyatri servislerinden oluşan 2 servis eski MDH B Blokta hijyenik olmayan eski binada hizmet vermeye devam ederken, yine bu bloğun zemin katında poliklinik hizmeti verileceği açıklanmıştır. Halen yeni binada çocuk cerrahi servisi ve plastik cerrahi servisi için yer bulunamamıştır.
“ALELACELE 2 GÜNDE TAŞINMA NEYİN NESİDİR?”
Bir aile evi bile 3-4 günde taşınırken alel acele 2 günde taşınma neyin nesidir?
Türkiye’de başka benzer hastaneler bir ay önceden afiş bilboardlarla taşınacağı tarihleri, nasıl taşınacağını planlamayı halka duyururken ve bu taşınma en az bir hafta sürerken maalesef kentimizde seçim yatırımı denilerek bitmeyen bir binaya 6-7 aralık tarihlerinde 2 gün içerisinde taşınılarak, taşınma işlemi gerçekleşmiştir. 2 ayrı hastane binası farklı tarihlerde taşınılması gerekirken, maalesef bizde koordinasyonsuzluktan dolayı 2 bina aynı anda taşınılmış, nakil 2 kamyonla gerçekleştirilmiş bu 2 kamyon ihtiyacı karşılamadığından dolayı malzeme nakli için tasarlanmamış olan ambulans ve hasta bakım araçlarıyla hastaların dışında personel ve malzeme taşınmıştır.
Çatısı akan, su şebekesi çekilmeyen, elektrik aksamı eksik, oksijen sistemi tamamlanmamış, bazı tuvaletlerinde hiç lavabolar olmayan yine bazı tuvaletlerinde halkın sosyal durumuna uygun tuvaletleri olmayan, yetersiz dinlenme koltukları, ergonomik mobilyaları olmayan, yeterli engelli tuvaletleri olmayan henüz boyamada kullanılan boya malzemeleri yerde olan halkın sağlığını koruyup tedavi etmesi gereken bir binaya alel acele taşınmak halkın sağlığı oynamak değil de neyin nesidir? -Aciller ve Yoğun bakım gibi en riskli bölümlerin taşınmasında kimseye bir şey olmaması kanımızca bir başarı değil şanstır. Hatırlatırız ki taşınma işleminin gerçekleştiği an da Pediatri yoğun bakım ünitesinin Pencere Çerçevesi yerinden çıkmış uzun bir süre takılamamıştır.
Ertesi gün poliklinik hizmeti verilmesi gerekirken barkod sisteminin uygunsuz olduğu son anda fark edilmiştir. Bu koordinasyonsuz taşınma işlemin de kimin nereye hangi odanın neresi olduğu planlanmadan taşınma işlemi gerçekleşmesi taşınma esnasında bir kaosu getirmiştir. Yeni Hastane binasındaki tuvaletlerin tamamına yakını alafranga usulü yapılmıştır. Bilindiği üzere bu tuvalet türü kültürel olarak halkımızın tuvalet kültürüne uygun olmamakla beraber yoğun kullanımlar içinde tercih edilmemektedir. Nitekim personel, hasta ve hasta yakınları bu tuvaletleri kullanamamaktadır. Bunun fark edilmesi üzerine tuvaletleri değiştirmek üzere çalışma başlatılmıştır. Sorun proje halindeyken çok basit ve masrafsız bir şekilde çözülebilecekken hem hasta ve personel mağduriyetine hem de kamu kaynaklarının israf edilmesine neden olmuştur. Yeni hastane de oda sayısı arttığı için taşeron olarak çalışmakta olan güvenlikçi ve temizlikçi arkadaşlarımızın yükü katlanarak artmıştır. Öyle ki bir temizlik elemanı 60 odanın temizliğinden sorumlu olabilmektedir. Bir insana bu kadar iş yüklemek ahlaki olmadığı kadar bu sorumluluğun yerine getirilmesi de mümkün değildir. Odalardaki hijyenin sağlanması ve sürdürülebilir olması için acilen temizlikçi eleman sayısının artırılması gerekmektedir.
Yine hastanede 1 güvenlikçi arkadaşımız 2 kattan sorumludur. Her katta 3 servisin olması pek çok riski beraberinde getirmektedir. Her kata 1 güvenlikçinin verilmesi bu sorunu çözecektir. Yeni hastanede ısınma sorunu devam etmektedir. Kış aylarının sert geçtiği ilimizde mevsimsel şartlar göz önüne alınarak ivedilikle çözülmelidir. Muş halkının sağlığıyla kimsenin oynamaya hakkı yoktur. Halkımızın sağlığını korumaya devam edecek mevcut sıkıntılarının takipçisi olmaya devam edeceğiz” denildi.
Haber 49 Gazetesi


