BES tarafından yapılan basın açıklamasında, emekçilerin her geçen gün açlık sınırının altına doğru itildiği belirtildi.
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Muş İl Temsilciliği açlık ve yoksulluk sınırına dikkat çekti. BES Muş İl Temsilcisi Zahir Aktaş tarafından yapılan basın açıklamasında. “Türkiye’de yaşayan emekçilerin, yaşadığı koşullar günden güne zorlaşıyor, emekçiler her gün biraz daha yoksulluğa hatta açlık sınırının altında bir refah seviyesine doğru itiliyor. Reel ücretler geriliyor, enflasyon yine yüksek seyrediyor, zam üzerine zam yapılıyor, kısaca hayat pahalılığı karşısında refah kayıpları sürekli artıyor, giderek yoksullaşan kesimden sürekli zenginleşen dar kesime bir gelir transferinin süreklileştirilmesini sağlayacak politikalar hızlıca hayata geçiriliyor. Konfederasyonumuz KESK-AR Departmanı tarafından Yapılan araştırmada 4 Kişilik ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması olan açlık sınırı, Eylül ayındaki 1060 TL seviyesinden Kasım ayında 1101 TL’ye, açlık sınırının tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen yoksulluk sınırı ise 3351 TL’den 3481 TL’ye yükseldi. Yoksullaşmaya ve refah kayıplarına doğrudan etki eden enflasyonun hesaplamasında gelir grupları dikkate alınmıyor, açıklanan enflasyon halkın enflasyonunu değil, %20’lik ilk dilimde yer alan zenginlerin ve patronların enflasyonunu yansıtıyor.
TÜİK GERÇEKLERE MÜDAHALE EDİYOR!
Açık bir dezenformasyon süreci içinde, birçok analize, birçok tahlil ve yoruma veri oluşturacak TÜİK raporları gerçeği yansıtmamaktadır. Hükümetin kamuoyuna sunduğu açıklamalara paralel TÜİK tarafından açıklanan verilere göre işsizlik azalıyor, reel ücretler artıyor, enflasyon bir sorun olmaktan çıkıyor, yani kısaca herkesin yaşam koşullarından memnun olduğu bir pembe tablo çiziliyor. Oysa biz emekçiler bunun böyle olmadığını yaşarak görüyoruz. Aynı durum İşsizlik hesaplamalarında da söz konusudur. Haftada 2 saat çalışan işçiyi bile “çalışıyor” sayan TÜİK, uzun dönem iş arayanları da işsiz saymıyor.
Dolayısı ile 4 Aralık tarihinde TÜİK tarafından açıklanan yoksulluk oranı ve yoksulluğun azaldığına dair yorumlar da gerçek dışı kalmaktadır. TÜİK söz konusu hesaplama yönetiminde ülkede en fakirden başlayarak en zengine kadar üst üste dizilen gelirlerin en ortasındaki gelir rakamını “medyan gelir” olarak kabul ediyor. Bu en ortadaki gelir rakamının yüzde 50’sinin, “yarısının” altında geliri olanlar göreceli olarak “yoksul” sayılıyor. Gelir adaletsizliğinin uçurumlaştığı ülkemizde yoksulluk hesaplamalarında bir bireyin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcamasının tüketim harcamasına dağılımı incelenmeli, izlenecek yöntemde bu inceleme dikkate alınmalıdır. Bu gerçeklerin göz ardı edilerek geliştirilen yöntemler sadece mizansen niteliğinde kalmaktadır” denildi.
Muş Ovası Gazetesi


